İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2019/797 K.2024/1455

Dava konusu istem: ... Biodizel ve Biyolojik Yakıtlar Petrol Çevre Teknolojileri Geri Dönüşüm Atık Bertaraf Tarım Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den (... Ltd. Şti.) tahsil edilemeyen amme alacağının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10.…

Esas2019/797Karar2024/1455Tarih26 Mart 2024Okuma7 dk · 1.419 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/797 E., 2024/1455 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
26 Mart 2024
Esas No
2019/797
Karar No
2024/1455
Temyiz eden (davalı)
... Vergi Dairesi Başkanlığı
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ...... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.419 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: ... Biodizel ve Biyolojik Yakıtlar Petrol Çevre Teknolojileri Geri Dönüşüm Atık Bertaraf Tarım Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den (... Ltd. Şti.) tahsil edilemeyen amme alacağının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca, kanunî temsilci sıfatıyla davacıdan tahsiline yönelik olarak düzenlenen... tarihli, ... sayılı ve 137.004,00-TL tutarlı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesi'nce verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca düzenlendiği ve davacının da "kanuni temsilci" sıfatıyla takip edildiği görülmekteyse de, dava dosyasına ibraz edilmiş olan Ticaret Sicili Gazeteleri incelendiğinde, ödeme emrinin içeriğinde yer alan borçların gerek dönemine, gerekse vade tarihine bakıldığında davacının bu dönemlerde şirketin kanuni temsilcisi sıfatını haiz olmadığı, söz konusu şirkette yalnızca "şirket ortağı" sıfatıyla bulunduğu,

şirketin idare ve temsilinin, Türk Ticaret Kanunu uyarınca 30/09/2005 tarihinden itibaren ilk 5 yıl için Ş.Ç. isimli şahsa verildiği, şirketin tasfiye haline girmesi üzerine de şirketin kanuni temsilciliğinin ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve E:...

K:... sayılı kararı gereğince dava dışı tasfiye memuru E.D. adlı şahsa bırakılmış olduğu, dolayısıyla davacının, şirketten tahsil olanağı bulunmayan kamu alacağından, 6183 Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca "kanuni temsilci" sıfatıyla sorumlu tutulabilmesine olanak bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ......

İdari Dava Dairesi'nce; amme alacağının öncelikle asıl borçlu şirketten aranılması, alacağın asıl borçlu şirketten tahsil edilememesi hâlinde öncelikle kanuni temsilci veya temsilcilerin takip edilmesi, buna rağmen tahsil edilemeyen amme alacağının bulunması hâlinde ortaklar hakkında takip işlemleri yapılması gerektiği, uyuşmazlığa konu olayda, dava konusu ödeme emri tebliğ edilmeden önce asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisinden amme alacağının tahsili için herhangi bir işlem yapılmadığı;

bu durumda, kanuni temsilci hakkında takip yolunun denenmemiş ve dolayısıyla kanuni temsilcinin takibinin bitirilmemiş olması nedeniyle, şirket ortağı hakkında düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

... Ltd. Şti.'den tahsil edilemeyen amme alacağının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca, kanunî temsilci sıfatıyla davacıdan tahsiline yönelik olarak ... tarihli, ... sayılı ve 137.004,00-TL tutarlı ödeme emri düzenlenmiş, anılan ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10. maddesinde, Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir.

Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır. Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler.

Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını da kaldırmaz." kuralına yer verilmiştir.

Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde, "Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.

"; Mükerrer 35. maddesinin birinci fıkrasında, "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.

"; 54. maddesinin birinci fıkrasında, "Ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. ..."; 55. maddesinin birinci fıkrasında, "Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir 'ödeme emri' ile tebliğ olunur."; 58. maddesinin birinci fıkrasında, "Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. ..." kuralları yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Aktarılan kuralların değerlendirilmesinden, limited şirketten tahsili olanaksız hâle gelen amme alacağının kanuni temsilcilerden, 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi ve 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca takip edilebileceği; limited şirketten tahsili olanaksız hâle gelen amme alacağından dolayı şirket ortaklarının ise, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca takip edilebileceği anlaşılmaktadır.

Bölge İdare Mahkemesi'nce verilen temyize konu kararda her ne kadar "amme alacağının öncelikle asıl borçlu şirketten aranılması, alacağın asıl borçlu şirketten tahsil edilememesi halinde öncelikle kanuni temsilci veya temsilcilerin takip edilmesi,

buna rağmen tahsil edilemeyen amme alacağının bulunması halinde ortaklar hakkında takip işlemleri yapılması gerektiği, ... uyuşmazlığa konu olayda, dava konusu ödeme emirleri tebliğ edilmeden önce asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisinden amme alacağının tahsili için herhangi bir işlem yapılmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmişse de,

limited şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan vergi borcunun takip ve tahsiline ilişkin olarak 213 sayılı Kanun'da veya 6183 sayılı Kanun'da "kanuni temsilci" ile "ortak" arasında bir öncelik sıralaması bulunmadığından limited şirketin vergi borcunun tahsilinde ortağın takibine başlanılabilmesi için kanuni temsilcinin takibinin gerekli olmadığı açıktır.

6183 sayılı Kanun'da birbirinden bağımsız olarak, kanuni temsilciler ve ortaklar için farklı takip usulleri öngörülmüştür. Limited şirketin kanuni temsilci ve ortaklarının takibinde, amme alacağının öncelikle şirket tüzel kişiliğinden tahsili yoluna gidilmesi her iki Kanun'un birbirine benzer hükümleri olup borcun tahsilinin mümkün olmaması hâlinde ise kanuni temsilci veya ortak arasında bir öncelik sırası öngörülmemiştir.

Nitekim 20/06/2019 tarih ve 30807 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 11/12/2018 tarih ve E:2013/1 K:2018/1 sayılı kararı da bu yöndedir.

Dava konusu ödeme emri, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağının 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca, "kanunî temsilci" sıfatıyla davacıdan tahsiline yönelik olarak düzenlenmekle birlikte, asıl borçlu Tanem Ltd. Şti.'ye ait Ticaret Sicili Gazetesi ilanlarına bakıldığında; 30/09/2005 tarih ve 6401 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde, "şirketin her biri 100,00-TL değerinde 1.500 hissesinin 1.125 paya karşılık gelen 112.500,00-TL'nin davacı tarafından taahhüt edildiği" hususunun 22/09/2005 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğinin ilan edildiği, davacının anılan şirkette kanuni temsilci olarak seçildiğine dair herhangi bir ilanın ise yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, asıl borçlu şirketin ortağı olan davacı hakkında, şirkette kanuni temsilci sıfatını haiz olmamasına rağmen şirketten tahsil edilemeyen söz konusu amme alacağının tahsili amacıyla 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca, kanunî temsilci sıfatıyla yapılan takibe ilişkin dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalının temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,

3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2019/797, K. 2024/1455, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2019/797
Karar No
2024/1455
Tarih
26 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2019/813 K.2024/1287
  • Danıştay 13. Daire E.2019/817 K.2024/1283
  • Danıştay 13. Daire E.2019/835 K.2024/1420
  • Danıştay 13. Daire E.2019/855 K.2024/1324
  • Danıştay 13. Daire E.2019/937 K.2024/1279
  • Danıştay 13. Daire E.2019/981 K.2024/1466

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.