KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/911 E., 2020/3747 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2020
- Esas No
- 2020/911
- Karar No
- 2020/3747
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... i Temsilen ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Muş İli ... İlköğretim Okulunda yedek subay öğretmen olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/D-(d) maddesi uyarınca bir (1) yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Muş Valiliği İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 15/02/2018 tarihli ve E: 2017/2677, K: 2018/722 sayılı bozma kararına uyularak; olayda, nöbet defteri kaydı, müdür yardımcısı tarafından alınan darp raporu ve görgü tanıklarının ifadelerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacı ile müdür yardımcısı Ç.G. arasında 20/04/2009 tarihinde kavgaya varan bir olayın olduğunun sabit olduğu ancak, alınan ifadelerden, olayın nasıl başladığı hususunun açıklığa kavuşturulamadığı,
olay yerine ilk gelen ve kavgayı ayıran okul hizmetlisinin, müdür yardımcısının davacıya vurduğunu ifade ettiği, daha sonra gelen görgü tanıklarının, şahısların dövüşür vaziyette, yumruklaştıkları, birbirlerine vurduklarını ifade ettikleri, yalnızca olay başladıktan sonra öğretmenler odasına geldiği anlaşılan okul müdürünün, davacının müdür yardımcısına saldırdığını söylediği, tarafların ise birbirlerini suçlar biçimde ifade verdikleri, dolayısıyla alınan ifadelerin aynı doğrultuda ve bir bütünlük arz etmediği, davacının müdür yardımcısına hakaret ettiğine ilişkin görgü tanıkları tarafından bir beyanda da bulunulmadığı,
müdür yardımcısı hakkında düzenlenen darp raporunda tespit edilen üç adet abrazyonun, şayet müdür yardımcısı tarafından davacıya saldırıda bulunuldu ise, davacının kendini savunma çabası içerisindeyken oluşabilecek sıyrıklar olabileceğinin de mümkün olması karşısında, dava konusu işleme dayanak soruşturma raporunun mevcut haliyle, davacının müdür yardımcısı olan amirine karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yaptığı hususunu her türlü şüpheden uzak, somut, yeterli ve inandırıcı delillerle ortaya koyamadığı görüldüğü,
bu durumda, davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda isnat edilen fiilin her türlü şüpheden uzak, somut, yeterli ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadan, anılan fiilin sübuta erdiği gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının fiilinin sabit olduğu, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/911, K. 2020/3747, 16 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama