KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/308 E., 2022/2047 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2022
- Esas No
- 2018/308
- Karar No
- 2022/2047
- Temyiz eden (davacı)
- … Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Üst Kurulu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
747 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin, Bursa il merkezine yönelik yayın yapabileceği frekansların kendisine bildirilmesi talebiyle yaptığı 22/04/2013 tarihli başvurunun reddine ilişkin 08/05/2013 tarih ve 5581 sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) İzin ve Tahsisler Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ...
İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı sonrasında … tarih ve … sayılı Üst Kurul kararıyla, davacı şirkete Bursa ili Gemlik ilçesine yönelik 91.3 MHz frekansından radyo yayın izni verilmesinin ardından, anılan Mahkeme kararının; söz konusu başvurunun "Üst Kurulun değerlendirmesine sunulmadan Daire Başkan Vekili tarafından tesis edilen işlem ile reddedilmesinde yetki unsuru yönünden hukuka uygunluk ... bulunmamaktadır." şeklindeki gerekçeyle onanması yönünde verilen Dairemizin 30/13/2015 tarih ve E:2015/23, K:2015/1250 sayılı kararının uygulanmasını teminen tesis edilen;
davacı şirketin başvurusunun reddine ve Bursa ili Gemlik ilçesine yönelik 91.3 MHz frekansından yapılan radyo yayınının 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 33. maddesi uyarınca durdurulması yönünde uyarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Üst Kurul kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin, 1995 yılında Bursa iline yönelik yerel düzeyde (R3) yayın lisansı başvurusunda bulunduğu, anılan başvuruya istinaden başladığı yayınlarına kendi isteğiyle ara verdiği, 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'u yürürlükten kaldıran 6112 sayılı Kanun ile konu hakkında yeni hukukî düzenlemeler getirildiği,
anılan Kanun'un Geçici 4. maddesi uyarınca yeni Kanun'a göre uygulama yapılıncaya kadar sadece 3984 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesi kapsamında karasal ortamda yayında olan radyo ve televizyon kuruluşlarının, Üst Kurulca yayın yapmalarına müsaade edilmiş olan yerleşim yerleri ile sınırlı olmak kaydıyla yayınlarına devam etmelerine imkân tanınarak yeni bir geçiş süreci öngörüldüğü, davacı kuruluşun, 6112 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 03/03/2011 tarihinde yayında olmadığı ve bu nedenle 6112 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında yayın hakkının bulunmadığı göz önüne alındığında, davacı hakkında;
ara verdiği yayınına tekrar başlamak üzere yaptığı başvurunun reddine ve izinsiz yayın yapılan yerdeki yayının durdurulmasına dair tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 22/04/2013 tarihli başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararının kesinleştiği, anılan Mahkeme kararının davalı idarece uygulanmasının zorunlu olduğu, davalı idarenin kurulduğu tarihten itibaren 20 yıldan uzun bir süre geçmesine rağmen, frekans tahsisine ilişkin ihaleler ve gerekli sair düzenlemelerin hâlen yapılmadığı, bu durumun Anayasada güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden; "haberleşme hürriyeti", "basın hürriyeti" ve "düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti"nin ihlal edilmesine yol açtığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki belgeler ile Dairemizin 02/03/2022 tarih ve E:2018/308 sayılı ara kararına verilen cevaplar incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/308, K. 2022/2047, 16 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama