KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2071 E., 2024/1570 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2024
- Esas No
- 2019/2071
- Karar No
- 2024/1570
- Temyiz eden (davacı)
- ... Akaryakıt LPG LNG CNG Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 10/09/2014 tarihinde yapılan denetimde, tank seviyelerindeki azalış ve artışın otomasyon sistemine yansımadığı ve otomasyona bağlı olmayan pompalar bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca, 883.405,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ...sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, tank seviyelerindeki artış ve azalışların otomasyon sistemine yansımadığı ve otomasyona bağlı olmayan pompaların bulunduğunun tespit edildiği, denetim tarihinden önce 05/07/2014 ve 24/07/2014 tarihlerinde davacı şirket tarafından bayisine akaryakıt ikmali yapıldığı, denetim tarihine kadar bayiye ait harhangi bir otomasyon verisinin bulunmadığının tespiti üzerine soruşturma başlatıldığı,
davacının davalı idareye sunmuş olduğu yazılı savunmasında, söz konusu istasyona yeni bayilik verildiğinden ötürü bayideki işleyişten bilgi sahibi olmadıkları, tespit edilen aykırılıkların otomasyon firmasının değişmesinden kaynaklandığı ileri sürülmüş ise de denetim tarihinden önce davacı şirket tarafından bayisine iki defa akaryakıt ikmali yapıldığının tespit edildiği, yasal düzenlemeler ile dağıtıcı lisansı sahibine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilmediği, bu durumda, davacının fiili sabit olduğundan tesis edilen idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı,
öte yandan, ihlalin niteliği ile verilen ceza karşılaştırıldığında, davacının sabit olan fiilinin niteliğine ve ağırlığına uygun olarak davalı idareye tanınan takdir yetkisi uyarınca üst sınırdan ceza verilmesinde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 1240 sayılı Kurul kararının kendilerine uygulanmaması yolunda yaptığı başvurunun reddine ilişkin açılan davada yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, denetimin bayi sözleşmesinin feshinden sonra gerçekleştirildiği, 7164 sayılı Kanun'la getirilen lehe düzenlemelerin kendilerine uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/2071, K. 2024/1570, 1 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama