KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/1883 E., 2023/4695 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2023
- Esas No
- 2018/1883
- Karar No
- 2023/4695
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
631 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının yönetim kurulu üyesi olduğu … Yağ Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararıyla verilen 125.516,00-TL idari para cezasının tahsil edilememesi üzerine kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; söz konusu iddiaların ancak davacı adına tahakkuk ettirilen idari para cezasına karşı görevli mahkeme nezdinde açılacak iptal davasında ileri sürüleceği açık olup, dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına karşı dava açılmadığı ve dolayısıyla para cezasının da kesinleştiği anlaşıldığından, kesinleşen amme alacağının vadesinde ödenmemesi nedeniyle tahsiline ilişkin olarak düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nce; davacının,.
Yağ Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 13/04/2004 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında 3 yıl süreyle yönetim kurulu üyesi seçildiği, 06/04/2004 tarihli yönetim kurulu kararıyla yönetim kurulu başkanı ...'ın tek başına şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, bir sonraki genel kurul toplantısının 15/06/2010 tarihinde yapıldığı ve yönetim kurulu üyeliklerine ..., … ve …'ün seçilerek aynı tarihli yönetim kurulu kararıyla da şirketi temsil ve ilzam yetkisinin tek başına yönetim kurulu başkanı ...'a verildiği,
söz konusu tarihten sonra herhangi bir genel kurul toplantısı yapılmadığı ve şirketin 18/09/2015 tarihi itibarıyla Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin ettirildiğinin anlaşıldığı, buna göre, 13/04/2004 tarihinden tüzel kişiliğin sona erdiği 18/09/2015 tarihinine kadar asıl borçlu şirketi yönetim kurulu başkanı ...'ın tek başına temsil ettiği, temsil ve ilzama yetkisi olmayan davacının ise ödeme emrine konu kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği dönemde kanuni temsilci olarak herhangi bir görevi bulunmadığından,
davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı adına 11 adet ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği, davacının bu ödeme emirlerine karşı 43 ayrı dava açtığı, davaların birleştirilerek görülmesi gerektiği, her bir davada davacı lehine hükmedilen vekâlet ücreti nedeniyle hazinenin zarara uğradığı, asıl borçlu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin ettirildiği, mal varlığı araştırmasından sonuç alınamadığı, kamu alacağının şirketin yönetim kurulu üyesi ve başkan yardımcısı olan davacıdan tahsili yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ..'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/1883, K. 2023/4695, 9 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama