KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/1509 E., 2025/888 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Esas No
- 2023/1509
- Karar No
- 2025/888
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Gaziantep İli, Islahiye İlçesi, Atatürk İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesinin birinci fıkrası uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlem ile bildirilen aynı tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının kurumunca kabul edilir mazereti olmaksızın 18/10/2018 tarihinden dava konusu işlemin tesis edildiği tarihe kadar yaklaşık 6 ay görevine gelmediğinin öğretmen nöbet defteri, okul müdürünün ifadeleri ve davacının kendi beyanları ile sabit olduğu, okul müdürü ile sürekli görüşmesine rağmen hastalık raporu ibraz etmediği, okula gelmediği dönemde herhangi bir hastane girişinin de olmadığı dikkate alındığında, davacının görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının aşırı kiloları nedeniyle okula koltuk değneği kullanarak gelip gittiği, öğrenci ve velilerin davacıya karşı olan olumsuz tutumlarının bulunduğu yönündeki iddialar ve 2015 yılında eşinden boşandığı hususu ile Özel ...
Hastanesi tarafından düzenlenen sağlık raporunda yer alan tespit ve teşhisler birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihi itibarıyla 23 yıldan beri davalı idarede öğretmen olarak görev yapan davacının 18/10/2018 tarihinden sonra kesintisiz olarak göreve gelememesinin ağır depresyon hastalığı geçirmesine bağlı olduğu,
rahatsızlığının 26/04/2019 tarihinde tespit edilmesinin, hastalık mazeretinin (18/10/2018-26/04/2019 tarihleri arasında) bulunmadığının kabulü anlamına gelmeyeceği, bu durumda, yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınmadan, davacının mazeretsiz göreve gelmediğinden bahisle çekilmiş sayılmasına ilişkin davalı idare işleminin açıkça hukuka aykırı olduğu,
öte yandan, iş bu iptal kararını uygulamak için davacının tekrar eski görevine başlatılması gerektiği açık olmakla birlikte, hastalığının devam ettiğinin tespiti halinde davacı hakkında Devlet Memurları Kanunu'nun 105. maddesinin uygulanması gerektiği, anılan madde hükmünün uygulanması ve davacının iyileşme imkanının kalmaması durumunda ise emekliliğe ilişkin mevzuatın uygulanabileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına,
dava konusu işlemin iptali ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk tarihinden itibaren ayrı ayrı hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
18/10/2018 tarihinden itibaren göreve gelmemesi nedeniyle başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen raporda getirilen teklife uygun olarak davacının müstafi sayıldığı, işlemin usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.
Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, "dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk tarihinden itibaren ayrı ayrı hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de;
bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 09/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Danıştay 12. Daire, E. 2023/1509, K. 2025/888, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama