İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /12. Daire

DANIŞTAY · 12. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 12. Daire E.2019/6688 K.2023/4657

Dava konusu istem: Türk Silahlı Kuvvetlerinde kurmay albay olarak görev yapmakta iken disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezasıyla cezalandırılan ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinin … tarih ve E:… ,…

Esas2019/6688Karar2023/4657Tarih9 Ekim 2023Okuma10 dk · 1.929 kelime

KÜNYE

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/6688 E., 2023/4657 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire

Karar tarihi
9 Ekim 2023
Esas No
2019/6688
Karar No
2023/4657
Temyiz eden taraflar
—
1- davacı
…
Vekili
Av. …
2- davalı
… Bakanlığı
Vekilleri
Av. … , Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.929 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Türk Silahlı Kuvvetlerinde kurmay albay olarak görev yapmakta iken disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezasıyla cezalandırılan ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı iptal kararı üzerine görevine iade edilen davacı tarafından; söz konusu ayırma işlemi nedeniyle uğradığı maddi zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın herbir hakkın doğumu tarihinden itibaren; duyduğu elem ve ızdaraba karşılık 400.000-TL manevi tazminatın ise ayırma işleminin tebliğ tarihinden (25/03/2014) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacının, Türk Silahlı Kuvvetlerinde kurmay albay olarak görev yapmakta iken 26/03/2014 tarihinde ilişiğinin kesildiği, açılan iptal davası sonucunda Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararı ile ayırma işleminin iptali üzerine davacının tekrar görevine başladığı ve 07/09/2015 tarihinde de bakılmakta olan davanın açıldığı, dava açıldıktan sonra 16/12/2015 tarihinde davacının birikmiş maaşlarının, SGK ve OYAK kesintilerinin faizsiz olarak ödendiği, davacının faiz talebinin ise devam ettiği, maddi tazminat istemi yönünden; davacının, yargı kararı üzerine statüye dönmesinden sonra,

önceki döneme (statü dışında geçen) ilişkin müstehak olduğu aylık ve özlük haklarının davacıya ödenmemesi işleminin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığında kuşku bulunmadığı; buna göre davacının aylık ve özlük haklarının, Emekli Sandığı gibi yasal kesintilerin yapılarak ilgili kurumlara gönderilmesi ve kalan net ödemenin, başvuru tarihinden ödeme tarihlerine kadar yasal faizi hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği;

davacı hakkındaki ayırma işleminin yargı kararıyla iptaline karar verildiği ve hukuka aykırılığı iptal kararıyla sabit olan idari işlem nedeniyle statü dışında geçirilen süreye ilişkin uğranılan zararların idarece tazmin edildiği anlaşıldığından, maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığı, yasal faiz istemi yönünden; idari işleme karşı açılan davanın sonuçlanmasından sonra veya iptal davasıyla birlikte tam yargı davası açılması durumunda, talep edilen tazminat miktarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiş ise yasal faizin başlangıcı olarak,

idareye başvuru, idareye başvurulmadan doğrudan dava açılmış veya yasal faizin başlangıç tarihi yönünden talepte bulunulmamış ise tam yargı davasının açıldığı tarihin esas alınmasının Danıştay içtihatlarında genel kabul gördüğü ve istikrar kazandığı, manevi tazminat istemi yönünden;

uyuşmazlık konusu olayda, manevi tazminat isteminin manevi zararlarına karşılık takdiren 10.000-TL'lik kısmının kabulü ile fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle "davacının maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminata ilişkin yasal faizin ise dava tarihinden (07/09/2015) itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebi yönünden toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden (07/09/2015) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine" karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi.

İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının "maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle (10.000,00-TL) fazlaya ilişkin manevi tazminatın isteminin reddine" ilişkin kısımlarının hukuk ve usule uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın bu kısımlarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; öte yandan, maddi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden;

davacının statü dışında kaldığı dönemde, yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının yargı kararı üzerine görevine iade edildiğinde değer kaybına uğratılarak ödenmesi nedeniyle davacının açıkta kaldığı sürelere ilişkin ödenen parasal ve özlük haklarının, işlem tarihinden itibaren her ay tahakkuk edecek maaş için ayrı ayrı olmak üzere, ödenmesi gerektiği (tahakkuk) tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar yasal faizin hesaplanarak ödenmesinin zorunlu olduğu;

buna göre, maddi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıcının dava tarihinden değil, işlem tarihinden bir başka ifadeyle kesintilerin yapıldığı tarihten başlatılması gerektiği, manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden.

İdare Mahkemesince manevi tazminatın kısmen kabulü ile toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın davanın açıldığı 07/09/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş ise de,

faizin başlangıcının Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ilk davanın açıldığı 21/04/2014 tarihinin baz alınması ve bu tarihten itibaren yasal faizin işletilmesi gerektiği gerekçesiyle "İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle (10.000,00-TL) fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısımlarına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine; maddi ve manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bu kısımlar yönünden kaldırılmasına,

davacının açıkta kaldığı sürelere ilişkin ödenen parasal ve özlük haklarının, işlem tarihinden itibaren her ay tahakkuk edecek maaş için ayrı ayrı olmak üzere, ödenmesi gereken (tahakkuk) tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar yasal faizin hesaplanarak davacıya ödenmesine; hükmedilen manevi tazminatın, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ilk davanın açıldığı 21/04/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından.

205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu uyarınca aylıklarından yapılan kesintilerin OYAK’a gönderilmesi hususunda idarenin görevli olduğu, her ay OYAK’a gönderilen kesintilerden oluşan rezervin, her yıl OYAK tarafından kar payı ile nemalandırıldığı; açıkta kaldığı döneme ilişkin OYAK üyelik aidatları, idare tarafından göreve iade edildikten sonra OYAK’a gönderilmiş ise de, idarenin kusurlu işlemi nedeniyle OYAK’taki birikimlerinin nemalandırılmaması nedeniyle emsallerinin altında kaldığı,

OYAK birikimlerinin nemalandırılmasıyla ilgili olarak da maddi tazminat talebinde bulunduğu halde, İdare Mahkemesince ve Bölge İdare Mahkemesince bu hususta hüküm kurulmadığı; ayrıca, hükmedilen manevi tazminat tutarının duyduğu elem ve ızdarabın karşılığı olmadığı; öte yandan, manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıcının dava tarihi yerine ayırma işleminin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi; maddi tazminat tutarının tam yargı davasına uygun olarak miktar belirtilmek suretiyle hüküm kurulması ve maktu vekalet ücreti yerine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından; davacının açıkta kaldığı döneme ilişkin parasal haklarının, faiz işletilmek suretiyle ödenmesinin mümkün olmadığı; ayrıca, manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıcı olarak dava tarihi yerine, karar tarihinin esas alınması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmakta olup; davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Dava dilekçesinde, OYAK kesintilerinin nemalandırılmaması nedeniyle uğranılan zarara karşılık maddi tazminat isteminde bulunulduğu halde Bölge İdare Mahkemesi kararında bu kısım yönünden hüküm kurulmamasında usul kurallarına uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından; davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının "OYAK kesintilerinin nemalandırılmaması nedeniyle davacının uğradığı zarara karşılık maddi tazminata hükmedilmesi istemi yönünden hüküm kurulmamasına" ilişkin kısmının bozulması; davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacının temyiz isteminin ise kısmen reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının diğer kısımlarının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın "maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle (10.000,00-TL) fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısımlarına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine; manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bu kısım yönünden kaldırılmasına, hükmedilen manevi tazminatın, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ilk davanın açıldığı 21/04/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, taraflarca dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlar yönünden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının "davacının açıkta kaldığı sürelere ilişkin ödenen parasal ve özlük haklarının, işlem tarihinden itibaren her ay tahakkuk edecek maaş için ayrı ayrı olmak üzere, ödenmesi gereken (tahakkuk) tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar yasal faizin hesaplanarak davacıya ödenmesine" ilişkin kısmı incelendiğinde;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.

Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.

Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde davanın açıldığı tarihin esas alınması gerekirken, "...davacının açıkta kaldığı sürelere ilişkin ödenen parasal ve özlük haklarının, işlem tarihinden itibaren her ay tahakkuk edecek maaş için ayrı ayrı olmak üzere, ödenmesi gereken (tahakkuk) tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar yasal faizin hesaplanarak davacıya ödenmesine..." şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de;

bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın "...davacının açıkta kaldığı sürelere ilişkin ödenen parasal ve özlük haklarının, dava tarihine kadar olan kısmının, dava açma (21/04/2014) tarihinden itibaren; dava tarihinden sonraki döneme ilişkin kısmının ise hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine..." şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının, "OYAK kesintilerinin nemalandırılmaması nedeniyle davacının uğradığı zarara karşılık maddi tazminata hükmedilmesi istemi yönünden hüküm kurulmamasına" ilişkin kısmı incelendiğinde; İdare hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda idare mahkemelerinin davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır.

Dosyanın incelenmesinden. Türk Silahlı Kuvvetlerinde kurmay albay olarak görev yapmakta iken Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezasıyla cezalandırılan ve. İdare Mahkemesi. Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı iptal kararı üzerine görevine iade edilen davacı tarafından.

07/09/2015 tarihinde maddi ve manevi tazminat istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, işbu dava açıldıktan sonra 16/12/2015 tarihinde davacının birikmiş maaşlarının, SGK ve OYAK kesintilerinin faizsiz olarak ödendiği, OYAK’taki birikimlerinin nemaladırılmaması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara yönelik ise davacıya herhangi ödeme yapılmadığı;

davacının, dava dilekçesinde (3. sayfada) OYAK kesintilerinin nemalandırılmaması nedeniyle maddi zarara uğradığı ve bu zarara karşılık tazminata hükmedilmesi isteminde bulunduğu halde, İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi kararlarında bu istem hakkında bir değerlendirme yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda; dava dilekçesinde davacının OYAK kesintilerinin nemalandırılmaması nedeniyle uğradığı zarara karşılık maddi tazminat isteminde bulunduğu dikkate alındığında; uyuşmazlığın bu kısmı hakkında da bir karar verilmesi gerekirken; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, bu kısım yönünden hüküm kurulmamasında usul kurallarına uygunluk görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacının temyiz isteminin ise kısmen reddi ile "davacının maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminata ilişkin yasal faizin ise dava tarihinden (07/09/2015) itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebi yönünden toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden (07/09/2015) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine" ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine.

Bölge İdare Mahkemesi.

İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararın, "İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle (10.000,00-TL) fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısımlarına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine; maddi ve manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bu kısımlar yönünden kaldırılmasına,

davacının açıkta kaldığı sürelere ilişkin ödenen parasal ve özlük haklarının, işlem tarihinden itibaren her ay tahakkuk edecek maaş için ayrı ayrı olmak üzere, ödenmesi gereken (tahakkuk) tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar yasal faizin hesaplanarak davacıya ödenmesine; hükmedilen manevi tazminatın, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ilk davanın açıldığı 21/04/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısımlarının, yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA,

2. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının "OYAK kesintilerinin nemalandırılmaması nedeniyle davacının uğradığı zarara karşılık maddi tazminata hükmedilmesi istemi yönünden hüküm kurulmamasına" ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 12. Daire, E. 2019/6688, K. 2023/4657, 9 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2019/6688
Karar No
2023/4657
Tarih
9 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2019/6742 K.2023/4418
  • Danıştay 8. Daire E.2019/6743 K.2023/4616
  • Danıştay 12. Daire E.2019/6756 K.2023/5276
  • Danıştay 8. Daire E.2019/6784 K.2023/4495
  • Danıştay 10. Daire E.2019/6903 K.2023/6301
  • Danıştay 8. Daire E.2019/6908 K.2023/4978

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.