KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2017/2384 E., 2023/393 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2023
- Esas No
- 2017/2384
- Karar No
- 2023/393
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Enerji Üretimi Ltd. Şti.
- Vekili
- Av…
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Diyarbakır ilinde kurulması planlanan Metin (Kayser Barajı) HES projesi için … tarih ve EÜ… numaralı üretim lisansı sahibi davacı şirket tarafından, lisansa konu tesise ait Temmuz 2011, Ocak 2012, Temmuz 2012 dönemlerine ait ilerleme raporlarının Kuruma sunulmaması dolayısıyla, bahse konu aykırılığın 30 gün içinde düzeltilmesi için yapılan ihtarın 27/11/2014 tarih ve 29188 sayılı Resmî Gazete'de ilanen tebliğ edilmiş olması ve bu şekilde söz konusu aykırılığın süresi içerisinde giderilmediği tespit edildiğinden bahisle 572.186,00-TL idari para cezası uygulanmasına ve bahse konu aykırılığın 30 gün içerisinde düzeltilmesi için süre verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ….
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu işleme esas teşkil eden Temmuz 2011, Ocak 2012, Temmuz 2012 dönemlerine ait ilerleme raporlarının 30 gün içerisinde Kuruma sunulmasına dair 27/11/2014 tarih ve 29188 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ihtar yazısının, ilanen tebligat yapılmadan önce gerekli adres araştırması yapılmadığı, dolayısıyla şartları oluşmadan ilanen tebligat yapıldığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'ndaki usul izlenerek,
şirketin başka bir yere taşındığı da dikkate alınarak adres araştırması yapılması ve bütün araştırmalara rağmen tebligat yapılacak bir adrese ulaşılamaması hâlinde adresi meçhul kapsamında değerlendirilip ilanen tebligat usulünün uygulanmasına geçilebilecek iken, bu yol izlenilmeden ilanen tebligat yapılmasının mevzuata aykırı olduğu; bu itibarla, usulsüz olarak yapılan tebligat üzerine tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, ihtar kararının önce şirketin Kurumda kayıtlı “…” adresine tebliğe çıkarıldığı, muhatabın adresten taşınmış olması nedeniyle tebligat iade edildiği, bunun üzerine kayıtlarda yapılan incelemede şirketin 22/02/2011 tarih ve 147 sayılı Makam Olur'u ile adres tadili yaptığının tespit edildiği, daha sonra ihtar kararı tadilde belirtilen “…” adresine tebliğe çıkarılmışsa da, bu adresin de kapalı olması nedeniyle evrakın tebliğ edilemediği, davacının bildirdiği adreslerin tebliğ elverişli olmaması nedeniyle söz konusu kararın 27/11/2014 tarih ve 29188 sayılı Resmî Gazete'de ilanen tebliğ edildiği,
ihtara rağmen gerekli bildirimin yapılmadığının anlaşılması üzerine konunun Kurul gündemine intikal ettirildiği, bunun üzerine dava konusu idari para cezası kararının alındığı, bahse konu kararın kayıtlarda bulunan adreslere tebliğe çıkarılmasına rağmen adreslerin kapalı olması nedeniyle tebligatın iade edilmesi üzerine, söz konusu kararın 21/06/2015 tarih ve 29393 sayılı Resmî Gazete'de ilanen tebliğ edildiği, davacı şirketin "…" olan bildirim adresinin, şirketin … tarih ve … sayılı yazısı çerçevesinde 25/08/2015 tarih ve 32290 sayılı Makam Olur'u ile "…" olarak tadil edildiği, bu çerçevede ilgili mevzuat uyarınca ilanen tebligat yapıldığı,
davacının bu tarihten (21/06/2015) sonra (20/08/2015) yaptığı adres tadili başvurusunun hâlihazırda ilanen tebligat yapılmış olması nedeniyle tebliğe ilişkin herhangi bir sorumluluk doğurmadığı, davacının piyasada faaliyet gösteren bir sermaye şirketi olarak fiili olarak yaptığı adres değişikliğini resmi vasıta ve yollardan ilan yoluna geç giderek, iş ve işlemlerde bulunduğu muhataplarını bu durumdan haberdar etmediği, yani bu hususta basiretli bir tacir gibi davranmadığı,
idari yaptırımın ilanen tebliğ edilmesine davacının kusurlu davranışı sebep olduğundan kendi kusuruna dayanarak bir hak elde etmesinin hukuk düzenince himaye edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2017/2384, K. 2023/393, 26 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama