KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/3060 E., 2023/4695 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2023
- Esas No
- 2023/3060
- Karar No
- 2023/4695
- Temyiz eden (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
793 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava Konusu İstem
İzmir ili, Aliağa ilçesi, Aliağa Belediyesi … Müdürlüğünde harita teknikeri olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının C bendinin (ı) altbendi uyarınca aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle aylığından kesilen bedelin kesildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 28/11/2019 tarih ve E:2016/9346, K:2019/9367 sayılı bozma kararına uyularak.
Teftiş Kurulu Müdürlüğü tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı Tevdi Raporunda, … adlı vatandaşın taşınmazında tespit edilen imara aykırılıkların fotoğraflar üzerinde yapılan karşılaştırmalı incelemeler ve ...'in ifadesinde belirttiği üzere, iş bitirme tutanağı ve yapı kullanma izin belgesi verilmeden önce oluşturulduğunun anlaşıldığı belirtilmesine rağmen, 23/08/2013 tarihli teknik uzman raporunda, "...Yapı denetim şirketlerinin yapı kullanma izin belgesi verilmeden önce Belediyemize sunduğu düşünülen fotoğraflar yapılan tespitlerle karşılaştırıldığında,
binanın bodrum katındaki aykırılığın yapı kullanma izin belgesi verilmeden önce mi sonra mı olduğu önceki fotoğraflar üzerinde tarih bulunmamasından ötürü; ancak, olasılık dahilinde olduğu, binanın teras katındaki imara aykırılığın ise yapı kullanma izin belgesi verilmeden önce mi yoksa sonra mı yapıldığının fotoğraflardan anlaşılamadığı, binanın açık çıkmalarının kapalı hale getirilmesinin ise yapı kullanma izin belgesi verildikten sonra yapıldığının düşünüldüğünün" belirtildiği;
diğer yandan, dava konusu soruşturmanın dayanağını oluşturan ve kaçak olarak imalatlar yapıldığından bahisle müteaahit ...'yi şikayet eden … adlı taşınmaz sahibi vatandaşın 27/12/2011 tarihinde Belediye Başkanlığına verdiği dilekçesinde; "....mülkiyetinin tarafına ait olduğu ve kat karşılığı sözleşme ile ... tarafından müteahhitliği yapılan inşaatın eksiksiz olarak tamamlandığı, bu nedenle bodrum katlarda bulunan depolar dahil olmak üzere tüm katlara yapı kullanma izni verilmesinde tarafınca bir sakınca bulunmadığının" ifade edildiği,
bu durumda, davacıya isnat edilen fiilin her türlü şüpheden uzak, kesin ve hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgelerle ortaya konulamaması karşısında, davacının hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunduğundan bahisle aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı;
öte yandan, dava konusu işlemin hukuka aykırılığın tespit edilmesi nedeniyle işlem nedeniyle davacının maaşından kesilen paranın da kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesinin gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline ve kesinti yapılan miktarında kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu kararın, "yoksun kaldığı parasal haklarının kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmı incelendiğinde;
Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, dava açma tarihi olan 05/02/2015 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, söz konusu parasal hakların; "yoksun kaldığı parasal haklarının kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de;
bu yanlışlık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının, "Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 05/02/2015 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 12. Daire, E. 2023/3060, K. 2023/4695, 10 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama