KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/4377 E., 2022/5975 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2022
- Esas No
- 2020/4377
- Karar No
- 2022/5975
- Temyiz eden (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
770 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (C) bendine dayalı olarak çalışmakta iken sözleşmesi feshedilen davacının, bu işlemin iptali istemiyle açtığı davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi üzerine, işine döndürülmesi ve özlük haklarının ödenmesi istemiyle yaptığı 18/01/2019 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenmeyen mali ve özlük hakların hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı kararla; davacının, yargı kararı uyarınca hizmet sözleşmesi yapılarak göreve başlatılması ve mahrum kaldığı tüm parasal ve özlük hakların ödenmesine yönelik başvurusunun reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptali, davacının mahrum kaldığı mali haklarının her ay için ayrı ayrı tahakkuk ettiği tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerekmekte olup,
davacının açıkta kaldığı 2014 - 2019 dönemi arasında kazanç getirici başka faaliyetleri olmuşsa bunların da idarece gözönünde bulundurularak davacıya yapılacak ödemelerden düşülmesi gerektiğinden, davacının parasal haklarının, her ay için ayrı ayrı tahakkuk ettiği tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mahkeme kararının gereği gibi ifa edildiği, davacının istihdam şeklinin geçici olduğu, bu sebeple 2014 ve devamı yıllar için sözleşme yapılmadığı, dolayısıyla bu yıllara ilişkin olarak herhangi bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Faiz; bir idari işlem nedeniyle hakları ihlal edilen ilgililerin bu işlem nedeniyle uğradıkları parasal kayıplarının veya yoksun kaldıklarını öne sürdükleri mali haklarının gecikerek ödenmesi ya da hiç ödenmemesi durumunda bu gecikmeden doğacak zararı karşılayan bir meblağ olup, bu niteliği itibariyle yasal faiz, asıl alacağa bağlı fer’i bir alacak niteliğindedir.
Bir idari işlem veya eylemden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru yok ise, davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
Temyize konu kararda, davacıya ödenmesine hükmedilen parasal hakların; davacının başvuru yaptığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği halde, her ay için ayrı ayrı tahakkuk ettiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından hesaplanarak, davacıya ödenmesi yönünde hüküm kurulmuştur.
Temyize konu karardaki yasal faizin başlangıç tarihine yönelik bu yanlışlık, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesince istinaf isteminin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının; "davacının parasal haklarının, her ay için ayrı ayrı tahakkuk ettiği tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi"ne ilişkin hüküm fıkrasının, "davacının parasal haklarının, başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/4377, K. 2022/5975, 1 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama