KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5275 E., 2024/2511 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Esas No
- 2021/5275
- Karar No
- 2024/2511
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Üniversitesi Rektörlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Ondokuz Mayıs Üniversitesinde güvenlik şefi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Kanunun 48. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyetine son verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla. Ondokuz Mayıs Üniversitesinde güvenlik şefi olarak görev yapan davacı hakkında yürütülen kamu davası sonucunda, ...
Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5 ay ve hırsızlığa teşebbüs suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının 5 yıl süre ile geri bırakılmasına karar verildiği; bunun sonucunda, Samsun Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile Özel Güvenlik Kimlik Kartı ve Çalışma izninin iptal edildiği ve bu hususun da Samsun İl Emniyet Müdürlüğü tarafından ... tarih ve ... sayılı yazıyla davalı idareye bildirildiği;
bunun üzerine davalı idarece 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davacının memuriyetine son verildiğinin anlaşıldığı; davacının güvenlik görevlisi kimlik kartı ve çalışma izninin, ceza mahkemesi tarafından hakkında verilen kesinleşmiş yargı kararları gözetilerek Samsun Valiliği tarafından iptal edildiği ve bu işleme karşı davacı tarafından dava açılmayarak işlemin kesinleştiğinin görüldüğü, bu durumun sonucu olarak davacının anılan kadroya atanırken aranan özel çalışma şartını kaybettiği anlaşıldığından,
davalı idarenin tesis etmiş olduğu göreve son verme işleminde çalışma şartının kaybedilmesinin doğal bir sonucu olarak bağlı işlem niteliğinde olduğu göz önünde bulundurulduğunda, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Hakkında idari yaptırım uygulanması için usulüne uygun bir soruşturma yürütülmesi gerektiği, idarenin soruşturma yürütmeksizin işlem tesis edildiği, zaman aşımı süresi dolduktan sonra idarece işlem tesis edildiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/5275, K. 2024/2511, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama