KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1218 E., 2023/1738 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2023
- Esas No
- 2019/1218
- Karar No
- 2023/1738
- Temyiz eden (davacı)
- … Medya Hizmetleri A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurulu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 22/09/2017 tarihinde yayınlanan "…" isimli programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle 207.122,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyada bulunan deşifre metinlerin ve yayın CD'sinin incelenmesinden, anılan programda program sunucusu ..., ... ve yayına katılan ... arasında geçen konuşmaların kişiyi rencide edici, kişilerin ve özel hayatın saygınlığını zedeleyici nitelikte olduğu, ilgili kişinin ünlü olmasının özel hayatının her alanının haber yapılabileceği anlamına gelmediği, ayrıca yayın canlı olsa dahi sorumlu yayıncılık anlayışının gereği olarak yayıncı kuruluşun yayın ilkesinin ihlâlini önlemek için gerekli teknik tedbirleri almak suretiyle ihlâli engelleyebilecekken yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, uyuşmazlık hakkında bilirkişi görüşüne başvurulmadan eksik incelemeyle karar verildiği, yayının bir magazin programı olduğu göz önüne alındığında genel formatının hukuka aykırı hiçbir unsur içermediği, bahsi geçen magazin haberinin basına daha önce de birçok defa düştüğü ve artık tüm kamuoyunca bilinen bir vakıa olduğu, haberde kişilerin özel hayatıyla ilgili gerçek dışı hiçbir iddiada bulunulmadığı, onların kişiliklerinin gülünç duruma düşürülmediği, vakar, haysiyet ve iffetlerine taarruz edilmediği, canlı olarak yayınlanan yayında ihlâlin yaşanmaması için gerekli müdahalenin yapıldığı,
telefonla yayına bağlanan konuğun hakaret içeren ifadeler kullanmaya hazırlanırken sunucuların her ikisinin de durumu fark ettikleri ve araya girip bu ifadelerin sarf edilmesine engel oldukları, hemen ardından da teknik ekibin devreye girdiği ve yayının sesinin kesildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, yayında dile getirilen ifadelerin kişilerin saygınlığını rencide edici nitelikte olduğu, kişilik haklarının ihlâl edilip edilmediğinin tespitinin teknik ya da uzmanlık gerektiren bir konu olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/1218, K. 2023/1738, 6 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama