İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2018/1694 K.2023/5072

Av. ...

Esas2018/1694Karar2023/5072Tarih27 Kasım 2023Okuma7 dk · 1.422 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/1694 E., 2023/5072 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
27 Kasım 2023
Esas No
2018/1694
Karar No
2023/5072
Temyiz eden (davacı)
...Doğalgaz Dağıtım A.Ş.
Vekilleri
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.422 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) :...Kurumu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, sorumluluğunda bulunan dağıtım bölgesi için 2012-2016 yılları arası doğal gaz perakende satış tarifesinin belirlenmesine yönelik olarak tesis edilen... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda özetle; "davacının, dağıtım şirketi bağlantı bedeli gelirlerinin baz varlık tabanından düşülmesinin eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine aykırılık oluşturduğu, düşüldüğü taktirde ise bu gelirlerin %20’lik vergi yükü dikkate alınarak itfa süresince (22 yıl) eşit pay edilerek her yıl yapılan yatırımlardan ilgili payın düşülmesi gerektiği iddiasıyla ilgili olarak;

lisans sahibi şirketlerin “dağıtım şebekesi” için yatırımlarını kendileri yaparken dağıtım şebekesini son kullanıcıya bağlayan hatların yani 'servis hatlarının' bedelini son kullanıcılardan Abone Bağlantı Bedeli (ABB) adı altında tahsil ettikleri, dosya kapsamında bulunan İhale Şartnamesi'nin incelenmesinden.

ABB’nin şebeke yatırım harcamalarından düşülmeyeceğine ilişkin bir düzenlemenin mevcut olmadığının görüldüğü, bilakis 'Abone bağlantı bedeli, sayaç dahil dağıtım şebekesinin abone iç tesisatına bağlantısı için gereken proje, işçilik, malzeme, kontrol ve onay harcamalarının abone başına düşen payını ifade eden ve ilgili aboneden tahsil edilecek bedeldir.' denmek suretiyle bu bedelin tarife yoluyla verilmeyeceği dolaylı olarak ifade edilerek,

alınan bu bedelin harcanan bedellerden düşülebilmesinin hukuki zemininin oluşturulduğu bu nedenle, İhale Şartnamesi hükümlerini değiştirmeyen veya bu Şartname ile dağıtım şirketlerine verilen bir hakkı ortadan kaldırmayan Kurul kararının uygulanması gerektiğinin değerlendirildiği, kaldı ki, bağlantı bedelinin yatırım maliyetlerinden düşülmesinin makûl bir gereklilik olduğu,

zira, tüketici tarafından karşılanan ABB’nin yatırım maliyetlerinden düşülmemesi hâlinde tarife yoluyla tüketicilerden mükerrer olarak tahsil edilmesi sonucunun ortaya çıkacağı dolayısıyla, yürürlükteki mevzuat uyarınca, baz varlık tabanını belirlerken 8 yıl boyunca yapılan tüm şebeke yatırımlarını hesaplayarak bu tutardan ABB gelirlerini düşmesinin hukuka uygun olduğu;

dağıtım şirketi tarife hakkı elde ettiği tarih olan ... tarihi ile ... sayılı Kurul kararının 6. maddesi gereği 31/12/2012 tarihi arasındaki gelir farkının, ÜFE ve finansal getirisiyle hesaplanıp baz varlık tabanına eklenmesini ve yeniden düzenleme tarihine kadar tekrar hesaplanması gerektiği iddiasıyla ilgili olarak; davacı şirketin 27/01/2012 tarihi itibarıyla yeni tarifeyi hak etmiş olup sürenin dolduğu takvim yılının sonunun 31/12/2012 tarihi olduğu ancak şirkete dava konusu olan ... sayılı Kurul kararı ile... tarihinde tarifesi verildiği,

bu nedenle tarife hakkı elde edilen 27/01/2012 tarihi ile 31/12/2012 tarihleri arasındaki gelir farkı ile 31/12/2012 tarihi ile tarifenin verildiği tarih olan 01/08/2013 tarihi arasındaki gelir farkının da verilmesi gerektiği, diğer taraftan dava dosyasına sunulu İnceleme ve Değerlendirme Raporu'nda, ilk 8 yılı dolan şirketlerin yeni tarife yapılıncaya kadar geçen sürede oluşan gelir farkının nasıl hesaplandığı konusunda bilgilerin mevcut olduğu ve bu hususun Kurula üç alternatif şeklinde sunulduğu, bu alternatiflerin gelir farkının baz varlık tabanına eklenmesi,

ilk yıl hesaplamalarına dahil edilmesi ve ilk tarife uygulama döneminin tümüne dahil edilmesi olduğu ve Kurulun üçüncü seçeneği kabul ettiği anlaşıldığı, %11,83 olarak belirlenen ve %11,17 olarak dönemsel düzeltmesi yapılarak uygulanan reel makul getiri oranının doğru olduğunun değerlendirildiği zira, davacı şirket dahil, tüm dağıtım şirketlerine tarife metodolojisinin ilk dönem uygulamasında şirketlere şebeke yatırımları için %11,83 reel makul getiri oranı; yıllık enflasyon oranı dahil yaklaşık %20 kâr oranı ile enflasyon değerlemesi öngörüldüğü ve bu detayın çok önemli olduğu,

öyle ki, lisans şirketi hükmü şahsiyeti ile tek elden satış yapan dağıtım şirketlerinin rekabet unsuru tesis edilmeden, doğrudan tek satıcı ve yönlendirici olarak bu hizmetin ifasındaki piyasa riskinin ziyadesi ile düşük olduğu, bu avantaja ilave olarak.

Düzenlenmiş Varlık Tabanı'nın %5’i oranında bir şebeke harici varlık öngörüsünde de bulunularak ilave bir kazanç geliri de hesap bütünlüğüne dahil edilmiş olduğu Kurul kararı ile belirlenen %11,83 oranı reel getiri olup düzenlenmiş varlık tabanı ile aynı dönemsel baza getirilmemiş brüt bir oran olduğu; bu vesile ile davacı şirketin reel makul getiri oranının düşük ve farklılığı izahtan vareste bir durum olduğu;

ihaleye katılarak lisans alan dağıtım şirketlerinin ihale öncesinde de sermaye koyma şartı aranmaksızın belediyelere yüzde on oranında hisse verileceğini bilmekte oldukları, her ne kadar belediyeler sermaye koymasalar da belediyenin şirket yönetim ve denetim kurullarında temsil edilmesi ve böylelikle şehir içi doğalgaz dağıtımı ile ilgili kararlarda ve denetiminde bilgisi ve etkinliğinin olması şirketin yaptığı ve yapacağı yatırımlar ve uygulamalarda etkinlik açısından değer yarattığı, bu bağlamda bedelsiz paylar nedeniyle şirketin gelir kaybının oluşmadığı ve davalı idarenin uygulamasında bir yanlışlık olmadığının değerlendirildiği",

bilirkişi raporuna, davacı ve davalı idare tarafından itiraz edilmesi üzerine, itiraz konusu hususlarla ilgili olarak alınan ek bilirkişi raporunda, "baz varlık tabanı, gelir farkı, %11,17 olarak belirlenen reel makul getiri oranı ve belediyelere bedelsiz bırakılan paylar nedeniyle oluşan gelir kaybıyla ilgili olarak ilk raporda belirtilen görüşlerinin devam ettiği, davalı idarenin makul bulmadığı gerekçesi ile dikkate almadığı 2012 yılı işletme giderleri ile dağıtım bölgesinin genişlemesinden doğan ek işletme giderlerine ilişkin olarak davacı şirket tarafından sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden de,

bu giderlere ait bütün incelemenin tarife metodolojisi kapsamında yapıldığı ve bütün hesaplara dahil edildiği, her yatırım ve işletme maliyetinin de dikkate alınarak belirlendiğinin tespit edildiği, bu hususta da mer'i mevzuata aykırı bir durumun olmadığı"nın belirtildiği, bu durumda, dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; baz varlık tabanı hesaplanırken ABB gelirlerinin düşülmesinin yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, gelir farkının söz konusu tarife dönemi içerisinde ne şekilde şirkete verileceğinin davalı idarenin takdirinde olduğu,

davalı idare tarafından %11,83 olarak belirlenen ve %11,17 olarak dönemsel düzeltmesi yapılarak uygulanan reel makul getiri oranının doğru olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, yönetmelik ile düzenleme yapılması gereken konuların davalı idare tarafından Kurul kararları ile düzenlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, dağıtım şebekesi yatırımları ile ilgili olmayan, bağlantı giderleri/yatırımları ile bağlantı gelirlerinin, baz varlık tabanı hesaplamaları dışında değerlendirilmesi ve baz varlık tabanı hesaplamalarına dahil edilmemesi gerektiği, zira, ihaleye göre bağlantı yatırımları maliyetlerine abonelerin katlanmasının öngörüldüğü ve ihale şartnamesinin buna göre düzenlendiği,

dolayısıyla, davalı idarenin uygulaması ile ihale şartlarının sonradan ihaleyi alan aleyhine değiştirilmesi anlamına geleceği, geç ödemeden kaynaklanan finansal zararların giderilmesi suretiyle oluşacak gelir farklarının güncellenmesinin hakkaniyet gereği olduğu, bilirkişi raporunda sadece %11,83 oranının dönemsel düzeltmesi yapılarak %11,17 olarak uygulanmasının doğru olduğunun belirtildiği, ancak bu oranın 4646 sayılı Kanun'un amacına uygun olarak makul ölçüde kârlılık sağlayıp sağlamadığının somut veriler ile ortaya konulamadığı,

tarife uygulamasında baştan %11,83 olarak belirlenen getiri oranının şirkete konulan net sermaye tutarına aynı oranda uygulanmadığı, hesaplama yapılırken belediyenin bedelsiz paylarının ayrılmayarak bu oranın şirkete daha düşük uygulanmasına sebep olduğu, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dosyanın incelenmesinden, tarafların bilirkişi raporuna itiraz etmesi üzerine dosyaya sunulan 16/08/2016 havale tarihli ek bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin genel olarak ilk rapordaki değerlendirmelerin tekrarı niteliğinde olduğu ve sonuç olarak davacının iddialarının yerinde olmadığının belirtildiği, ek raporun sonuç ve kanaat kısmındaki değerlendirmelere Mahkeme kararında yer verildiği, bu kapsamda davacı tarafından gerek istinaf gerek temyiz dilekçelerinde bilirkişi raporlarındaki (Mahkeme kararında da yer alan) değerlendirmelerin hukuka uygun olmadığı yönünde itirazlara yer verildiği anlaşılmaktadır.

Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 27/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2018/1694, K. 2023/5072, 27 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'in Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2018/1694
Karar No
2023/5072
Tarih
27 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2018/1698 K.2023/4996
  • Danıştay 13. Daire E.2018/1705 K.2023/4842
  • Danıştay 13. Daire E.2018/1712 K.2023/4522
  • Danıştay 13. Daire E.2018/1770 K.2023/4762
  • Danıştay 13. Daire E.2018/1793 K.2023/4513
  • Danıştay 13. Daire E.2018/1795 K.2023/4815

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.