İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire
8. DaireEsas: 2021/6018Karar: 2025/6351Tarih: 2 Temmuz 2025

Danıştay 8. Daire E.2021/6018 K.2025/6351

Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6018 E. , 2025/6351 K.

"İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6018 Karar No : 2025/6351

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Burdur ili, Merkez ilçe sınırları dahilinde bulunan ... sicil numaralı mermer işletme ruhsat sahasında yapılan denetimde neticesinde 2018 yılında yapılan ürerim ve sevkiyatın eksik beyan edildiğinden bahisle 3213 sayılı Kanun'un 12 maddesinin 4. fıkrası uyarınca 138.550,05 TL idari para cezası ile aynı Kanun'un 10/7. maddesi uyarınca 77.632,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E:... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından 935,34 ton mermerin üretilerek sevkiyatının yapılmasına rağmen beyan edilmediğinden gerekçesiyle 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca hesaplanan devlet hakkı tutarının 5 katı tutarında 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 138.550,05 TL idari para cezası verildiği, öte yandan eksik üretim yapıldığından üretimin idareye bildirilmemesi nedeniyle gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle haksız surette hak iktisap edildiğinden bahisle 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca 77.632,00-TL idari para cezası verildiği, "Ne Bis İn İdem" ilkesi ve Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca, bir fiil ile birden fazla kabahat işlenmesi halinde yalnızca en ağır cezanın verilmesi gerektiği ve bir fiile karşılık birden fazla ceza verilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davacının ürettiği madenin idareye bildirilmemesine yönelik tek bir fiiline karşılık 3213 sayılı Kanun'un 10. ve 12. maddeleri kapsamında iki ayrı idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gibi 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde, "26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. ...Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." kuralı yer almakta olup uyuşmazlık konusu olayda idari para cezasına konu tespitin 2018 yılına ilişkin olmasına rağmen gerek 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca verilen idari para cezasının hesaplanmasında dikkate alınan devlet hakkı payının, gerek 10. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının 2019 yılı yeniden değerleme oranı göz önüne alınarak hesaplandığı görülmekle dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının 2018 yılında eksik üretim beyan ettiğinden Maden Kanunu'nun 10/7. maddesi uyarınca idari para cezası verildiği, yine 2018 yılında eksik sevkiyat bildirildiğinden idari para cezası verildiği, işlemin hukuka uygun olduğu, beyan edilmeyen miktarın üretim kalitesi belirlenemediğinden dört kalite mermerin aritmetik ortalamasının alınarak 577,50 TL'nin, 2019 yılı yeniden değerleme oranında artırılarak ocak başı satış fiyatının 714,5 TL olarak belirlendiği, bu miktar üzerinden idari para cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Burdur ili, Merkez ilçe sınırları dahilinde davacı şirket uhdesinde bulunan 45264 sicil numaralı mermer işletme ruhsat sahasında yapılan tetkik edilmesi üzerine düzenlenen 22/10/2019 tarihli rapor ile 14/11/2019 tarihli heyet görüşleri doğrultusunda 2018 yılı işletme faaliyet raporunun revize edilmesi gerektiği, 2018 yılında 6888,41 üretim yapılmasına rağmen 5148,07 ton üretim beyan edildiği, sevk fişlerinin incelenmesi neticesinde 6481,95 ton sevkiyat yapılmasına rağmen 5546, 61 ton sevkiyat beyan edildiği tespit edilmesi üzerine davacı şirket tarafından 2018 yılında yapılan sevkiyatın eksik beyan edildiğinden bahisle 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 138.550,05 TL idari para cezası ile eksik üretim beyan edildiğinden bahisle 3213 sayılı Kanun'un 10 maddesinin 7. fıkrası uyarınca 77.632,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E:... sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Fikri içtima" başlıklı 44. maddesinde, "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır." kuralına yer verilmiştir. 5326 sayılı Kanun'un "İçtima" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi hâlinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idarî para cezası öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7 numaralı Ek Protokolü'nün "Aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkı" başlıklı 4. maddesinin ilk fıkrasında, "Hiç kimse bir devletin ceza yargılaması usulüne ve yasaya uygun olarak kesin bir hükümle mahkûm edildiği ya da beraat ettiği bir suçtan dolayı aynı devletin yargısal yetkisi altındaki yargılama usulleri çerçevesinde yeniden yargılanamaz veya mahkûm edilemez." kuralı yer almıştır. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinde, "(...) Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır. (Değişik cümle:14/2/2019-7164/10 md.) İlk tespit tarihinden itibaren üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlâl edildiğinin tespiti hâlinde ruhsat iptal edilir. (...) Bu Kanuna göre; (...) e) Ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi, (...) haksız yere hak iktisabı sayılır. Haksız yere hak iktisabına imkan veren bu hususlarla ilgili yapılmış beyanlar da gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar olarak kabul edilir." hükmüne; 12. maddesinde de, "(Değişik fıkra:14/2/2019-7164/12 md.) Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı sevk fişi ile kayıt altına almadığı veya bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idari para cezası verilir. Bu fıkranın ihlalinin tekrarı hâlinde bildirilmeyen miktar için madenin ocak başı satış bedelinin on katı tutarında idari para cezası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Devlet hakkı" başlıklı 14. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde de, "Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır. Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması hâlinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir. (...) Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Genel Müdürlük tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır. İşletme izni olan maden ruhsatlarından her yıl en az ruhsat bedeli kadar Devlet hakkı alınır. (...) Devlet hakkının tamamı, her yıl haziran ayının son gününe kadar ruhsat sahibi tarafından Genel Müdürlüğün muhasebe birimi hesabına yatırılır." düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta davacı adına 2018 yılında 6888,41 ton üretim yapılmasına rağmen 5148,07 ton üretim beyan edildiği tespit edildiğinden bahisle (1.704,34 ton eksik üretim beyanı nedeniyle) Maden Kanunu'nun 10/7 maddesi uyarınca 77.632 TL idari para cezası ile 2018 yılında sevkiyat yapılarak beyan edilmeyen 935,34 ton mermer nedeni ile Maden Kanunu'nun 12/4. maddesi uyarınca 138.550,05 TL idari para cezası verilmiştir. Tek fiile tek ceza bir genel hukuk ilkesi olup, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanamamasını ve cezalandırılamamasını ifade etmektedir. Bu ilke kural olarak idarî cezalar için de geçerlidir. Bu bağlamda bir kimseye aynı fiili nedeniyle birden fazla idarî ceza verilmesi durumunda, non bis in idem ilkesine aykırılık nedeniyle ilk cezadan sonraki ceza veya cezalar hukuka aykırı kabul edilecektir. Bu ilkenin arka planında yatan düşünce, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanması durumunda, yargılamanın birinde suçlu diğerinde suçsuz görülmesi veya farklı yargılamalarda sorumluluğunun ağırlığının farklı seviyelerde görülmesi gibi olası kaotik sonuçların engellenmesi ve ayrıca, aynı fiil nedeniyle mükerrer cezalandırmanın adil görülmemesidir. Bu konuda Kabahatler Kanunu'nun m.15/1 hükmü özel bir düzenleme getirmektedir. Buna göre, aynı fiil nedeniyle iki ayrı idarî para cezası öngörülmüşse, bu cezaların her ikisi de uygulanamayacak ve sadece biri ve en ağırı uygulanacaktır. Maden Kanunu ve yönetmelikleri ile madencilik faaliyetleri bir takım izin ve şartlara bağlanmıştır. Yukarıda yer alan ve somut uyuşmazlığa uygulanan Maden Kanunu hükümlerinden "Beyan usulü" başlıklı 10. maddesinin 7. fıkrasında, madencilik faaliyetlerinin bu Kanun hükümlerine göre devamı süresince teknik ve mali konularda yapıla beyanlar ile yetkili kişilerce tanzim edilen raporlar doğru kabul edileceğinin ancak, gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap edilmesi halinde kanun koyucu tarafından ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası idari yaptırımı öngörülmüştür. 12. maddesinin 4. fıkrasında ise; yaptığı üretim ve sevkiyatı sevk fişi ile kayıt altına almadığı veya bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idari para cezası düzenlenmiştir. Dolayısıyla, üretim ve sevkiyatın sevk fişi ile kayıt altına alınmaması veya bildirilmemesi halinde yaptırım uygulanması öngörülmüştür. Her iki maddede de genel olarak Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne bildirim yapılmaması halinde yaptırım uygulanması öngörülmüş ise de; 12. maddesinin 4. fıkrasında yapılan üretim ve sevkiyatın sevk fişi ile kayıt altına alınmaması veya bildirilmemesi nedeniyle oluşan Devlet hakkı kaybı esas alınırken , 10. maddesinin 7. fıkrasında ise; genel olarak idarenin teknik ve mali konularda gerçek dışı beyanda bulunularak yanıltılması halinde idari yaptırım uygulanması öngörülmüştür. Bu nedenle tüm açıklamalardan hareketle, iki maddenin farklı durumları düzenlediği, farklı koşullara bağlanan idari yaptırımları öngördüğü anlaşıldığından, söz edilen iki madde arasında fikri içtima olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu itibarla, 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 4. fıkrasında, denetim ve inceleme sonucunda tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idarî para cezası verilmesi, maden istihracı ile sağlanacak gelirden Devlet payına düşen ve ödeme yükümlülüğü ruhsat sahibine ait olan kısım olan devlet hakkının ödenmemesi fiili ile oluşurken; Maden 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 7. fıkrasında, maden ruhsat sahiplerinin beyanlarının aksi sabit oluncaya kadar doğru kabul edilmesi sonrasında ise gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle haksız surette hak iktisap edilmesi fiilinin kabahat olarak düzenlendiği ve birden fazla farklı fiil ile farklı kabahatin oluştuğu açıktır. Kaldı ki dava konusu olay özelinde durum incelendiğinde, fiillerden biri eksik üretim beyanı olup diğeri eksik sevkiyat nedeniyle oluşan idari para cezası olduğundan, iki ayrı fiil bulunduğu sabittir. Dosyanın incelenmesinden, davacının eyleminin de sabit olduğu anlaşılmaktadır. İlk derece Mahkemesi kararında, iki farklı gerekçe ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bu gerekçelerden ilki, tek fiile iki ayrı idari para cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu, ikincisi ise, idari para cezasına konu tespitin 2018 yılına ilişkin olmasına karşın 2019 yılı yeniden değerleme oranı dikkate alınarak hesaplanan idari para cezalarında hukuka uygunluk bulunmamıştır. Bölge İdare Mahkemesince de karar usul ve hukuka uygun bulunarak anılan gerekçenin benimsendiği görülmüştür. Temyize konu kararda yer alan, "idari para cezasına konu tespitin 2018 yılına ilişkin olmasına karşın 2019 yılı yeniden değerleme oranı dikkate alınarak hesaplanan idari para cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığı" yönündeki gerekçenin hukuk ve usule uygun bulunduğu, ancak kararda yer alan "Ne Bis İn İdem" ilkesi ve Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca, bir fiil ile birden fazla kabahat işlenmesi halinde yalnızca en ağır cezanın verilmesi gerektiği ve bir fiile karşılık birden fazla ceza verilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davacının ürettiği madenin idareye bildirilmemesine yönelik tek bir fiiline karşılık 3213 sayılı Kanun'un 10. ve 12. maddeleri kapsamında iki ayrı idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" yönündeki gerekçede hukuki isabet bulunmadığından bu kısmın çıkartılarak kararın belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 02/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2021/6018, K. 2025/6351, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

  • Mercii: Danıştay
  • Daire: 8. Daire
  • Esas No: 2021/6018
  • Karar No: 2025/6351
  • Tarih: 2 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2021/6054 K.2025/8422
  • Danıştay 8. Daire E.2021/6110 K.2025/6390
  • Danıştay 8. Daire E.2021/6224 K.2025/6421
  • Danıştay 10. Daire E.2021/6397 K.2025/3344
  • Danıştay 8. Daire E.2021/6621 K.2025/6325
  • Danıştay 8. Daire E.2021/6761 K.2025/6333

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.