KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3141 E., 2023/4940 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Esas No
- 2020/3141
- Karar No
- 2023/4940
- Temyiz eden (davacı)
- ... Bira ve Malt Sanayi A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Müdahil (davalı yanında)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
845 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Biracılık ve Malt Sanayii A.Ş. (...) üzerindeki bazı azınlık koruma haklarının ...’e Dair Değiştirilmiş ve Yeniden Düzenlenmiş İlişki Sözleşmesi (İlişki Sözleşmesi) kapsamında Anheuser-Busch InBev SA/NV’ye (ABI) yeniden tesis edilmesine izin verilmesine dair ... tarihli ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda. 2016 yılında ... plc'nin (...) ABI tarafından devralınmasından önce ...'ın, Yazıcılar Holding A.Ş. (Yazıcılar) ve ...
Sınai Yatırım A.Ş. (...) ile birlikte ...'i ortak kontrol ettiği, ancak sözleşmede yer alan Sabmilller'ın kontrolünün el değiştirmesi durumunda ...'ın ... üzerinde sahip olduğu ortak kontrolü sağlayan araçların yeni malike geçemeceğine dair düzenleme gereğince ABI'nın, ... üzerindeki ortak kortrolü elde edemediği, ABI'nın yalnızca Sabmıller'in ... üzerindeki %24'lük azınlık hissesini ortak kontrol bahşeden haklarıyla değil, tamamen pasif nitelikteki azınlık koruma haklarıyla birlikte devralabildiği,
Rekabet Kurumu'na yapılan başvuruya konu İlişki Sözleşmesi kapsamında ABI'nın, ... üzerindeki bazı azınlık koruma haklarının yeniden tesis edilmesi yoluyla hâlihazırda ortak kontrole sahip olan Yazıcılar ve ... ile birlikte ...’in ortak kontrolünü devralması işleminin hakim durum yaratılmaması ve rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin verilmesine ilişkin Kurul kararının iptali istemiyle davanın açıldığı, pazar payı dikkate alındığında ...'in bira pazarında hâkim durumda olduğu hususunda duraksama bulunmadığı;
dava konusu Kurul kararında, davacının, ABI'ya ait ..., ... ve ... markalarının Türkiye'deki satışının, davacı Tuborg ile akdedilen dağıtım anlaşması yoluyla gerçekleştiği, Tuborg'la akdedilen dağıtım anlaşmalarının bitiş tarihinden itibaren her ne kadar ABI'ya ait belirtilen markalar mevcut durumda Tuborg aracılığı ile satılıyor olsa da söz konusu markaların dağıtım anlaşmasının sona erdiği tarihten itibaren ...'e geçeceğinin belirtildiği, ayrıca Kurul kararında, ABI'nin söz konusu ürünleri ortağı olduğu ... aracılığı ile satmasında Tuborg aracılığı ile satmasına kıyasla daha fazla ekonomik menfaati bulunduğu,
ABI'nın böylece bir yandan doğrudan satış geliri elde edeceği, bir yandan da ortağı olduğu ... aracılığı ile ekonomik menfaat sağlayacağı, dolayısıyla dosya konusu işlem değerlendirilirken bu durumun da dikkate alınması gerektiği ancak, değerlendirme yapılırken gerçekleşmesi beklenen bu durumun hangi pazar koşullarında ve nasıl gerçekleşeceğinin (dağıtım anlaşması ve lisans anlaşması vb. yollarla) şimdiden bilinemeyeceği tespitlerine yer verildiği.
ABI'ye ait ...'teki hisselerinin oranında herhangi bir değişiklik meydana getirmemekteyse de ABI'ye ait markaların üretiminin veya dağıtımının ...'e verilmesi durumunda, ilgili anlaşmaların her halükarda Rekabet Kurulu tarafından incelenmesinin mümkün olduğu sonucuna varıldığı,
Kurul kararında yer alan değerlendirmeler çerçevesinde ve pazarın yapısı da dikkate alındığında, işlem neticesinde bir hâkim durumun yaratılamayacağı ya da mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmeyeceği anlaşıldığıdan, ... üzerindeki bazı azınlık koruma haklarının İlişki Sözleşmesi kapsamında ABI'ye yeniden tesis edilmesi işlemine izin verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ...'in ilgili ürün pazarında hakim durumda olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı, ancak dava konusu işlemle ...'in hakim durumunu daha da güçlendiren bir sözleşmeye izin verildiği, "Tekel Birası" kararında da ifade edildiği üzere minimal bir pazar payı artışının dahi hakim durumun güçlendirilmesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda ...'in bir değil, faal olan üç bira markasının kontrolünü ele geçirdiği, koşulsuz izin verilmesinin Tuborg portföyünde bulunan ABI markalarının ...'nin kontrolüne geçmesine ve hakim durumunu güçlendirmesine neden olduğu, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare ile yanında müdahil tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı yanında müdahilin duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/3141, K. 2023/4940, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama