KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/4616 E., 2024/2238 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2024
- Esas No
- 2021/4616
- Karar No
- 2024/2238
- Temyiz eden (davalı)
- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekilleri
- Av...., Av....
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı, Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı Yollar Şube Müdürlüğünde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesine istinaden sözleşmeli inşaat mühendisi olarak görev yapan davacının, hizmetine ihtiyaç kalmadığından bahisle 2020 yılında sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, 03/03/2015 tarihinde davalı idare bünyesinde sözleşmeli mühendis olarak göreve başladığı, her yıl yenilenen hizmet sözleşmesi 31/12/2019 tarihi itibariyle sona eren davacının bu defa hizmetine gerek kalmadığından bahisle 2020 yılı için hizmet sözleşmesinin yenilenmeyeceğine ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği, bu zaman zarfında davacının hizmetine duyulan ihtiyacın ne şekilde ortadan kalktığına dair somut herhangi bir gerekçenin davalı idarece gösterilmediği, Mahkemelerinin 28/01/2020 tarihli ara kararı ile davalı idareden;
kurum bünyesinde inşaat mühendisi olarak görev yapan davacı hakkında yürütülen adli veya idari soruşturma ile görevinde başarısızlığı bulunup bulunmadığı hususu ile hizmetine ihtiyaç kalmadığına ilişkin gerekli açıklamanın yapılması istenilmiş olup, bu hususta davalı idarece herhangi bir açıklama yapılmadığı gibi herhangi bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı, yalnızca genel olarak hizmetine ihtiyaç kalmadığından ve sözleşme yenilememe konusunda idarenin takdir hakkı bulunduğundan bahsedildiği,
bu durumda, davacının görevinde yetersiz ve başarısız olduğuna ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı gibi, somut bilgi ve belgelerle hizmetine ihtiyaç duyulmadığı hususunun da ortaya konulamadığı dikkate alındığında, davacının sözleşmesinin yenilenmemesinin haklı bir nedene dayanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük ve parasal haklarının, dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İlgili mevzuat ve sözleşme hükümleri kapsamında, sözleşme sürelerinin sınırlanmış olup, sözleşmeli personelin kamu idarelerinin daimi personeli gibi değerlendirilemeyeceği, kurumda yeterince inşaat mühendisinin istihdam edildiği, davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/4616, K. 2024/2238, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama