KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1480 E., 2024/1951 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- Esas No
- 2020/1480
- Karar No
- 2024/1951
- Temyiz eden (davacı)
- ... A.Ş.
- Vekilleri
- Av....
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
685 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, elektronik haberleşme hizmeti kapsamında olmayan gelirler üzerinden 29/06/2018 tarihinde fazladan tahsil edilen 1.746,830,06-TL idari ücretin iadesine yönelik 08/08/2018 tarihli başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının iptali ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının ödeme tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarenin... tarih ve ... sayılı yazısıyla davacı şirketin 2017 yılına ait net satışlarına ilişkin idari ücret ve evrensel hizmet katkı payı ödemelerinin yapılmasının istenilmesi üzerine, davacı şirketin söz konusu ödemeleri 29/06/2018 tarihinde yaptığının anlaşıldığı, en geç bu tarihte fazla tahakkuk/ödeme işleminden haberdar olduğu, dolayısıyla dava açma süresinin bu tarih itibarıyla başladığının açık olduğu,
davacı şirket tarafından bu işleme karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında 08/08/2018 tarihinde (dava açma süresinin 40. günü) başvuru yapıldığı, davalı idarenin ... tarih ve E... sayılı yazısı ekindeki... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile fazladan ödendiği iddia edilen tutarın iadesine yönelik istemin reddine karar verildiğinin 09/11/2018 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, bunun üzerine 40 günü işleyen dava açma süresinin yeniden işlemeye başladığı, ödeme tarihinden ilk başvuruya kadar işleyen süre de dikkate alındığında dava açma süresinin 29/11/2018 tarihinde dolduğu,
ancak bakılan davanın bu süre geçtikten çok sonra ve yeni bir dava açma süresi başlatamayacağı açık bulunan 09/11/2018 tarihinde yapılan tebligat esas alınarak 07/01/2019 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, yapılan ödemenin bir idari işlem olmadığı, kesinleşmiş bir idari işlemin icrası niteliğinde de olmadığı, somut olayda davalı idarenin herhangi bir tahakkuk yapmadığı, bu nedenle 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında başvuru yapılmasının mümkün olmadığı, yapılan başvurunun talep ve kullanılan ifadeler bakımından anılan Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde olduğu, bu başvuruya istinaden tesis edilen dava konusu işlemin iptali talebiyle açılan davada süre aşımının bulunmadığı, Kanun gereği başvuru tarihinden itibaren 6 ay süreyle kesin cevabın beklendiği,
6 aylık süre içerisinde talebinin dava konusu Kurul kararı ile açıkça reddedilmesi üzerine 60 günlük sürede bakılan davanın açıldığı, alacak hakkı mülkiyet hakkı kapsamında olduğundan 10. madde başvurusunun her zaman yapılabileceği, temyize konu karar ile mahkemeye erişim hakkının kısıtlandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/1480, K. 2024/1951, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama