KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/5889 E., 2021/1414 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 17 Mart 2021
- Esas No
- 2019/5889
- Karar No
- 2021/1414
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında emekli … aylığı almakta iken, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde 30/07/2009 tarihinde … olarak göreve başlayan davacı tarafından; emeklilik hakkı tanınan bir vazifeye yeniden atandığından bahisle, 5434 sayılı Kanun'un 99. maddesi uyarınca emekli milletvekili aylığının kesilmesi ve 15/08/2009-30/05/2015 tarihleri arasında ödenen ve yasal faiziyle birlikte toplam 532.661,93-TL tutarındaki (425.913,27-TL aylık ve 106.748,66-TL faiz olmak üzere) emekli aylıklarının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 96. maddesine istinaden borç çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince, Mahkemelerince daha önce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın "dava konusu işlemin emekli aylığının kesilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine" ilişkin kısmının, Danıştay Onbirinci Dairesinin 09/01/2018 tarih ve E:2016/3881, K:2018/24 sayılı kararıyla onanması; "dava konusu işlemin davacıya ödenen emekli aylıklarının yasal faiziyle birlikte borç çıkarılmasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine" ilişkin kısmının bozulması üzerine; bozma kararına uyularak,
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 4. maddesi uyarınca, davacının aylıklarının ödenmesi ve kesilmesi hususlarında 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekirken, uygulanma kabiliyeti olmayan 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesine dayanılarak davacıya borç çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin 12. fıkrasında, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ait 5434 sayılı Kanun'dan kaynaklanan alacakların takip ve tahsil işlemlerinin 5434 sayılı Kanun'un bu Kanunla yürürlükte kaldırılan hükümlerine göre sonuçlandırılmasının kurala bağlandığı; buna göre 01/10/2008 tarihinden önceki döneme ait 5434 sayılı Kanun'dan kaynaklanan alacakların takip ve tahsili hakkında 5434 sayılı Kanun'un 121. maddesine göre, bu tarihten sonraki alacakların takip ve tahsili hakkında ise 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesine göre işlem yapılması gerektiği;
öte yandan, Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte yapılan değişiklik sonrasında davacının borç döneminin 01/05/2010-31/05/2015 ve borç tutarının da 385.727,70-TL olarak yeniden belirlendiği, fazla olan tutarın ve faizin ise iptal edildiği belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, ödemelerin davalı idarenin hatalı işlemlerinden kaynaklandığı, uyuşmazlıkta uygulanma kabiliyeti bulunmayan 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesine göre borç çıkarılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/5889, K. 2021/1414, 17 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama