KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/208 E., 2024/3170 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2024
- Esas No
- 2021/208
- Karar No
- 2024/3170
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Bilecik İli, ... Adliyesinde hizmetl olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (a) alt bendi ile aynı Kanun'un tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olayda, ...
Adliyesinde hizmetli olarak görev yapan davacının işyerine alkollü geldiği, hal ve hareketlerinin tutarsız olduğu, adliye personelini rahatsız ettiğine ilişkin tutanak tutulduğu, tutanakta adı geçen tanıkların beyanlarına göre davacıya atılı fiilin sübuta erdiği kanaatine varıldığı, diğer yandan, davacının daha önce 16/03/2017 tarihinde mesaiye alkollü gelmesi nedeniyle ...
Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararı ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırıldığı, bu işlemin ... tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından aynı eylemin işlenmesi dolayısıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun tekerrür hükümleri gereği bir derece ağır ceza olan Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının sübuta eren eylemine uyan disiplin cezasının uygulanmasında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,
öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesince; davacı hakkında zabıt katipleri ve mübaşirler tarafından 16/03/2017 tarihinde düzenlenen "davacının işe geldiğinde hal, hareket ve davranışlarında tutarsızlık gözlemlendiği, konuşmasında pelteklik bulunduğu ve bu nedenle davacının alkollü olabileceği yönünde kuvvetli şüphe bulunduğu anlaşılarak, yanına yaklaşıldığında kuvvetli alkol kokusunun geldiği, bu durumun görevli adliye personellerini rahatsız ettiği, durumun Yazı İşleri Müdürü Vekili Muammer Yürek'e bildirildiği" şeklindeki tutanak üzerine başlatılan soruşturmanın yazı işleri müdür vekili tarafından yürütüldüğü,
soruşturma kapsamında tutanağı düzenleyen zabıt katipleri ile mübaşirlerin ifadelerinde davacının davranışları, konuşma biçimi ve yürüyüşünün normal olmadığını, yüzü ve gözlerinin kızarmış olduğunu, yanına yaklaşıldığında ise yoğun alkol kokusu geldiğini beyan ettikleri, davacının ise ifadesinde ve savunmalarında antidepresan ilaç kullandığını, alkol almadığını belirttiği, soruşturma dosyası kapsamında ise 16/03/2017 tarihli tutanak, tutanağı düzenleyenler ile davacının ifadesi dışında olaya ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı,
bu durumda, dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacıya isnat edilen "göreve sarhoş gelmek" fiilinin hiçbir şüpheye yer vermeyecek biçimde ispata elverişli, hukuken kabul edilebilir nitelikte yeter derecede somut ve inandırıcı deliller ile ortaya konulmadığı anlaşıldığından,
davacı hakkında mesai arkadaşlarınca gözleme dayalı olarak düzenlenmiş bulunan davacının alkollü olduğu şüphesini içeren tutanak ile tutanağı düzenleyen söz konusu personelin somut deliller ile desteklenmemiş olan ifadelerine dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde evrensel ceza hukukunda olduğu gibi disiplin hukukunda da uygulanmakta olan "şüpheden sanık yararlanır ilkesi" gereğince hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
dava konusu işlemin iptaline ve işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihi olan 31/12/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının sübuta eren eylemine uyan disiplin cezasının uygulanmasında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Olay günü alkollü olmadığını, antidepresan ilaç içtiğini, dolayısıyla hakkında verilen cezanın çok ağır ve hukuka aykırı olduğunu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/208, K. 2024/3170, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama