KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/808 E., 2023/5145 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2023
- Esas No
- 2018/808
- Karar No
- 2023/5145
- Temyiz eden (davalı)
- … Düzenleme Kurumu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
959 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Dava konusu istem: Aksaray ili, Akçakent ilçesi, … Karayolu Üzeri … km mevkiinde faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 05/10/2015 tarihinde Aksaray İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yapılan denetimde, vaziyet planında bulunmayan ve otomasyon sistemine bağlı olmayan tank tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin 8. fıkrası uyarınca tesis edilen akaryakıt istasyonunun mühürlenmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … tarih ve … sayılı kararıyla davacı hakkında delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu karara itirazın … Sulh Ceza Hakimliği'nin … tarih ve … Değişik İş sayılı kararıyla reddedilerek kesinleştiği görüldüğünden, kaçakçılık faaliyetine esas teşkil edebilecek gizli tank ve düzenek bulundurulduğundan bahisle yapılan mühürleme işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulundurmanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na göre kaçakçılık fiili oluşturduğu, akaryakıt istasyonunda 08/09/2015 tarihinde yapılan denetimler sonucunda vaziyet planında bulunmayan ve otomasyon sistemine dahil edilmeyen yer altı tankının tespit edilmesi nedeniyle anılan istasyondaki tüm faaliyetlerin mühürleme suretiyle durdurulduğu,
dava konusu mühürleme işleminin tesis edildiği tarihte kovuşturmaya yer olmadığına dair bir karar veya kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
ESAS YÖNÜNDEN
MADDİ OLAY
Aksaray ili, Akçakent ilçesi, E-… Karayolu Üzeri … km mevkiinde faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 05/10/2015 tarihinde Aksaray İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yapılan denetimde, vaziyet planında bulunmayan ve otomasyon sistemine bağlı olmayan tank tespit edilmiştir. Söz konusu tespite istinaden 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin 8. fıkrası uyarınca akaryakıt istasyonunun mühürlenmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "İdari yaptırımlar" başlıklı 20. maddesinin 8. ve 9. fıkralarının dava konusu mühürleme işleminin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan hâlinde, "5607 sayılı Kanunda belirtilen kaçakçılık fiillerinin işlendiği tespit edilen rafineri hariç her türlü tesiste lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar Kurum tarafından geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez. Kesinleşmiş mahkeme kararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal edilir. Lisans sahibine verilen idari para cezası ödenmeden lisansa konu tesis için lisans verilmez.
Kaçakçılık fiilinin sadece ulusal marker seviyesi ile ilgili olması durumunda, geçici durdurma kararı akredite laboratuvar analiz sonucuna göre verilir. Akredite laboratuvar analiz sonucunun bildirilmesine kadar kaçak akaryakıt satışını engelleyecek idari tedbirler Kurum tarafından alınır." kuralı yer almıştır.
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun "Kaçakçılık suçları" başlıklı 3. maddesinin 14. fıkrasında ise, "Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Aktarılan kurallar uyarınca, kaçak akaryakıtı herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulundurma fiillerinin kaçakçılık suçu teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
Kaçakçılık fiilinin sadece ulusal marker seviyesi ile ilgili olması durumunda önce ulusal marker seviyesinin geçersiz çıktığı tank ve düzeneklerin mühürleneceği, alınan numunelerin analiz için akredite laboratuvarlara gönderileceği, bu numunelerin analizi sonucunda ulusal marker seviyesinin geçersiz çıkması durumunda, akaryakıt istasyonunun tamamının geçici olarak mühürleneceği; ancak kaçakçılık suçu bakımından 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 14. fıkrasındaki fiillerin varlığına ilişkin tespitlerin bulunması hâlinde akaryakıt istasyonunun tamamının geçici olarak mühürleneceği açıktır.
Öte yandan, mühürleme işlemi bir idari tedbir mahiyetinde olduğundan, işlemin tesis edildiği tarih dikkate alınarak hukukî değerlendirmeye tâbi tutulması gerekmektedir.
Bu durumda, 08/09/2015 tarihinde istasyonda yapılan denetimde vaziyet planında bulunmayan ve otomasyon sistemine dahil edilmeyen bir adet yeraltı tankı tespit edildiği, 05/10/2015 tarihinde yapılan denetimlerde yeraltı tankının hâlen akaryakıt istasyonunda bulunduğunun ve usûlüne uygun olarak kaldırılmadığının görüldüğü anlaşıldığından, 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 14. fıkrası uyarınca kaçakçılık suçu kabul edilen kaçak akaryakıt satmaya ve herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde sabit tank, düzenek veya ekipman bulundurma fiiline ilişkin tespit edilen aykırılıklar üzerine 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca tesis edilen istasyonun mühürlenmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/808, K. 2023/5145, 29 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama