İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /12. Daire

DANIŞTAY · 12. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 12. Daire E.2021/5971 K.2025/3692

... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Esas2021/5971Karar2025/3692Tarih3 Temmuz 2025Okuma14 dk · 2.780 kelime

KÜNYE

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5971 E., 2025/3692 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire

Karar tarihi
3 Temmuz 2025
Esas No
2021/5971
Karar No
2025/3692
Temyiz eden taraflar
—
1- davacı
...
Vekili
Av. ...
2- davalı
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.780 kelime·14 dk okuma·10 bölüm

... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Çorlu Hava Meydan Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunduğundan bahisle 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca tesis edilen Türk Silahlı Kuvvetlerinden Ayırma işleminin iptali istemiyle açtığı davanın reddi yolundaki ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı üzerine yaptığı bireysel başvuru, Anayasa Mahkemesince kabul edilerek, özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine karar verilen davacının, ihlalin sonuçları ortadan kaldırılmak üzere ...

İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yapılan yeniden yargılama neticesinde verilen ... tarih ve K:... sayılı kararla, ... tarih ve ... sayılı Bakanlık oluruyla verilen mezkur disiplin cezasının iptali üzerine, statü dışında geçirdiği süre boyunca yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarından kaynaklanan zararlarına karşılık şimdilik 250.000,00-TL tutarındaki maddi tazminatın hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte;

aynı döneme isabet eden OYAK nema kayıplarına karşılık 18.000,00-TLtazminatın ve duyduğu acı, elem ve ızdırap karşılığında 70.000,00-TL manevi tazminatın, ilk iptal davasının açıldığı 08/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının statü dışında geçirdiği süre boyunca yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine hükmedilmesi talebi yönünden;

Mahkemenin 24/02/2020 ve 05/05/2020 tarihli ara kararlarına davalı idare ve davacı tarafından verilen cevaplardan; davacının statü dışında geçirdiği süre (27/03/2014 - 17/10/2019 tarihleri arası) boyunca yoksun kaldığı aylıkların, bakılan davanın açılmasından sonra, davalı idare tarafından 12/12/2019 tarihinde, 37.907,88-TL Sosyal Güvenlik Kurumu ikramiye kesintisi yapıldıktan sonra toplam 256.446,89-TL -faizsiz olarak- ödenmiş olduğundan davanın bu kısım yönünden konusuz kaldığı, davacının statü dışında geçirdiği süre boyunca yoksun kaldığı parasal haklarına işletilecek faize ilişkin talebi yönünden;

davacının statü dışında geçirdiği süre boyunca yoksun kaldığı özlük haklarında süreç içerisinde meydana gelen parasal değer kaybına kendisinin katlanması gerektiği yönündeki bir yaklaşımın hakkaniyete uygun olmayacağı, bu nedenle, statü dışında geçirdiği süre boyunca yoksun kaldığı özlük haklarının hakediş tarihinden itibaren başlatılarak fiili ödeme tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiği, davacının statü dışında geçirdiği süre boyunca mahrum kaldığı OYAK nema tutarına ilişkin talebi yönünden.

Mahkemenin 05/05/2020 tarihli ara kararına OYAK Genel Müdürlüğü tarafından verilen cevabın incelenmesinden.

26/03/2014 tarihli işlemle davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesinin ardından OYAK üyeliğinin de son bulduğu, bunun üzerine OYAK tarafından emeklik yardımının ödendiği, daha sonra davacının göreve iadesi üzerine 15/12/2019 tarihinde (OYAK ile ilişik kesme tarihi ile göreve iade tarihi olan 15/04/2014 - 15/09/2019 arasındaki süreye ait) kesilmeyen OYAK üyelik aidatları toplamı olan 14.818,73-TL'nin OYAK hesabına gönderildiği, ancak gönderilen bu miktara, kurum hesabına yatırılan 15/12/2019 tarihinden itibaren nema uygulanmaya başlandığı,

davacının 27/03/2014 - 17/10/2019 tarihleri arasındaki aidatları OYAK hesabına süresinde yatırıldığı varsayımıyla hesaplama yapılınca üyelik aidatları ve üyelik aidatlarının nemaları toplamının Ekim 2019 tarihi itibarıyla 25.595,66-TL olacağı, bu tutarın 14.818,73-TL'sini üyelik aidatları oluşturduğundan davacının OYAK nema tutarından mahrum kaldığı miktarın (25.595,66-14.818,73) 10.776,93-TL olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacının aylıklarından yapılan OYAK kesintisi yeniden göreve başladığı tarihten itibaren nemalanmaya başladığı,

dolayısıyla davacının Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilmemiş olsaydı, aylıklarından yapılacak olan kesinti, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilmiş olduğu dönemden itibaren nemalanacağından, mahrum kaldığı 10.776,93-TL OYAK nema tutarının sabit olan hizmet kusuru kapsamında davalı idare tarafından davacıya ödenmesi, bu miktarı aşan OYAK nema tutarı talebinin ise yerinde olmadığı ve reddi gerektiği; davacının manevi tazminat istemi yönünden; davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunduğundan bahisle Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiğinin kesildiği,

davacı tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sonucunda ise, Anayasa Mahkemesinin 21/03/2018 tarih ve 2015/2738 sayılı kararı ile davacının fiilinin Anayasa'da güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkı ve haberleşme hürriyeti kapsamında kaldığı, dolayısıyla davacının, bu fiili nedeniyle devlet memurluğundan çıkarılmasıyla "özel hayatın gizliliği hakkı" ve "haberleşme hürriyetinin" ihlal edildiğine karar verildiği; yeniden yapılan yargılama sonucunda da, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptal edildiği,

bu duruma göre, davalı idarenin davacı hakkında tesis ettiği ve yargı organınca hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlem ile davacının özel hayatının gizliliği hakkını ihlal ettiği, davacının bu işlem nedeniyle uzunca bir süre görevinden ve görevinin sağladığı maddi olanaklardan yoksun kaldığı,

öte yandan, davacıya isnat edilen fiilin niteliği de dikkate alındığında idarece davacı hakkında tesis edilen işlemin davacının şeref ve haysiyetini veya toplum içerisindeki itibarını zedelemiş olabileceğinin ve bu sebepler dolayısıyla da davacının belirli bir üzüntü ve ızdırap yaşadığının kabulü gerektiği, bu durumda, davacının, Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunduğundan bahisle Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilmesi nedeniyle uğradığı manevi zararın sabit olan hizmet kusuru kapsamında tazmini gerekmekte olup,

davacının duyduğu üzüntü ve ızdırabın karşılığı olarak takdiren belirlenen 20.000,00-TL manevi tazminatın, işbu davanın açıldığı 27/05/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi,

bu miktarı aşan manevi tazminat ve faiz talebinin (ilk iptal davasının açıldığı 08/04/2014 tarihinden itibaren faiz talebinin) ise yerinde olmadığı ve reddi gerektiği gerekçesiyle davacının statü dışında geçirdiği süre boyunca yoksun kaldığı aylıkların ödenmesi talebi yönünden konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına, davacının statü dışında geçirdiği süre boyunca yoksun kaldığı aylıklara hak ediş tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz uygulanması talebinin kabulü ile davacının yoksun kaldığı aylıklara hak ediş tarihinden ödeme tarihine kadar hesaplanacak yasal faizin davalı idarece davacıya ödenmesine,

davacının statü dışında geçirdiği süre boyunca yoksun kaldığı OYAK nema turarı talebinin 10.776,93-TL'lik kısmının kabulü ile idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin OYAK nema tutarı talebi yönünden davanın reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren belirlenen 20.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi olan 27/05/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve faiz istemi yönünden ise, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden; usul ve yasaya uygun bulunan istinaf konusu kararın "kabule" ve "vekalet ücretine" ilişkin kısımlarının, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kaldırılmasını gerektirecek ve hukuken kabul edilebilir herhangi bir sebep bulunmadığı sonucuna varılmakla, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusu yönünden; (a) İstinaf konusu kararın, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat tutarının 50.000,00 TL'lik kısmının reddine ilişkin kısmı hakkında;

davacının, hukuka aykırılığı yargı kararıyla tespit edilen bir işlem ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiği ve dayanak alınan ithamlar itibarıyla söz konusu işlemin manevi tazminatı gerektirecek düzeyde bir hizmet kusurunu içerdiği sabit olup, ilk derece Mahkemesince tespit ve kabul edilen manevi tazminat (20.000,00-TL) tutarının, doktrin ve yargısal içtihatlarda belirtildiği üzere hem zenginleşme aracı olamayacak hem de idarenin kusurunu ortaya koyacak bir düzeyde olduğunu kabul etmek gerektiği, dolayısıyla bu tutarı aşan 50.000,00 TL'lik kısım yönüyle istinaf başvurusunun kabulüne imkan bulunmadığı,

(b) İstinaf konusu kararın, kabulüne hükmedilen manevi tazminat tutarına işletilecek yasal faize ilişkin kısmı hakkında; davacı tarafından uğranıldığı ileri sürülen manevi zararın yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle işbu dava açılmış ise de; ilk derece mahkemesince 20.000 TL manevi tazminatın ödenmesine hükmedilmesine karşın, kabulüne hükmedilen bu kısım için işletilecek faizin başlangıç tarihi olarak işbu tam yargı davasının açıldığı 27/05/2019 tarihinin belirlendiği,

oysa ki yasal faiz işletilmesi gereken tazminat tutarına ilişkin işbu tam yargı davasının, 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca disiplin yaptırımına yönelik iptal davasının karara bağlanması üzerine açıldığı da dikkate alındığında, asıl alacağa bağlı fer'i bir hak olan faizin de, alacağı doğuran iptal davasının açıldığı 08/04/2014 tarihinden işletilmesi gerektiği açık olup, davacının bu kısma yönelik istinaf talebinin kabulü gerektiği, (c) İstinaf konusu kararın,

konusuz kalan 250.000,00 TL tutarlı maddi tazminat üzerinden nıspi olarak hesaplanması gerektiği ileri sürülen vekalet ücretinin "maktu" olarak hükmedilmesine ilişkin kısmı hakkında.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 15. maddesinde idari davalarda sadece feragat ya da kabul nedenleriyle davanın konusuz kalması haline münhasır olmak üzere vekalet ücretine hükmedileceğinin düzenlendiği, talep edilen 250.000,00 TL'lik maddi tazminat kaleminin ise, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle atıf yapılan 6100 sayılı Kanun'un 308. ve 309. maddelerinde belirlenen usûle uygun herhangi bir kabul beyanı olmaksızın yapılan ödeme ile konusuz kaldığı anlaşılmakla;

istinaf konusu kararın usul ve yasaya uygun bulunan bu kısmının, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kaldırılmasını gerektirecek ve hukuken kabul edilebilir herhangi bir sebep bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine; davacının istinaf başvurusunun ise; ilk derece mahkemesince reddedilen 50.000,00 TL'lik manevi tazminat talebi ile maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yönüyle reddine;

ilk derece mahkemesince kabulüne hükmedilen 20.000,00-TL tutarındaki manevi tazminata işletilecek yasal faiz yönünden ise kabulü ile bu tutarın iptal davasının açıldığı 08/04/2014 tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

1- Davacı tarafından, manevi tazminatın takdir edilen miktarı, yaşadığı elem ve ızdırabını karşılayacak nitelikte olmadığı, konusuz kalan maddi tazminat talebine ilişkin olarak nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu avukatlık ücretine hükmedildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

2- Davalı idare tarafından, dava konusu ayırma işleminde idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ayrıca davacı hakkında yeniden yargılama yapılarak hakkında tesis edilen ayırma işleminin iptal edilmesiyle geçmişe yönelik hak ettiği maddi kayıplarının karşılanması ile birlikte yeniden statüye dönmesi hususlarının davacı açısından manevi olarak yeterli tazmin oluşturduğu, aleyhe harca hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş; davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Davacının temyiz isteminin reddi, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı Çorlu Hava Meydan Komutanlığında ... olarak görev yapmakta iken Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunduğundan bahisle, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilmiş, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesi ...

Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan bireysel başvuru sonucunda, Anayasa Mahkemesince ... tarih ve ... sayılı kararla özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yetkili yargı merciine gönderilmesi üzerine, yapılan yargılama neticesinde, ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bakanlık olurunun iptaline karar verilmiş ve anılan kararın taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşmesi üzerine davacı 17/10/2019 tarihinde tekrar göreve başlamış ve bu süreçte yoksun kaldığı parasal hakların, OYAK nema tutarlarının ve uğramış olduğu manevi zararın tazmini istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin birinci fıkrasında; "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır..." hükmüne; aynı maddenin son fıkrasında da: "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmüne yer verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde, "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükmüne yer verilmiştir.

Bir idari işlem veya eylemden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak;

a) İdareye başvuru var ise, bu başvuru tarihinin;

b) İdareye başvuru yok ise, davanın açıldığı tarihin;

c) İdari işleme karşı açılan bir iptal davasında, sadece dava konusu işlemin iptalinin istenilmesi ve bu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine süresinde açılmış (iptale dayalı) bir tam yargı davasında, ilk (iptal) davasında başvuru var ise başvuru tarihinin; başvuru yok ise, anılan (iptal) davanın açıldığı tarihin; esas alınması gerektiği, istikrar kazanmış Danıştay içtihatlarıyla kurala bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; iptale dayalı bir tam yargı davası niteliğindeki dava konusu uyuşmazlıkta, yargı kararı uyarınca görevine iade edilen davacı tarafından, statü dışında geçirdiği süre boyunca yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarından kaynaklanan zararlarına karşılık şimdilik 250.000,00-TL tutarındaki maddi tazminatın hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesinin istenildiği, İdare Mahkemesince, temyiz edilen kısım yönünden, davacının statü dışında geçirdiği süre boyunca yoksun kaldığı aylıklara hak ediş tarihinden ödeme tarihine kadar hesaplanacak yasal faizin davalı idarece davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, yasal faizin başlangıcı açısından, ilk (iptal) davasında başvuru var ise başvurunun; başvuru olmaması halinde ise ilk (iptal) davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiğinden, temyize konu İdare Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasındaki "Davacının statü dışında geçirdiği süre boyunca yoksun kaldığı aylıklara hak ediş tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz uygulanması talebinin kabulü ile davacının yoksun kaldığı aylıklara hak ediş tarihinden ödeme tarihine kadar hesaplanacak yasal faizin davalı idarece davacıya ödenmesine" şeklindeki kısmının,

''Davacının statü dışında geçirdiği süre boyunca yoksun kaldığı aylıklarının ilk (iptal) davanın açıldığı tarih olan 08/04/2014 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerekmektedir.

Temyize konu karar, manevi tazminat istemine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;

Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır.

İdari işlemlerden doğan tam yargı davalarında, manevi tazminata hükmedilebilmesi için ortaya çıkan üzüntü ve sıkıntının idarenin işleminden kaynaklanması yanında; işlemin tesisi sürecinde, kişinin kendi tutum ve davranışları sonucunda meydana gelen olaylar ile kendi katkısı veya kendinden kaynaklanan bir durumun sonucu olarak duyduğu üzüntü ve acı nedeniyle idarece tazmini gereken bir manevi zararın doğduğundan söz edilemeyeceği gibi, idari işlemlerin yargı kararı ile iptal edilmiş olması, kamu düzenini sağlamakla görevli olan idarenin her durumda mutlaka tazminat sorumluluğunu gerektirmemektedir.

Bakılan olayda, hukuka aykırılığı yargı kararı ile tespit edilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma işleminin, uyuşmazlıkta kamu yararı gözetilmeksizin subjektif değerlendirmeyle ve ağır hizmet kusuruyla tesis edilmemesi, davacının zarara uğratılması amacını gütmemesi, işlemin tesis edilmesinin Türk Silahlı Kuvvetlerinin yürüttüğü görevin öneminden kaynaklanması nedeniyle davalı idarenin, işlemden kaynaklı tazminata mahkum edilmesi, idari istikrar ilkesini zedeleyeceğinden kararın, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu duruma göre, İdare Mahkemesi kararının, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren belirlenen 20.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi olan 27/05/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin kısmına karşı davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun manevi tazminata işletilecek yasal faiz yönünden kabulü ile bu tutarın iptal davasının açıldığı 08/04/2014 tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davacının statü dışında geçirdiği süre boyunca yoksun kaldığı aylıkların ödenmesi talebi yönünden konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına, davacının statü dışında geçirdiği süre boyunca yoksun kaldığı aylıklara hak ediş tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz uygulanması talebinin kabulü ile davacının yoksun kaldığı aylıklara hak ediş tarihinden ödeme tarihine kadar hesaplanacak yasal faizin davalı idarece davacıya ödenmesine, davacının statü dışında geçirdiği süre boyunca yoksun kaldığı OYAK nema turarı talebinin ...-TL'lik kısmının kabulü ile idarece davacıya ödenmesine,

fazlaya ilişkin OYAK nema tutarı talebi yönünden davanın reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren belirlenen ...-TL manevi tazminatın dava tarihi olan 27/05/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve faiz istemi yönünden ise davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine; davacının istinaf başvurusunun ise; ilk derece mahkemesince reddedilen ...-TL'lik manevi tazminat talebi ile maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yönüyle reddine;

ilk derece mahkemesince kabulüne hükmedilen ... TL tutarındaki manevi tazminata işletilecek yasal faiz yönünden ise kabulü ile bu tutarın iptal davasının açıldığı 08/04/2014 tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacının statü dışında geçirdiği süre boyunca yoksun kaldığı aylıklara uygulanacak faizin başlangıcı yönünden yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA oybirliğiyle,

2- Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, temyize konu kararın, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren belirlenen ...-TL manevi tazminatın dava tarihi olan 27/05/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun manevi tazminata işletilecek yasal faiz yönünden ise kabulü ile bu tutarın iptal davasının açıldığı 08/04/2014 tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yolundaki kısmının BOZULMASINA oyçokluğuyla,

3- Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 03/07/2025 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının da onanması gerektiği görüşüyle, bu kısmın bozulmasına dair Dairemiz kararına katılmıyorum.

Danıştay 12. Daire, E. 2021/5971, K. 2025/3692, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargılama Süreci
  4. Temyiz Edenlerin İddiaları
  5. Tarafların Savunması
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. (X) Karşı Oy
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2021/5971
Karar No
2025/3692
Tarih
3 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2021/5992 K.2025/3458
  • Danıştay 12. Daire E.2021/6007 K.2025/3689
  • Danıştay 8. Daire E.2021/6018 K.2025/6351
  • Danıştay 5. Daire E.2021/6054 K.2025/8422
  • Danıştay 8. Daire E.2021/6110 K.2025/6390
  • Danıştay 8. Daire E.2021/6224 K.2025/6421

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.