KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/1809 E., 2022/1142 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 16 Mart 2022
- Esas No
- 2019/1809
- Karar No
- 2022/1142
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Van ili, .. Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrası gereğince antropolog kadrosunda sözleşmeli personel olarak çalışan davacının, hizmet sözleşmesinin 2017 yılı için yenilenmemesine ilişkin … Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalacağı parasal ve özlük hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödemesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacı ile davalı idare arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin 16. maddesinde, sözleşmenin 01/01/2016 tarihinden 31/12/2016 tarihine kadar geçerli olduğu hükmünün bulunduğu ve davacının görev yaptığı hizmet birimi olan Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğünün, Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile verim alınamadığı için kapatıldığı, davacının çalışmış olduğu antropolog kadrosunda personel ihtiyacı bulunmadığı, davacının yerine de başkaca bir personel istihdamı yoluna gidilmediği, sözleşmenin kamu yararı ve hizmet gerekleri göz önünde bulundurularak yenilenmediği,
davacının sözleşmesinin 31/12/2016 tarihi itibarıyla bittiği ve sözleşmeyi yenileyip yenilememe konusunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu da göz önüne alındığında, kadro ve ihtiyaç durumuna göre kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılan takdir yetkisi sonucunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının başarısız ve yetersiz olduğuna ilişkin somut bilgi ve belgeye yer verilmediği, davacının sözleşmesi bittikten kısa bir süre sonra işe yeni personel alındığı, davalı idarede yeni bir Kadın ve Aile Hizmetleri Biriminin açıldığı, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesi tarafından adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesine rağmen, davacı tarafından temyiz aşamasında yeniden adli yardım talebinde bulunulmuş ise de, aynı Kanunun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder" düzenlemesi gereğince davacının temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/1809, K. 2022/1142, 16 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama