KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2186 E., 2023/1470 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Mart 2023
- Esas No
- 2019/2186
- Karar No
- 2023/1470
- Temyiz eden (davacı)
- … A.Ş.
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurulu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait ''...'' logosuyla yayın yapan televizyon kanalında, 12/02/2016 tarihinde yayınlanan "..." adlı programda yer alan ifade ve görüntülerle, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." yayın ilkesinin tekraren ihlâl edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 280.177,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (Üst Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 12/02/2016 tarihinde saat 19.00'da yayınlanan programda "Önce Babasını Sonra Kendini Vurdu" haber bandıyla sunulan haberde, babasının beylik silahını başına dayamış olduğu hâlde polisten kaçarken kendisini vurarak intihar eden gencin intihar ânı görüntüsüne, 2 dakika 9 saniye süreli haber bülteni içerisinde 5 defa tekrarlanarak yer verildiğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği;
Olayda, dosyada mevcut yayın CD'sinin izlenmesi sonucunda, anılan görüntülerin öznesi açısından ölüm anının ifşa edilmesi ve tekrarlanmasının insan onurunu zedeleyici, toplumsal açıdan ise şiddete karşı toplumsal eşiğin yükselmesine ve duyarsızlaşmaya hizmet edebilecek hassas bir durum oluşturduğu ve bu hâliyle söz konusu yayının insan onuruna saygılı olma ilkesiyle bağdaşmadığı ve insan onurunu kırıcı bir nitelikte olduğu görüldüğünden, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan yayın ilkesini ihlâl ettiği, yayın kuruluşunun aynı fiilden dolayı daha önce de uyarı yaptırımı ile cezalandırıldığı hususu dikkate alınmak suretiyle idari para cezası verilmesi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, uyuşmazlık hakkında bilirkişi görüşüne başvurulmadan eksik incelemeyle karar verildiği, Üst Kurul İzleme ve Değerlendirme Başkanlığı’nca hazırlanarak Başkanlık makamına sunulan … tarih ve … sayılı yazıda dava konusu yayınla ilgili herhangi bir müeyyide öngörülmediği, dava konusu işlem bakımından tekerrüre esas alınan … tarih ve … sayılı Üst Kurul kararı aleyhine açılan davada, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen kararın onararak kesinleştiği, idari yaptırıma konu görüntünün ne olduğu dahi anlaşılmayacak derecede flulaştırıldığı, ayrıca olaya ilişkin hiçbir sesin de yayımlanmadığı,
habere konu olan kişinin kimliği açıklanmadığı gibi görüntülerden de kim olduğunun tespitinin mümkün olmadığı, dolayısıyla yayında ölüm anını ifşa eden ve insan onurunu zedeyici bir görüntüye yer verilmediği gibi yayının toplumun şiddete karşı duyarsızlaşmasına yol açacak bir etki doğurmasının da mümkün olmadığı, anılan haberin verilmesindeki temel amacın kamu yararına hizmet etmek ve toplumun haber almak özgürlüğünü sağlamak olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, dava konusu yayında kişinin ölüm anı görüntüsünün tekrarlanarak ve tamamen flulaştırılmadan verilmesinin insan onurunu zedeleyici nitelikte olduğu, dava konusu işlem bakımından tekerrüre esas alınan … tarih ve … sayılı Üst Kurul kararına karşı açılan davanın ret ile sonuçlanarak kesinleştiği, temyize konu Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/2186, K. 2023/1470, 28 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama