KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/4253 E., 2022/1531 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 30 Mart 2022
- Esas No
- 2020/4253
- Karar No
- 2022/1531
- Temyiz eden (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Kırklareli İli, … Belediye Başkanlığında memur olarak görev yapan davacının, Mali Hizmetler Müdürlüğü görevini vekaleten yürütmesi nedeniyle 06/01/2006-15/09/2014 tarihleri arasında ödenen vekalet aylığına ilişkin faiziyle birlikte toplam 72.618,11 -TL.'nin kurum zararı olarak talep edilmesine ilişkin işlemin iptali ile ödenilen miktarın iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 12/03/2019 tarih ve E:2018/3158, K:2019/1808 sayılı bozma kararına uyularak; uyuşmazlık, idarenin hatalı ödemelerinden ve bu ödemelerin istirdadından kaynaklandığına göre, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarih ve E:1968/8.
K:1973/14 sayılı kararı uyarınca idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın ödediği meblağı her zaman geri almaya yönelik işlem tesis edebileceği; ancak, bu hatalı ödemelerin istirdadının ise, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 günlük dava açma süresi içinde mümkün olup, bu süreye uyulmaksızın yapılan ödemelerin tümünün geri istenilmesinin mümkün olmadığı; olayda, davacıya yapılan ödemelerin açık hata kapsamında değerlendirilmesine hukuken olanak bulunmadığı gibi ödemenin yapılmasında davacının gerçek dışı beyanı ya da hilesinin de bulunmadığının anlaşıldığı;
bu durumda, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı uyarınca, fazla yapılan ödemelerin; ancak, ödendiği tarihten itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'da öngörülen dava açma süresi içerisinde geri istenilmesi mümkün olup, bu süre geçirildikten sonra istenilmesi mümkün olmadığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği, davacıya yapılan fazla ödemeden mali hizmetler görevinde davacıdan başka çalışan olmadığı için kendisinin sorumlu olduğu, ayrıca davacının zimmet suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu ceza her ne kadar kesinleşmemiş ise de, verilen kararın davacının kötü olduğuna dayanak teşkil edecek nitelikte olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/4253, K. 2022/1531, 30 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama