KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/5393 E., 2021/4729 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2021
- Esas No
- 2018/5393
- Karar No
- 2021/4729
- Temyiz eden taraflar
- —
- 1- davacılar
- …mirasçıları;
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
1- …2- …3- … 2- DAVALI : …Başkanlığı VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVACILAR
1- …2- …3- …4- …5- …6- …7- …8- …9- …10- …
İSTEMİN KONUSU
…İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Geçici köy korucusu olarak görev yapan eşi H.A.'nın 03/08/2005 tarihinde Holing Tepe Kırsalındaki görevi esnasında kalp krizi geçirerek vefat etmesi üzerine müteveffa K.A. tarafından, 05/12/2013 tarihinde eşinin ölümü nedeniyle 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 6353 sayılı Kanun uyarınca 15/08/2009 tarihinden itibaren vazife malullüğü, dul ve yetim aylığı bağlanması istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların ölüm olayının gerçekleştiği tarihin aybaşı olan 15/08/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İdare Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacının eşinin her ne kadar terör örgütüyle bilfiil mücadele esnasında ölmediği açık ise de, taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı üzere davacının eşinin göreve gidiş esnasında kalp krizi geçirmek suretiyle hayatını kaybettiği, ölüm olayının terör eylemlerinin neden ve etkisiyle oluştuğu, zira burada önemli olan hususun gerçekleşen kalp krizinin terör olaylarını önlemek amacıyla yapılan görev sonrasında illiyet bağını kesmeyecek bir bütünlük ve bağlılık çerçevesinde meydana gelmesi olduğu,
davacının eşinin de bu kapsamda görevi nedeniyle aldığı emir doğrultusunda çatışma mahalline gidiş esnasında vefat ettiği; dolayısıyla çatışma öncesi meydana gelen kalp krizinin terör faaliyetlerinin önlenmesinden bağımsız düşünülemeyeceği dikkate alındığında; davacının 3713 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 2. fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemin;
idareye başvuru tarihi olan 05/12/2013 tarihinden itibaren aylık bağlanması isteminin reddine yönelik kısmında hukuka uygunluk görülmediğinden iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların idareye başvurduğu 05/12/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, önceki dönemlere ilişkin aylık bağlanması isteminin reddine yönelik kısmının iptal istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacılar tarafından, annelerinin Beytüşşebap Kaymakamlığı'na verdiği dilekçelerde aylık ve tazminat taleplerinde bulunduğundan zamanaşımının söz konusu olmayacağı ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, Vazife Malullüğü Tespit Kurulu tarafından davacılar murisi hakkında 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığına karar verildiği, davalı kurumun 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu uyarınca harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Taraflar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2018/5393, K. 2021/4729, 12 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama