KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/4255 E., 2024/3486 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/4255
- Karar No
- 2024/3486
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekilleri
- Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi bünyesinde sürekli işçi olarak görev yapan davacının, "06-09-10-12-13-18 Mayıs 2022 tarihlerinde mazeretsiz, izinsiz ve bildirimsiz mesailerine gelmemek" iddiasıyla hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde, Sağlık Bakanlığı Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi ile İşletme Toplu İş Sözleşmesi hükümleri uyarınca "Mazeretsiz herhangi bir tatil gününü takip eden 3 iş günü veya ardı ardına 4 iş günü işe gelmemek veya yılda 5 iş günü işe gelmemek" fiiline istinaden "İşten çıkarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Üst Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi ile İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesiyle İş Mahkemelerinin görevli kılınmış olması;
daha sonra yürürlüğe giren 7306 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi ile de 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11/01/2011 tarih ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya Kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına İş Mahkemelerinin bakacak olması karşısında, işçi olan davacı ile işvereni arasında iş akdinden doğan davanın görüm ve çözümünde İş Mahkemelerinin görevli bulunduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Hakkında, İş Kanunu'nda öngörülen hükümler değil, kamu hukukuna bağlı olarak yapılan disiplin soruşturması neticesinde savunması alınmak suretiyle Sağlık Bakanlığı Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi Ek-1 Disiplin Ceza Cetveli'nde yer verilen hükümlere bağlı olarak değerlendirme yapıldığı,
dolayısıyla dava konusu işlemin, özel hukuktan ve İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1 ve 5. maddelerinde ifade edilen iş hukuku ve iş akdinden bağımız olarak davalı idarenin tek taraflı irade açıklamasıyla kamu gücü kullanılarak tesis edilen ve idari yargının yetkisine giren ve kendisinin hukuki statüsü üzerinde etki doğuran bir işlem olduğu açık olduğundan, idari işlem olarak kabul edilmesi ve açılan işbu davanın esasının incelenerek görülmesi gerektiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyizi istenilen kararın, usule ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2024/4255, K. 2024/3486, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama