KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2017/1081 E., 2021/667 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2021
- Esas No
- 2017/1081
- Karar No
- 2021/667
- Temyiz eden (davacı)
- … Radyo ve Televizyon İletişim Reklam
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Yayıncılık A.Ş. VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 14/08/2015 tarihinde yayınlanan tele alışveriş kuşağında "…" "…" ve "…" isimli ürünlerin tanıtımı yapılmak suretiyle 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendinin ihlâl edildiğinden bahisle, davacı şirkete anılan Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 13.601,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin 09/09/2015 tarih ve 2015/39-142 sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile dava konusu yayına ait CD görüntüleri birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlık konusu programda tanıtımı yapılan ürünlerin kadınlar için cinsel açıdan etkili olacağı ifade edilerek, ürünün satın alınmasının ve kullanılmasının teşvik edildiği, böylelikle tüketicilerin tıbbi tedavi yöntemlerine duydukları güveni sarsıcı ve çıkarlarına zarar verici nitelikte yayın yapıldığı,
öte yandan, davacı şirkete 6112 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendini ihlâl etmesi nedeniyle daha önceki tarihlerde birden fazla yaptırım uygulandığının anlaşıldığı, bu itibarla, davacı şirket hakkında idarî para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, aynı fiilden dolayı verilen uyarı cezasının usulsüz tebliğ edildiği, usulüne uygun uyarı cezası tesis edilmeden idari para cezası uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, söz konusu yayının 6112 sayılı Kanun'un 9. maddesinin (c) bendini ihlâl etmediği, aldatıcılık unsurunun tespit yönteminin hatalı olduğu, aldatıcılık unsurunun bulunmasının tek başına yeterli olmadığı, aldatıcılık unsurunun tüketicinin satın alma kararını etkileyebilir nitelik taşıyıp taşımadığı hususunun önem arz ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, uyuşmazlık konusu yayında mevzuata aykırı olduğu düşünülen pek çok öğenin mevcut olduğu, tanıtım yayınında kullanılan ifadeleri ve ürüne dair iddiaları destekleyen somut bir argümana rastlanmadığı, tanıtımı yapılan ürünlerin farmakolojik içeriğinin ne olduğunun belirsiz olduğu, Sağlık Bakanlığı'nın konu ile ilgili yazılarında da, tedavide etkinliği ve emniyeti kanıtlanmamış söz konusu ürünlerin tanıtım yayınının yapılmasının izleyiciyi yanıltıcı, istismar edici ve izleyicilerin sağlığına, çıkarlarına zarar verici nitelikte olduğu, tebligatların usule uygun bir şekilde yapıldığı, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2017/1081, K. 2021/667, 24 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama