KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/260 E., 2021/3970 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2021
- Esas No
- 2021/260
- Karar No
- 2021/3970
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Başkanlığı
- Vekili
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
710 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Bitlis ili, Mutki ilçesi, ... Köyünde İmam-Hatip olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1-b maddesinde yer alan "atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olması" niteliğini kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; davacının Ahlat ilçesi, ... köyü camii imam-hatibi olarak görev yapmakta iken, ilçe merkezinde bulunan bir marketten alışveriş yaparken çeşitli reyonlardan aldığı ürünleri market arabasına koyduğu, bu sırada telefon görüşmesi yapıyormuş gibi davranarak dikkat çekmemeye çalıştığı, market içindeki tenha noktalarda ürünleri poşetlere koyduğu, sonrasında marketteki yoğunluktan faydalanarak aldığı ürünlerin bedelini ödemeden marketin giriş kapısından çıktığı, markette bulunan personelin, davacının hal ve hareketlerinden şüphelenmesi üzerine davacıya müdahale edildiği,
davacının arabasına yerleştirdiği poşetlerin market çalışanlarınca geri alındığı tanık ifadelerinden ve güvenlik kamerası görüntülerinden anlaşılmakta olup, ayrıca Ahlat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma ve ... karar numaralı "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararında da; "...
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, şüphelinin, marketten aldığı eşyaların ödemesini yapmadan market dışına çıkarmak suretiyle bu ürünleri aracının bagajına yerleştirdiği hususundaki tanık beyanları dikkate alındığında, manav reyonunun yanına park ettiği aracının bagajına marketten aldığı ürünleri koymadığı yönündeki şüpheli ifadesinin üzerine atılı suçlamadan kurtulmaya yönelik soyut beyanlardan ibaret olduğu ... bu nedenle somut olaydaki eylemin ... hırsızlık suçunu oluşturduğu ... şüpheli ile mağdur arasında uzlaşma sağlanmış olduğu anlaşılmakla ... kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına" ifadelerine yer verilerek,
hırsızlık suçunun sabit olduğu kanaatine varıldığı, bu durumda; dosyada yer alan soruşturma raporu, tanık ifadeleri, güvenlik kamerası kayıtları ile diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklindeki ortak niteliği kaybettiği sonucuna varıldığından, davacının 657 sayılı Kanun'un 98/b maddesi gereğince görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulu'nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı "Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı" uyarınca Dairemize devredilen dosya incelenerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca Van 2. İdare Mahkemesi tarafından adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesine rağmen, davacı tarafından temyiz aşamasında yeniden adli yardım talebinde bulunulmuş ise de, aynı Kanunun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder" düzenlemesi gereğince davacının temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/260, K. 2021/3970, 16 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama