KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/3732 E., 2020/3334 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2020
- Esas No
- 2016/3732
- Karar No
- 2020/3334
- Temyiz eden (davacı)
- … Radyo Televizyon ve Yayıncılık A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurulu
- Vekili
- Av. … - Aynı adreste
- İstemin_konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin …. tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … logosuyla yayın yapan davacı şirkete ait yayın kuruluşunda 26/09/2013 tarihinde yayınlanan tele-alışveriş programında 6112 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendinin ihlâl edildiğinden bahisle uyarı yaptırımı uygulanmasına ilişkin Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun … tarih ve … no.lu toplantısında alınan ... sayılı kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ….
İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davaya konu olan programın içeriğinde yer verilen görüntülerin 6112 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendini ihlâl edip etmediği hususunun çözümünün teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle Mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda özetle, yayın saatinin çocuk ve ergenlerin televizyon izleyebildikleri zaman dilimine rastladığı, ergenlerin gelişmekte olan genç beyinlerinin, daha olgun beyinlere oranla çevresel girdilere daha hassas olduğu,
çocuk ve gençlerin dikkatsizce hazırlanmış programlardan olumsuz yönde etkilendiğinin bilindiği ve yayının 6112 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendini ihlâl ettiğinin ifade edildiği, bilirkişi raporu ile yapılan tespit ve varılan sonucun Mahkemece yerinde ve hükme esas alınacak nitelikte görülerek, davacı yayın kuruluşunun bilirkişi raporuna yaptığı itirazın söz konusu raporla tespit edilen hususları ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, bu nedenle davacının itirazının yerinde görülmediği;
bu durumda, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin ilgili mevzuat hükümleriyle birlikte değerlendirilmesinden, davaya konu olan yayında, 6112 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendindeki kuralın ihlâl edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, mevcut ilköğretim ve lise öğretim programlarında çeşitli derslerin içinde ergenlik dönemi eğitimlerinin yer aldığı ve çocukların 10 yaşına kadar cinsel konularda gelişim uzmanları tarafından bilgilendirilmesi gerektiği, davalı idare tarafından tesis edilen uyarı yaptırımının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, yetişkin izleyici kitlesini ilgilendiren cinsel içerikli bir ürünün tanıtımına çocuk ve genç izleyicilerin ekran başında olabileceği bir saatte yer verilmesinin ve yayının cinsel kimliği henüz oluşmamış bu kitleyi olumsuz etkileyeceğinin açık olduğu, Mahkeme tarafından sunulan bilirkişi raporunda 6112 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendinin ihlâl edildiğinin tespit edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2016/3732, K. 2020/3334, 25 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama