KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/4957 E., 2022/4121 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2022
- Esas No
- 2019/4957
- Karar No
- 2022/4121
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av…
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.123 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacının, 03/08/2016 tarihli ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik uyarınca sözleşmeli öğretmen adaylarına yönelik olarak 20/09/2016 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılması işlemine yaptığı itirazın reddi yolundaki işlemin iptali istemiyle açtığı davada ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı iptal kararının uygulanmasına yönelik olarak 29/05/2018 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına dair işleme karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ….
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, hakkında verilen yargı kararı üzerine, 29/05/2018 tarihinde Ankara ilinde yapılan sözlü sınava katıldığı, bu kapsamda davacıya, bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, iletişim becerileri, özgüveni ve ikna kabiliyeti, bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı, topluluk önünde temsil yeteneği ve eğitimcilik nitelikleri olarak 4 ayrı başlık halinde düzenlenmiş olan değerlendirme kriterleri yönünden komisyon başkan ve üyeleri tarafından verilen puanların ayrı ayrı tutanak altına alınadığı ve her bir komisyon üyesi tarafından ilgili formun imzalandığı,
bahse konu puanların aritmetik ortalamalarının alınması sonucunda ise davacının sözlü sınav puanın 44 olarak tespit edildiği ve verilen puanlar ile puanların aritmetik ortalaması sonucu davacının aldığı puanın tutanak altına alınarak, tutanağın komisyon başkanı ve üyeler tarafından imzalandığı, ilgili Yönetmelik hükümleri doğrultusunda teşekkül etmiş olan sınav komisyonu tarafından sözlü sınavın yapıldığı, sözlü sınavda değerlendirmeye ilişkin olarak her bir komisyon üyesi tarafından sözleşmeli öğretmen değerlendirme formlarında ilgili konularda ayrı ayrı puan verildiği,
davacıya hangi komisyon üyesinin hangi notu takdir ettiği hususunun değerlendirme formunda yer aldığı görüldüğünden, somut bilgi ve belgelere dayandırılması mümkün olan hususlar yönünden sınav komisyonu tarafından yapılan değerlendirme yönteminde ve sözlü sınavın yapılması usulünde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu durumda; davacının, sözleşmeli öğretmenlik sözlü sınavı sonucunda 44 puan alarak başarısız sayılması işleminde ve bu işleme karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, sözlü sınavın objektiflikten uzak olduğu, idarenin takdir yetkisini sınırsızca ve keyfi olarak kullandığı, sözlü ve görüntülü kayıt alınması gerektiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Dava konusu sözlü sınava ilişkin işlemlerin ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde belirlenen esaslar doğrultusunda hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Dava konusu uyuşmazlıkta; sınav komisyonunca her adaya sorulan soruların kayıt altına alındığını gösterir tutanak veya belgenin dosyaya ibraz edildiği, ancak sözlü sınavda davacıya sorulan sorular ile cevap anahtarının dosyada mevcut olmadığı görülmüş olup, sözlü sınavda etkili bir hukuki denetimin sağlanabilmesi açısından, adaylara sorulmak için önceden hazırlanan sorular ile cevap anahtarının davalı idarece dosyaya ibraz edilmesi gerekmektedir. Ancak, dava konusu uyuşmazlığın hukuki denetimi yapılırken, bu gerekliliğin Mahkemece göz ardı edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince eksik inceleme sonucunda verildiği anlaşılan kararda hukuki isabet bulunmadığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildiği görüldüğünden ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği belirtildiğinden, davacının adli yardım istemi hakkında yeni bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Dava; davacının, Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik uyarınca, 29/05/2018 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına dair işleme karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel niteliklerinden olan "hukuk devleti" ilkesi, vatandaşlarına hukuk güvenliğini sağlayan, idarenin hukuka bağlılığını amaç edinen, buna karşılık kamu gücünün sınırsız, ölçüsüz ve keyfi kullanılmasını önleyen en önemli unsurlardan biridir. Nitekim hukuk devleti ilkesinin yaşama geçirilmesini sağlayacak araçlar arasında, Anayasanın 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevinin, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı ve yerine getirileceği; Anayasanın 125. maddesinde de, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kuralına yer verilmiştir.
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin; diğer idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir.
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirebilmesi için; sözlü sınav öncesinde, sınavda sorulacak soruların ve cevaplarının (cevap anahtarının) hazırlanması ve tutanağa bağlanması, sınav sırasında, sınav komisyonunca her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi, adayların sorulara verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir. Ancak, bu şekilde gerçekleştirilen sözlü sınava ilişkin idari işlemin yetki ve şekil dışındaki unsurlar yönünden de hukuka uygunluk denetimi sağlanmış olacaktır.
Dava konusu uyuşmazlıkta; sınav komisyonunca her adaya sorulan soruların kayıt altına alındığını gösterir tutanak veya belgenin dosyaya ibraz edildiği, ancak sözlü sınavda davacıya sorulan sorular ile cevap anahtarının dosyada mevcut olmadığı görülmüş olup, sözlü sınavda etkili bir hukuki denetimin sağlanabilmesi açısından, adaylara sorulmak için önceden hazırlanan sorular ile cevap anahtarının davalı idarece dosyaya ibraz edilmesi gerekmektedir. Ancak, dava konusu uyuşmazlığın hukuki denetimi yapılırken, bu gerekliliğin Mahkemece göz ardı edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince eksik inceleme sonucunda verildiği anlaşılan kararda hukuki isabet bulunmadığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/4957, K. 2022/4121, 22 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama