KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2977 E., 2024/3894 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/2977
- Karar No
- 2024/3894
- Temyiz eden (davalı)
- ...Başkanlığı
- Vekili
- I. Hukuk Müşaviri Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Zonguldak ili, Çaycuma ilçesi, ...Mahallesi Camiinde imam hatip olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve...sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında başlatılan soruşturma neticesinde düzenlenen raporun değerlendirilmesinden, imam nikahı ile evlendiğini beyan ettiği yabancı uyruklu olan kadın ile sosyal medya hesabı üzerinden paylaşılan fotoğraflarının bulunması nedeniyle birlikteliğinin çevresi tarafından bilinir hale geldiği,
bu itibarla davacıya ifa ettiği görev bakımından, gerek İslam dininin öngördüğü emir ve yasaklara, gerekse toplumun örf ve adetleri ile genel ahlak kurallarına uygun bir yaşam sürdürerek manevi yönden çevresine örnek olma görevinin yüklendiği gözönüne alındığında, ortak nitelik koşulunu kaybettiği sonucuna varıldığından, görevine son verilmesine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 25/10/2023 tarih ve E:2020/5291, K:2023/5293 sayılı bozma kararına uyularak; davacının soruşturma konusu olan eyleminin özel hayatına ilişkin olduğu, arasında husumet bulan R.K. isimli şahsın şikayeti üzerine soruşturma başlatıldığı, davacının çevresindekilere düğününün olduğunu söylediği, netice itibarıyla anılan kadınla evlendiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının atanmasında itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinde İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğuna dair ortak nitelik şartını taşımadığından bahsedilemeyeceği sonucuna varıldığından,
imam hatiplik görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının aralarında nikah olmayan yabancı bir kadın ile lojmanda günlerce kaldığı, sosyal medya üzerinden fotoğraflar paylaştığı, yürütülen hizmetin özellik ve hassasiyeti dikkate alınarak işlem tesis edildiği belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde yeniden verilecek kararlara karşı yapılacak temyiz başvurularının Bölge İdare Mahkemesince bozma esaslarına uyulmuş olup olmadığı yönünden incelenmesi mümkündür. Temyizen incelenen kararda, Bölge İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2024/2977, K. 2024/3894, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama