KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/1150 E., 2023/4910 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
- Esas No
- 2018/1150
- Karar No
- 2023/4910
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurulu
- Vekilleri
- Av. …, …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: ... Köpük Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin %41,60 oranındaki payını satmasına rağmen Özel Durumlar Tebliği’nin (Seri:II, No:15.1) 11. maddesi uyarınca Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) özel durum açıklaması yapmadığından bahisle 24.672,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından, yönetim kurulu üyesi olmadığının veya şirkette herhangi bir yöneticilik görevi üstlenmediğinin, ilgili mevzuat düzenlemelerine vakıf olmadığının ve yapmış olduğu pay satışına ilişkin KAP'ta özel durum açıklaması yükümlülüğünün bulunduğunu bilmediğinin, savunma talebinin istenilmesinden sonra 07/09/2015 tarihinde KAP'ta özel durum açıklaması yaptığının, pay devrinin borsa dışı işlem olması nedeniyle kimseye zarar vermediğinin, söz konusu durumun hiçbir kasıt ya da kötü niyet olmadan tamamen bilgisizlikten kaynaklı bir hata olduğunun iddia edildiği,
ancak davacının şirketin yönetim kurulu başkanının eşi olduğu, yönetim kurulu başkanının da idarî sorumluluğu bulunan kişi olduğu, eşi olan davacının da sorumluluğu bulunan kişi ile yakından ilişkili kişi sıfatına haiz olduğu, kamuya açıklama yapmakla yükümlü kişilerden olduğu, davacının şirket sermayesini temsil eden paylara ilişkin gerçekleştirdiği işlemleri Tebliğin 11. maddesi uyarınca KAP'ta açıklama yükümlülüğü bulunduğu anlaşıldığından, bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle hakkında tesis edilen dava konusu idarî para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, iddiaların incelenmeksizin hüküm kurulduğu, satın aldığı payların halka arz edilen paylardan olmaması nedeniyle KAP’ta açıklama yapma yükümlülüğünün bulunmadığı, Tebliğ’de borsada işlem gören paylara ilişkin düzenlemeler yapıldığı, Tebliğ’in amacına uygun yorumlanmadığı, savunmayla birlikte raporun tebliğ edilmemesinin savunma hakkını kısıtladığı, davalı idarenin savunma dilekçesinin eklerinin tebliğ edilmediği, adil yargılanma hakkının ihlâl edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/1150, K. 2023/4910, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama