KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/174 E., 2024/3017 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
- Esas No
- 2021/174
- Karar No
- 2024/3017
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
926 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Şanlıurfa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava ve soruşturma dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; cezaevinde bulunan cep telefonu, sim kart, kulaklık ve mp4 player ile şarj cihazlarının, davacı tarafından kendilerine verildiğine dair mahkum ifadelerinin bulunduğu, davacının görevli olmadığı halde mahkumların ve eşyaların bulunduğu odaya gittiği ve odada bulunanlara bir şeyler verdiğinin kamera görüntüleri ile saptandığı, HTS kayıtlarından davacının kullandığı hat ile mahkumların odasında bulunan hat arasında iletişim tespit edilmemiş ise de;
mahkumlardan birinin abisinin kullandığı hat ile mahkumların odasında bulunan hat arasında iletişim kurulduğu ve yine mahkumların abisinin kullandığı hat ile davacının kullandığı hat arasında da iletişim kurulduğunun tespit edildiği, kurulan iletişimlerin zamanlaması ve sıklığı dikkate alındığında, mahkumlar ile davacı arasında iletişim ağı kurulduğunun açık olduğu, gerek kişiler arasında kurulan iletişim ağı, gerekse davacının görevli olmadığı halde mahkumların ve eşyaların bulunduğu odaya gitmesi ve odada bulunanlara bir şeyler vermesinin hayatın olağan akışı içerisinde tesadüf olmasının mümkün olmadığı,
bu hususun, eşyaların kendilerine davacı tarafından verildiğini beyan eden mahkumların ifadeleriyle de desteklendiği, dolayısıyla ifadeler ile desteklenen ve tutarlı olan deliller sonucunda disiplin konusu eylemlerin davacı açısından sübuta erdiği, bu durumda, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunma fiilini işlediği sonucuna ulaşılan davacının, sübuta eren fiilerinden dolayı Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının, disipline konu olayla ilgili olarak, infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak, rüşvet almak ve vermek suçlarından, ...
Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde, ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile, "davacının diğer sanıklardan rüşvet aldığına ilişkin delil bulunmadığı, cezaevine sokulan telefona takılı hattın 24/02/2016 tarihinde saat 17:27'de satın alındığı ve açılışının bu tarih itibariyle yapıldığı, davacının aynı tarihte cezaevinde nöbetçi olarak bulunduğunun resmi yazışmalardan anlaşıldığı,
söz konusu hat ile ilk görüşmenin 26/02/2016 günü yapıldığı dikkate alındığında, telefonun 25-26 mart günlerinden birinde cezaevine sokulması gerektiği, ancak yine cezaevi ile yapılan yazışmalardan, davacının 25-26 mart tarihlerinde izinli olduğu ve ceza infaz kurumuna gelmediğinin anlaşıldığı,
dosyada mevcut kamera görüntülerinin ise 31 mart tarihine yani telefonun cezaevine sokulduğu iddia edilen tarihten çok sonrasına ait olduğu ve bu görüntülerden davacı tarafından ceza infaz kurumuna yasak eşya sokulduğuna dair bulgu da elde edilemediği" gerekçesiyle, davacının atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verildiği ve bu kararın 29/05/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği; bu durumda, davacıya isnat edilen, menfaat karşılığında cezaevinde bulunan iki mahkuma cep telefonu temin etme fiilinin sübuta ermediği sonucuna ulaşıldığından,
davacının bu fiil sebebiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Cezaevinde bulunan cep telefonu, sim kart, kulaklık ve mp4 player ile şarj cihazlarının, davacı tarafından kendilerine verildiğine dair mahkum ifadelerinin bulunması, davacının görevli olmadığı halde mahkumların ve eşyaların bulunduğu odaya gittiğinin ve odada bulunanlara bir şeyler verildiğinin kamera görüntüleri ile tespit edilmesi,
HTS kayıtlarının incelenmesi sonucunda davacının kullandığı hat ile mahkumların odasında bulunan hat arasında iletişim tespit edilmemiş olsa dahi mahkumlardan birinin abisinin kullandığı hat ile mahkumların odasında bulunan hat arasında iletişim kurulduğu ve yine mahkumların abisinin kullandığı hat ile davacının kullandığı hat arasında da iletişim kurulduğunun tespit edildiği, kurulan iletişimlerin zamanlaması ve sıklığı dikkate alındığında mahkumlar ile davacı arasında iletişim ağı kurulduğunun açık olduğu,
gerek kişiler arasında kurulan iletişim ağı gerekse davacının görevli olmadığı halde mahkumların ve eşyaların bulunduğu odaya gitmesi ve odada bulunanlara bir şeyler vermesinin hayatın olağan akışı içerisinde tesadüf olmasının mümkün olmadığı, bu hususun, eşyaların kendilerine davacı tarafından verildiği yolundaki mahkum ifadeleriyle de desteklendiği, dolayısıyla ifadeler ile desteklenen ve tutarlı olan deliller sonucunda disiplin konusu eylemlerin davacı açısından sübuta erdiği,
davacının, sübuta eren fiilerinden dolayı Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yargı kararına istinaden yeniden göreve başlatıldığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/174, K. 2024/3017, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama