KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/1518 E., 2024/3001 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2024
- Esas No
- 2018/1518
- Karar No
- 2024/3001
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu (E-Tebligat
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Petrol Nakliyat Gıda İnşaat Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
697 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda belirtilen kaçakçılık suçunun işlendiğinin tespit edildiğinden bahisle davacıya ait akaryakıt istasyonunun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin 8. fıkrası uyarınca mühürlenerek piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına ilişkin işlemin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine dair Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (Kurum) Denetim Dairesi Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda. "Çankırı ili, Ilgaz ilçesi,. Yolu,.
Mevkii …" adresinde faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimler sonucunda, otomasyon sistemine bağlı olmayan iki adet gizli yer altı tankının, bir adet gizli düzeneğin ve gizli tank içerisinde menşei belli olmayan akaryakıtın tespit edilmesi üzerine akaryakıt istasyonunun mühürlendiği, lisans devrine ilişkin bloke konulduğu, davacı şirkete bu fiillerden dolayı üç ayrı idari para cezası verildiği, bu para cezalarına ilişkin olarak yargılama aşamalarının devam ettiği ve herhangi bir ödeme yapılmadığı,
söz konusu fiillerle ilgili davacı şirket yetkilileri hakkında kaçakçılık suçundan dolayı adli yargıda açılan davada,.
Asliye Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin 14. fıkrası ihlal edildiğinden dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın 05/03/2015 tarihinde kesinleştiği, adli yargıdaki kesinleşme kararı sonrasında istasyona ilişkin mührün ve lisans devrine ilişkin konulan blokenin kaldırılması talebiyle davalı idareye başvurulduğu, bu talebin reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı,
Bu durumda, istasyon mühürleme işleminin dava aşamasına yönelik geçici bir tedbir olması, kovuşturmaya yer olmadığı kararı ya da mahkeme kararının kesinleşmesine kadar devam etmesi karşısında, adli yargıda açılan davada kesinleşmiş bir karar verilmesi nedeniyle mühürleme işleminin kaldırılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, 5015 sayılı Kanunun 20.maddesinin 8. fıkrasının ''Lisans sahibine verilen idari para cezası ödenmeden lisansa konu tesis için lisans verilmez.'' kuralı uyarınca davacı şirket hakkında tesis edilen idari para cezalarının ödenmemesi nedeniyle lisans devrini engelleyen blokenin kaldırılması talebinin reddine ilişkin işlemde ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem kısmen hukuka uygun bulunarak davanın reddine ve kısmen dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, mühürleme işleminin tesis edildiği tarihte henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı, idari tedbir mahiyetindeki mühürleme işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/1518, K. 2024/3001, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama