KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1144 E., 2024/2628 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- Esas No
- 2020/1144
- Karar No
- 2024/2628
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
800 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin Adana ilinde kurmayı planladığı "Büyüksofulu Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali (HES)" projesi için verilen ... tarih ve ... sayılı önlisansa ilişkin süre uzatımı başvurusunda belirtilen gerekçelerin mücbir sebep olarak kabul edilmemesi, önlisans süresinin uzatılması talebinin reddine, önlisansın 24/11/2017 tarihinde sona erdiğinin tespitine, davalı Kurum'a sunulmuş olan 373.440,00-TL tutarındaki teminat mektubunun 38.900,00-TL'lik kısmının irat kaydedilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının Adana ilinde kurmayı planladığı "Büyüksofulu Regülatörü ve HES" projesi için verilen önlisansın 24 aylık süresinin sona ereceği 17/07/2016 tarihinden önce 14/06/2016 tarihinde ek süre talebinde bulunduğu, davalı idare tarafından yapılan değerlendirme sonucunda talebin kabul edilerek 12 aylık ek süre yerine 16 ay 7 günlük bir ek sürenin verildiği, ancak davacının yaptığı başvuru üzerinden yaklaşık 12 aylık bir süre geçtikten sonra ek süre talebinin 08/06/2017 tarihli Kurul kararı ile kabul edildiği, bu kararın önlisans süresinin sona ermesinden sonra 21/07/2017 tarihli (kararda sehven 21/07/2018 denildiği) yazıyla tebliğ edildiğinin görüldüğü;
Davacının önlisans ve orman ön izin süresinin 17/07/2016 tarihinde dolduğu ve orman ön izninin iptal olduğu, imar planı işlemlerinin gerçekleştirilebilmesine yönelik olarak orman ön izni için tekrar başvurulması gerektiği, ancak tadil edilen önlisansın süresinin 24/11/2017 tarihinde tamamlandığı dolayısıyla hemen başvuru yapılmış olsa dahi ön lisans süresi dolacağından orman ön izin işlemlerinin tamamlanmasının ve iznin alınmasının mümkün olamayacağından bahisle verilen ek sürenin makul şekilde kullanımı mümkün olmadığından işlemlerin tamamlanması için tekrar yapılan başvurunun değerlendirilmesi gerektiği;
Bu durumda, davacıya verilen ek süre ile amaçlanan bu projenin yapılabilmesi için gereken işlemlerin en makul sürede tamamlanmasını sağlamak ise, davacının ek süre talebinin söz konusu süreyi en makul şekilde kullanabilmesine imkan verecek şekilde sonuçlandırılması gerektiği, 12 aylık bir ek süre verilmesi için yapılan başvuru üzerine 16 ay gibi bir ek süre verilmesine karşın, bildirim tarihi itibarıyla davacının kullanabileceği 5 aylık bir sürenin kalmış olmasının ek süreden elde edilmek istenilen amaçla bağdaşmadığı;
Bu itibarla, davacı tarafından işlemlerin tamamlanabilmesi için 11/10/2017 tarihinde tekrar yapılan ek süre başvurusunun davacıya daha önce talebi haklı bulunarak tanınan ancak kullanımına olanak sağlanmadığından, önlisans süresinin orman ön izin işlemlerinin başlatılması ve tamamlanması süresi de dikkate alındığında, bu kez imar planı işlemlerinin tamamlanabilmesine olanak sağlayan bir makul sürenin; davacının gerekli özen ve dikkati göstermiş ve tüm önlemleri almış olmasına karşın olayı önleyemediğinin ve bu durumun tarafın ilgili mevzuat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesini engellediğinin kabulü ile verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının talebi üzerine 18/04/2019 tarihli Kurul kararı ile önlisansı sonlandırıldığı için davanın konusuz kaldığı, davacının projeyi yürütme amacının olmadığı ve kendisinden kaynaklanan gecikmeler sebebiyle projeyi hayata geçirmediği, 17/07/2016 tarihinde orman ön izinlerinin süresinin dolması üzerine süre uzatımı için yeniden başvuru yapmadığı, imar planının onaylanması sürecinde geçen sürenin verildiği, yükümlülüklerin yerine getirilmesi noktasında davacının gerekli özen ve dikkati göstermediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/1144, K. 2024/2628, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama