KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2841 E., 2023/3015 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2023
- Esas No
- 2019/2841
- Karar No
- 2023/3015
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
… VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Uydu Haberleşme A.Ş. VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirket adına 2010 yılı aboneleri için telsiz kullanım ücreti tahakkuk ettirilmesine ilişkin … sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin … tarih ve E:… , K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun … tarihli ve … sayılı kararında önce yurt dışında ikamet eden yerli ve yabancı uyruklu kişilere yönelik muafiyet uygulamasının bulunduğu ve herhangi bir ücret alınmadığı, … tarih ve … sayılı kararla birlikte mevzuatta yurt dışında ikamet eden yerli ve yabancı uyruklu kişilere yönelik istisna oluşturabilecek özel bir düzenlemenin bulunmadığı,
abonelik ilişkisi kurulmuş tüm kişilerden ücret alınması gerektiği, geçmişe yönelik uygulamaları saklı kalmak kaydıyla 30/11/2015 tarihine kadar yapılması gereken Ekim 2015 abone bildirimlerinde söz konusu abonelerin muaf olarak bildirilmemesi ve bu abonelerden ücret alınması yönünde karar alındığı, dava konusu işlemle davalı idare uygulaması yönünde muaf sayılan kişilere yönelik bildirim yapılmadığı gerekçesiyle geçmişe dönük olarak borç çıkarıldığı;
bu durumda, yurt dışında ikamet eden yerli ve yabancı uyruklu kişilere yönelik muafiyet istisnasının bulunmadığının açık olduğu ancak davalı idarenin … tarih ve … sayılı kararından önce uygulamada söz konusu abonelerin muaf sayıldığı Ekim 2015 tarihinden itibaren muaf sayılmayacakları ve ücret ödeneceği yönünde karar alındığından, davalı idare uygulaması doğrultusunda bildirimlerini yapan davacı şirkete geçmişe dönük olarak borç çıkarma işleminin idarenin güvenilirlik ilkesine ve hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmede kusurlu davrandığı, söz konusu ücretlerin kamu alacağı niteliği taşıdığı, herhangi bir karara gerek kalmadan dâhî talep edilmesinin mümkün olduğu, ücretlere ilişkin genel hükümler kapsamında on yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınarak geçmişe dönük borç çıkarılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, davalı idarenin bütün işletmecilere yönelik uygulaması kapsamında söz konusu ücretleri tahsil etmediği, aylık bildirimlere itiraz etmediği, söz konusu ücretlerin tahsil kabiliyetinin kalmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/2841, K. 2023/3015, 14 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama