KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/3270 E., 2020/3792 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2020
- Esas No
- 2018/3270
- Karar No
- 2020/3792
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: … Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünde sözleşmeli personel statüsünde iş ve meslek danışmanı olarak görev yapmakta iken, 6495 sayılı Kanun uyarınca kadrolu memur olarak atanan davacı tarafından, bu atama işlemi nedeniyle maaşında gerçekleşen azalmanın giderilmesi ve eksik ödenen miktarların tarafına iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine ve statüsünün kariyer meslek veya uzmanlık olarak belirlenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesince, öncelikle, davacının adına sertifikanın karşılığı olan kariyer meslek veya uzman statüsünün düzenlenmesi istemi bakımından uyuşmazlık incelendiğinde; davacı tarafından, idareye başvuru yapılarak verilen cevabın iptalinin istenilmeden Mahkemelerinden idarenin yerine geçerek işlem tesisi niteliğinde (adına sertifikanın karşılığı olan kariyer meslek veya uzman statüsünün düzenlenmesi istemi) karar verilmesinin talep edildiği,
ancak idare mahkemelerinin idarenin yerine geçerek idari işlem niteliğinde yargı karar veremeyeceği, sadece idari işlemlerin yargısal denetimini yapabileceği dikkate alındığında, bu kapsamda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde belirtilen idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan, ilgili mevzuatta, memur olarak atananların özlük haklarının eğitim durumları ve hizmet süreleri gözetilmek suretiyle belirlenecek kadroya göre tespit edilmesinin düzenlendiği, bunun dışında idarenin ilave bir ödeme yapmasına imkan bulunmadığı,
bir başka ifadeyle, davacının maaşında meydana gelen azalmanın sebebinin yasal düzenlemelerden kaynaklandığı anlaşıldığından, söz konusu atama işlemi nedeniyle maaşında gerçekleşen azalmanın giderilmesi ve eksik ödenen miktarların iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, kadroya geçişiyle birlikte aynı işi yapmaya devam etmesine rağmen, maaşında azalma meydana geldiği, dava sürecinde yapılan yasal düzenlemelerle maddi kaybının kısmen giderilmesinin haklılığını ortaya koyduğu, talebinin maaşının arttırılması değil, oluşan haksızlığın giderilmesi olduğu, bu süreçte mağduriyet yaşadığı belirtilerek, davanın reddine ilişkin kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Devlet memurlarına ödenecek maaşların kanunla tespit edildiği durumda, mevzuat düzenlemesi olmadıkça ödeme hususunun, mahkemede dava konusu yapılmasının usul ve yasaya aykırı olacağı, davacı ve aynı durumda bulunan iş ve meslek danışmanlarının kendi istekleri ile kadrolu memuriyete geçtikleri, sözleşmeli çalışmakla kadrolu çalışmak arasındaki nitelik ve iş güvencesi farklılığı dolayısıyla ücret farklılığının olmasında da hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2018/3270, K. 2020/3792, 18 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama