KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1413 E., 2024/2190 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Esas No
- 2019/1413
- Karar No
- 2024/2190
- Temyiz eden (davacı)
- ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansına sahip olan davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 04/08/2015 tarihinde yapılan denetimde, otomasyon sistemine müdahale edildiği, otomasyon sisteminin çalışmadığı ve gerekli müdahalelerin yapılmadığının tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 972.717,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının bayisinin dağıtıcı dışı motorin ürünü alışı ve satışı yapıldığı, bu durumun engellenmesi amacıyla otomasyon sistemine müdahale edildiği, çöp kutusunda bulunan ve müşterilerin almadığı 15 adet fişin incelendiği, bu satışlardan 9 tanesinin otomasyon sisteminde gözükmediği, tanklarda bulunan benzin ve motorin miktarı ile otomasyon kayıtlarının örtüşmediği, tanklara yapılan dolumların ve satışların sisteme işlenmediği, 01/07/2015 tarihinden itibaren motorine ilişkin otomasyon sisteminin çalışmadığı hususlarının tespit edildiği,
dava dilekçesinde ise denetimin yapıldığı tarih itibarıyla anlaşmalı olan otomasyon şirketinin yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle sözleşmenin davacı şirketçe tek taraflı olarak feshedildiğinin beyan edildiği; bu durumda, davacı şirketin bayisinin otomasyon sistemin sağlıklı çalışmadığının yapılan tespitler ve tanzim edilen tutanaklarla sabit olduğu görüldüğünden, davacı şirket dağıtıcı sıfatı ile bayisinin fiilerinden sorumlu olduğundan, davacı şirkete aykırılığın gerektirdiği para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu fiil tarihi dikkate alındığında fiilin ceza zaman aşımına uğradığı, ön araştırma ve soruşturma prosedürüne uyulmadığı, olay yeri tutanağının gerçeği yansıtmadığı, tutanakta yer verilen hususlara destekleyecek tanık video kaydı gibi delillerin bulunmadığı, kamu gücü kullanamayacağından bayide arama yapılamayacağı, otomasyon sisteminin korunmasında bayinin sorumluluğunda olduğundan cezaları şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği, 7164 sayılı Kanun'la getirilen lehe düzenlemelerin uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulması gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/1413, K. 2024/2190, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama