KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3121 E., 2024/65 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2024
- Esas No
- 2019/3121
- Karar No
- 2024/65
- Temyiz eden (davacı)
- …İletişim Hizmetleri A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …Kurumu
- Vekilleri
- Av. …, Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Hizmet Kalitesi" başlıklı 52. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "İşletmeciler her hâl ve şartta doğru faturalama yapma ve fatura içeriği ile ilgili ihtilaf durumunda ispat yükümlülüğündedir" hükmüne aykırı olarak 2076 abonenin 10/10/2011-25/11/2011 döneminde bazı tarifeler arası geçişlerde yaşadıkları sorun neticesinde fazladan ücretlendirildiğinden bahisle 2010 yılı net satışlarının yüzbinde biri oranında 81.726,53-TL idari para cezası verilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 5. maddesinin, bu karara istinaden düzenlenen idari para cezası karar tutanağının ve …tarih ve …sayılı tahakkuk fişinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesi'nce verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; 2076 abonenin 10/10/2011-25/11/2011 döneminde bazı tarifeler arası geçişlerde yaşadıkları sorun neticesinde fazladan ücretlendirildiğinin sabit olduğu, dava konusu eylem yönünden davacı şirketin bir önceki takvim yılı olan 2010 takvim yılındaki net satışlarının yüzde ikisine kadar idari para cezası uygulanabilecek iken yüz binde biri oranında uygulandığı, dolayısıyla dava konusu idari para cezasının fahiş olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından uyarı mekanizması işletilmeyerek idari para cezası yönünde yaptırım uygulanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği ile kanuna aykırı olarak getirilen "uyarı" yaptırımının hukukî dayanağı bulunmadığından, 5809 sayılı Kanun hükümlerine göre idarî para cezası uygulanmasını gerektiren bir ihlâl ya da fiile, idarenin, kanunda sayılan hafifletici nedenleri gözeterek yine kanunda belirtilen alt ve üst sınır içerisinde para cezası uygulamak dışında, başka bir yaptırım uygulamak ya da hiç yaptırım uygulamamak şeklinde bir takdir yetkisi bulunmadığından davacı şirketin söz konusu iddiası yerinde görülmemiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ihlâl olarak nitelendirilen eylemlerin meydana gelmesinde kast veya ihmallerinin olmadığı, dava konusu işlemin suç ve cezaların kanuniliği, hukuki güvenlik ve geriye yürümezlik ilkelerine aykırı olduğu, söz konusu eylemin meydana geldiği tarihte uygulanan yaptırım hükmünün yürürlükte olmadığı, idari para cezasının takdirinde mevzuat uyarınca gözetilmesi gereken hususların göz ardı edilerek fahiş ve orantısız bir idari para cezasının uygulandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, abonelere fazladan fatura edilen ücretlerin iadelerinin yapılmasının ya da davacının iddia ettiği gibi "sistemsel aksaklıkların yaşanmasının normal olması"nın ya da bu aksaklıkların denetimden önce giderilmesinin ihlâli ortadan kaldırmayacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/3121, K. 2024/65, 10 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama