KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/871 E., 2023/5382 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2023
- Esas No
- 2020/871
- Karar No
- 2023/5382
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekilleri
- Hukuk Müşaviri ..., Hukuk Müşaviri Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.384 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Manisa ili, Salihli Devlet Hastanesinde ebe olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; olayda, davacının, internet (facebook) paylaşımları hakkında yapılan soruşturmada, paylaşım yapılan facebook hesabının davacıya ait olduğunun ihtilafsız olduğu, davacının telefonunu zaman zaman aile içindeki küçük yeğenlerinin kullandığı,
dolayısıyla bu paylaşımları kendisinin yapmadığı yönündeki iddiasının yerinde görülmediği ve bu paylaşımların davacı tarafından yapıldığının sabit olduğu kanaatine varılmış olmakla birlikte, davacının bu eyleminin, dava konusu işlemde belirtildiği gibi 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" eylemi kapsamında değerlendirilemeyeceği;
ancak, "Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak" şeklinde değerlendirilebileceği sonucuna varıldığı; öte yandan, disiplin soruşturmasına konu internet paylaşımları ifade özgürlüğü ve siyasi kişilerin sert eleştirilere muhatap olabileceğine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları açısından değerlendirilecek olursa, davacının herhangi bir vatandaş değil Devlet memuru olduğu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 7. maddesinin amir hükmü uyarınca Devlet memurlarının herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamayacağı,
hiçbir şekilde siyasi amaçlı beyanda ve eylemde bulunamayacakları gibi, disiplin hukuku ilkelerine göre amiri konumundaki kişilere karşı hakarette bulunamayacakları açık olduğundan, davacının eyleminin anılan Kanun'a aykırılık teşkil ettiği, nitekim, AİHM kararlarının da bu yönde olduğu;
bu durumda, davacıya ait facebook hesabından, davacı tarafından yapıldığının sabit olduğu kanaatine varılan paylaşımların, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" eylemi kapsamında değerlendirilemeyeceği; ancak, "Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak" şeklinde değerlendirilebileceği;
diğer bir ifadeyle, davacı eyleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendiyle örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan tipiklik şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının, facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız hakkında tahkir ve rencide edici paylaşımlarda bulunduğunun tespiti üzerine usulune uygun olarak yapılan soruşturma sonucunda fiilin sübut bulduğu anlaşıldığından bahisle davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/871, K. 2023/5382, 30 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama