KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/486 E., 2024/3861 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Esas No
- 2021/486
- Karar No
- 2024/3861
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av....
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
937 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Dava konusu istem: Kalecik Açık Ceza İnfaz Kurumunda muhasebe yetkilisi olarak görev yapan davacının, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğundan bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; hazırlanan iddianame, alınan savunmalar, bilirkişi raporları ve dosyadaki diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilinin sübuta erdiği sonucuna varıldığından, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Savunmasının usulüne uygun alınmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Davacının eyleminin sabit olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
... Açık Ceza İnfaz Kurumunda ... yetkilisi olarak görev yapan davacının, ihaleye fesat karıştırdığı, hesaplarda yaptığı usulsüzlüklerle 1.272.436,00-TL'yi doğrudan zimmetine geçirdiği, haksız ödemelerle birlikte toplam 3.682.303-TL kamu zararına sebebiyet verilmesi eylemlerinin memuriyet sıfatı ile bağdaşmayacak hareketler kapsamında değerlendirilerek 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca, Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanması üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan, aynı eylemler nedeniyle yargılandığı, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının "nitelikli zimmet" suçundan 15 yıl 2 ay, "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçundan, 4 yıl mahkumiyetine, "kamu kurum ve kuruluşların ihalesine fesat karıştırmak" suçundan ise beraatine hükmedildiği, anılan kararların, Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesinde olduğu ve henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında belirtilmiş; 131. maddesinde ise; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
657 sayılı Kanun'un anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır.
Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak,
disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle hakkında beraat kararı verilen memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, Disiplin Hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de Disiplin Hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmadığı açıktır.
Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i kapsamında bağlayıcı olacağı kuşkusuzdur.
Uyuşmazlıkta, davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmesi nedeniyle, davacının yargılandığı, Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/02/2023 tarih ve E:2018/164, K:2023/55 sayılı kararıyla; "nitelikli zimmet" suçundan 15 yıl 2 ay ve "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçlarından 4 yıl mahkumiyetine karar verildiği, "kamu kurum ve kuruluşların ihalesine fesat karıştırmak" suçundan ise beraat ettiği ancak, bu kararların davacı tarafından istinaf edildiği ve henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Dava konusu "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasına esas alınan eylemlerin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanması ve ceza yargılamasına da konu edilmesi nedeniyle, davacının bu fiilleri işleyip işlemediği; ancak, ceza mahkemesince verilecek kararın kesinleşmesi sonucunda belirlenebilecektir.
Bu durumda; söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan ve kesinleştikten sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/486, K. 2024/3861, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama