KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/976 E., 2024/2103 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Esas No
- 2024/976
- Karar No
- 2024/2103
- Temyiz eden (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Sendikası
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü ile ... arasında imzalanan ve 01/01/2022 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin "Yararlanma Koşulları" başlığını taşıyan 6.maddesinin ikinci fıkrası ile düzenlenen "Sosyal denge sözleşmesinin taraf sendikası, üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı unvanlı üyesinden aldığı aidatın iki katı oranında sosyal denge sözleşmesi aidatı alır. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri, söz konusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanır" düzenlemesinin iptali istemiyle yapılan ... tarihli ve ... sayılı başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde, sosyal denge tazminatı alan kamu görevlilerinden sözleşmeden faydalanan kişinin mali haklarından (maaş, ek ödeme, tazminat vs.) kesintiler yapılmasına cevaz veren herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği gibi, sendikanın gelirleri arasında sözleşme aidatı adı altında bir gelirin yer almadığı,
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun yapmış olduğu atıf dolayısıyla 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesine taraf sendikaya üye olmayan kişilerin toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanabilmesi için dayanışma aidatı kesilebileceği açık ise de, sosyal denge sözleşmesinin 4688 sayılı Kanun'da açıkça belirtildiği üzere toplu iş sözleşmesi niteliğinde olmadığı, dolayısıyla, 6356 sayılı Kanun kapsamında da bu yönde bir kesinti yapılmasının mümkün bulunmadığı,
sosyal denge tazminatı sözleşmelerinden faydalanabilmek için aidat veya başka adlar altında sözleşmeden faydalan kişinin mali haklarından kesintiler yapılmasına cevaz veren yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, bu bakımdan sözleşmeden faydalanan kamu görevlilerinden herhangi bir aidat kesintisi yapılamayacağı, ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek temsilci ile sözleşme imzalanacağına ilişkin düzenleme ile tanınan yetkinin, sözleşme imzalanması safhasında yürütülecek işlemler açısından hüküm ifade edeceği,
anılan yetkiye dayalı olarak da sosyal denge sözleşmesiyle, sözleşmeye taraf sendikaya aidat ödenmesine yönelik bir yükümlülük getirilmesine olanak bulunmadığ gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Danıştay Onikinci Dairesinin 02/03/2022 tarih ve E:2021/6335 sayılı yürütmenin durdurulması kararı üzerine Haziran 2022 maaş döneminden itibaren tüm personelden sosyal denge dayanışma aidatı kesintisi yapılmadığı, davanın konusuz kaldığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2024/976, K. 2024/2103, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama