KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1904 E., 2024/3212 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- Esas No
- 2020/1904
- Karar No
- 2024/3212
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Akaryakıt Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin, kendisine tanınan 15 (onbeş) günlük süre içerisinde otomasyon sisteminde tespit edilen aykırılıkların yerine getirilmediğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrası uyarınca piyasa faaliyetinin 30 (otuz) gün süreyle geçici olarak durdurulmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin otomasyon sistemindeki soruna rağmen akaryakıt ikmali ve satışı yaptığının tespit edilmesi üzerine tanınan yasal sürede aykırılığı gidermediği sabit olduğundan, piyasa faaliyetlerinin 30 gün süreyle geçici olarak durdurulmasına dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesi'nce; her ne kadar farklı tarihlerde yapılan denetimlerde otomasyon sisteminin sağlıklı çalışmadığı tespitinde bulunulduğu nedeniyle faaliyetin geçici olarak durdurulması konusunda işlem tesis edilmiş ise de; geçici olarak piyasa faaliyetinin durdurulabilmesi için Kanun'da ön koşul olarak ilgiliye süre verilerek aykırılığın giderilmesinin istenilmesine yönelik bir ihbarda bulunulması gerektiği, 15 gün olarak belirlenen bu sürenin verilerek aykırılığın giderilmesinin istenilmesine rağmen aykırılığın giderilmemesi halinde bu kez bir yaptırım olan faaliyetin geçici olarak durdurulmasının söz konusu olacağı,
ancak denetimler sırasında sağlıklı çalışmadığı saptanan otomasyon sisteminin düzeltilmesi için yasada öngörülen sürenin verilmesine yönelik bir ihbar yazısının davacıya tebliğ edilmediği, yalnızca davacıya yapılan soruşturmadan dolayı savunmasını sunması için gönderilen yazıda sadece ihbarı öngören kanun hükmüne yer verildiği, 15 günlük sürenin verildiği bir ihbar yazısının tebliğ edilmediği anlaşıldığından; bu durumda, 30 gün süreyle faaliyet durdurma işlemi öncesinde davacıya aykırılığın giderilmesi için 15 gün süre verilerek,
bu ihbarın geçerli bir tebligat ile yapılması gerekirken, böyle bir bildirimde bulunulmaksızın, davacı şirketin piyasa faaliyetinin 30 gün süreyle geçici olarak durdurulması yönünde tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, açık bir şekilde mevzuata uygun bir ihbar yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/1904, K. 2024/3212, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama