KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/1706 E., 2023/2893 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2023
- Esas No
- 2023/1706
- Karar No
- 2023/2893
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- I. Hukuk Müşaviri …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem : Konya ili, Meram ilçesi, … Camii imam hatibi olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesince; her ne kadar aynı fiilden dolayı iki ayrı disiplin cezası verildiği ve davacının savunmasının alınmadığı, polis memurlarınca içeriği değiştirilmiş ifadelerin okutulmadan imzalatıldığı ileri sürülmekte ise de, incelenen dosya kapsamından, davacının disiplin cezası olarak değil, 657 sayılı Kanunun 98/b maddesince memurluğa alınma şartlarından birini kaybetmesi nedeniyle görevine son verildiği, işlemden önceki bir tarihte, (25/06/2013 tarihinde), savunmasının usulünce alındığı ve yazılı tanık beyanının sunulduğu,
02/02/2013 günü saat 22:10 da düzenlenen tutanakta, emniyetteki ifadesinde ve idari yaptırım tutanağında imzasının bulunduğu ve belgelerin içeriğinin açık olduğu, soruşturma esnasında alınan ifadesinde davacının arkadaşlarını ziyarete gittiğini ve kimseyi göremeden geri döndüğünü, tanığının ise birlikte sohbet edip yiyip içtiklerini beyan ettiği, dolayısıyla tanık ifadesi ve davacı ifadesi arasında çelişki olduğu,
tanık F.A.'nın gerek asayiş şube müdürlüğünde gerekse soruşturma esnasında ifadesi alınırken davacıyı teşhis ettiği görülmekle, davacıya isnat edilen fiilin sabit olduğu ve bu fiili ile Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen ortak nitelik şartını kaybettiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacı tarafından çevresinde bilinir olma şartının gerçekleşmediği iddia edilmiş ise de, söz konusu olayın idari soruşturmaya konu olduğu ve iş çevresine de yansıdığı dikkate alındığında bu iddiaya itibar edilmeyerek davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Görevine son verilmesine dayanak gösterilen fiilin çevresinde bilinir olmadığı, Yönetmelikte aranılan alenilik şartının gerçekleşmediği, işlemin bu yönüyle hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2023/1706, K. 2023/2893, 25 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama