KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/2248 E., 2022/503 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2022
- Esas No
- 2016/2248
- Karar No
- 2022/503
- Temyiz eden (davacı
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kaymakamlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Aydın ili, Didim ilçesi, … Mahallesi'nde bulunan mülkiyeti hazineye ait … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların zeytinlik olarak uzun süredir zilyedliğinde bulundurulduğundan bahisle Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesi uyarınca 10 yıl süreyle kiralanmasına yönelik olarak davacı tarafından 14/01/2016 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda.
Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün 03/02/2015 tarihli genel yazısında, Geçici 7. maddenin uygulanmasına yönelik olarak 11/09/2014 tarihinden önce tarımsal amaçla kullanılan hazineye ait arazilerin fiilen tarımsal amaçla kullanılıyor olmasının yanı sıra bu durumun kadastro veya tapulama tutanağı, tespit tutanağı, ecrimisil ihbarnamesi, ecrimisil tahsilat makbuzu, mahkeme kararı veya tahliyeye ilişkin yazışmadan herhangi biriyle belgelendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacının talepte bulunduğu taşınmazlara ait dosyalarda yapılan incelemede söz konusu bilgi ve belgelerden herhangi birine rastlanılmadığı,
davalı idarece taşınmazların bulunduğu mahâlde 22/12/2014 tarihinde inceleme yapıldığı, söz konusu taşınmazların 20/05/2014 tarihinden itibaren zeytin ağaçları dikilmek suretiyle işgal edildiğinin tespit edilmesi üzerine davalı idare işlemiyle işgal olunan taşınmazlardaki müdahalenin 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca menine karar verildiği,
dava konusu parseller 20/05/2014 tarihinden itibaren davacının zilyetliğinde bulunmakta ise de, davacının Yönetmelikte aranan şartları taşımadığı ve anılan taşınmazları kiraya verme hususunda idarenin takdir yetkisine sahip olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Geçici 7. maddede fiili kullanıcı olmak dışında bir koşul aranmadığı, idareye yapılan başvurunun kadastro veya tapulama tutanağı, tespit tutanağı, ecrimisil ihbarnamesi, ecrimisil tahsilat makbuzu, mahkeme kararı, tahliyeye ilişkin yazışma gibi ek koşullardan birinin yerine getirilmemesi nedeniyle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2016/2248, K. 2022/503, 16 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama