İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2020/3277 K.2021/835

Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirket tarafından, bayisi olan …-…'e ait akaryakıt istasyonunda 30/05/2016 tarihinde yapılan denetimde, otomasyon sistemine bağlı olmayan tank olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle…

Esas2020/3277Karar2021/835Tarih9 Mart 2021Okuma10 dk · 1.958 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3277 E., 2021/835 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
9 Mart 2021
Esas No
2020/3277
Karar No
2021/835
Temyiz eden (davacı)
…Akaryakıt Dağıtım A.Ş.
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Kurumu
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.958 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirket tarafından, bayisi olan …-…'e ait akaryakıt istasyonunda 30/05/2016 tarihinde yapılan denetimde, otomasyon sistemine bağlı olmayan tank olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle dağıtıcı lisansı sahibi olarak yükümlülüğünü yerine getirmediği ve bu durumun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin 4. fıkrasının (l) bendine aykırı olduğundan bahisle aynı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi hükmü gereğince 302.057,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … gün ve … sayılı kararının iptali ve dava

konusu işlemin dayanağı olan 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının Anayasa'ya aykırılık itirazı yerinde görülmeyerek,.

Köyü …Yolu Üzeri …/… adresinde faaliyet gösteren istasyonda 30/05/2016 tarihinde yapılan denetimde istasyonun lokanta bölümünün yanında otomasyon sistemine bağlanmamış 1 adet yeraltı tankı olduğunun ve içerisinde 4 cm seviyesinde kaçak akaryakıt bulunduğunun tespit edilerek tutanak düzenlendiği ve işletme sahibi/yetkilisi tarafından imzadan imtina edildiği, 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 4. fıkrasının (l) bendinde yer alan fiilin sübuta erdiği, davacı tarafından söz konusu istasyonu kendilerinin kurmadığı, sorumluluğun lisans sahibine ait olduğu,

vaziyet planında görünen kullanımda olan tüm tanklara otomasyon sisteminin bağlandığı iddia edilmişse de 5015 sayılı Kanun ile getirilen yükümlülüğün "Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar tank bulundurmamak" olduğu, istasyonda otomasyon sistemine bağlı olmayan tank bulunduğu ve içerisinde 4 cm seviyesinde kaçak akaryakıt bulunduğu hususunun sabit olduğu,

bu nedenle Kanun'da öngörülen yükümlüğünün ihlal edildiği açık olduğundan, anılan bayinin sabit olan fiili nedeniyle dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca idari para cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdarî Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, 5015 sayılı Kanun'un dava konusu işleme dayanak olan 19. maddesinin, 28/02/2019 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle değiştirildiği, bu değişiklikle, Kanun'un işleme dayanak 19. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin yürürlükten kaldırıldığı, ancak Mahkemece bu değişiklikten sonra verilen kararda değişikliğin gözardı edildiği,

19. maddenin yeni halinin yürürlüğü konusunda getirilen Geçici 6. madde ve yine ceza hukukunun genel ilkeleri çerçevesinde davacı şirketin cezalandırılmasının dayanağı olan hükmün ilga edilmesi şeklindeki lehe oluşan hukuki durumdan yararlanması gerektiği, dolayısıyla yapılan kanun değişikliğiyle işleme dayanak kanun bendi ortadan kaldırılmış olduğundan öncelikle bu nedenle hukuken dayanaksız kalan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği,

iptali talep edilen işleme dayanak 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi hükmüne ilişkin Anayasa'ya aykırılık iddiası hakkında değerlendirme yapılmadan ve gerekçesiz şekilde hüküm kurulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, dağıtıcının sorumluluğunun "şahsilik" ilkesine açıkça aykırı olarak bayinin kanuna aykırı fiiline bağlandığı, hükümde "maktu para cezası" öngörülmesinin ise "ölçülülük" ilkesine aykırı olduğu, davacı şirketin sorumluluk alanı dahilindeki bütün yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirerek sözleşme ilişkisine girdiği;

kararda ihlal edildiği ileri sürülen 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 4. fıkrasının (l) bendinde anılan yükümlülüğü ihlal etmediği, ilgili hükümler birlikte değerlendirildiğinde, otomasyon kurulacak bayiye ait istasyonun, ilgili mevzuata uygun (teknik, kalite ve güvenlik) olarak kurulması ve gerekli donanıma sahip olması, bayinin dağıtım şirketi ile sözleşmesinin devam etmesi ve akaryakıt dağıtıcısının tescilli markası altında faaliyette bulunması,

ilgili mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerin tamamlanması/yerine getirilmesi gerektiği, akaryakıt istasyonlarının bayi tarafından işletilmesi nedeniyle, akaryakıt istasyonunun kurulumu ve ilgili mevzuata uygunluğunun temel olarak bayilerin yükümlülüğü olduğu, söz konusu istasyonun davacı şirket tarafından kurulmadığı, bu konudaki her türlü sorumluluğun lisans sahibi bayiye ait olduğu, davacı şirketin vaziyet planında görünen kullanımda olan tüm tanklara otomasyon sistemi kurduğu, kullanılmayan tankların iptalini sağladığı,

dağıtıcı firma olarak “otomasyon sistemine bağlı olmayan tank” konusundaki hassasiyetin, hem defalarca gönderilen genelgeler ile hem de özel olarak ihtarnamelerle bayiye bildirildiği, bu ihtarlara rağmen gerekli işlemi yapmayan bayi ile olan sözleşmenin davacı şirket tarafından haklı nedenle 16/12/2016 tarihinde feshedildiği, davacı şirketin hassasiyetine karşılık, tank sahasından ayrı bir alanda (lokanta alanı yanında) atıl bir tankı daha bulunuyor olmasına rağmen bayinin davacı şirkete bilgi vermediği, EPDK tarafından yapılan tespitte de tank sahasında herhangi bir uygunsuzluk olmadığının tutanak altına alındığı,

bayi hakkında yürütülen ceza soruşturmasında verilen “kamu davası açılmasına yer olmadığı”na ilişkin kararda, anılan tankların dibinde bulunan akaryakıtın kullanıma ve suça elverişsizliğinin ifade edildiği, soruşturmada, otomasyona bağlı olmayan tankın şüpheli Coşkun Atalay’ın, aynı istasyonda daha önce uzun süre akaryakıt istasyonu işleten ve 2000 yılında ölen babası zamanından kaldığının da tespit edildiği, EPDK'nın takipsizlik kararına itirazı üzerine verilen kabul kararında, itirazın kabulünün nedeninin, tankın “uzun süredir” mevcut olmasının yargılamaya muhtaç görülmesi olduğu,

ayrıca Kabahatler Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca dava konusu olay bakımından soruşturma zamanaşımı dolmuş olduğundan tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

ESAS YÖNÜNDEN

MADDİ OLAY

Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olan ve … Köyü …Yolu Üzeri …/… adresinde faaliyet gösteren …-…'e ait akaryakıt istasyonunda 30/05/2016 tarihinde yapılan denetimde, istasyonun lokanta bölümünün yanında otomasyon sistemine bağlanmamış 1 adet yeraltı tankı olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle dağıtıcı lisanslı şirket olarak yükümlülüğün yerine getirilmediği ve bu durumun 5015 sayılı Kanunun 4. maddesinin 4. fıkrasının (l) bendine aykırı olduğundan bahisle davacı şirkete aynı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi hükmü gereğince 302.057,00 TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde kabahat deyiminin kanunun, karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği belirtilmiş. “Genel kanun niteliği” başlıklı 3. maddesinde, Kanun’un idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin ise idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı.

“Zaman bakımından uygulama” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı kurala bağlanmış; söz konusu fıkra ile atıfta bulunulan 5237 sayılı Kanun’un “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” kuralı yer almıştır.

11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5015 sayılı Kanun'un "Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri" başlıklı 4. maddesine (l) bendi eklenmiş buna göre lisans sahipleri, "Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipmanı bulundurmamak" ile yükümlü tutulmuşlardır.

5015 sayılı Kanun'un fiil tarihinde yürürlükte olan "İdarî para cezaları" başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde, Kanun'un 4. maddesinin 4. fıkrasının (I) bendinin ihlâli halinde sorumlulara bir milyon Türk Lirası idarî para cezası verileceği belirtilmiş, (b) bendinde ise "4. maddenin dördüncü fıkrasının (l) bendinin bayilik lisansı sahipleri tarafından ihlâli hâlinde bayinin sözleşme yaptığı dağıtıcı lisansı sahipleri hakkında (a) bendinde belirtilen cezanın dörtte birinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.

Ancak aynı Kanun'un 19. maddesi, 14/02/2019 tarih ve 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 32. maddesiyle değiştirilmiş ve anılan değişiklikle 4. maddenin dördüncü fıkrasının (l) bendinin bayilik lisansı sahipleri tarafından ihlâli hâlinde bayinin sözleşme yaptığı dağıtıcı lisansı sahipleri hakkında (a) bendinde belirtilen cezanın dörtte birinin uygulanacağını öngören kurala madde metninde yer verilmemiştir.

Öte yandan, anılan kanun değişikliğinden önce 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin dava konusu işleme dayanak teşkil ettiği E:… sayılı dava dosyası kapsamında mezkur hükmün Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmuş, Anayasa Mahkemesi'nin 10/04/2019 tarih ve E:2018/160, K: 2019/23 sayılı kararıyla, "...Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının itiraz konusu (b) bendinde, 4. maddenin dördüncü fıkrasının (l) bendinin bayilik lisansı sahipleri tarafından ihlali hâlinde bayinin sözleşme yaptığı dağıtıcı lisans sahipleri hakkında (a) bendinde belirtilen cezanın dörtte birinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

4. Kanun’un itiraz konusu kuralı içeren 19. maddesi 14/2/2019 tarihli ve 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 32. maddesiyle değiştirilmiştir. Anılan değişiklikle 4. maddenin dördüncü fıkrasının (l) bendinin bayilik lisansı sahipleri tarafından ihlali hâlinde bayinin sözleşme yaptığı dağıtıcı lisans sahipleri hakkında (a) bendinde belirtilen cezanın dörtte birinin uygulanacağını öngören itiraz konusu kurala madde metninde yer verilmemiştir.

5. Bu itibarla söz konusu değişiklik sonrasında bayilerin akaryakıt istasyonunda kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipmanı bulundurmama yükümlülüğünü ihlal etmeleri hâlinde dağıtıcıya idari para cezası verilmesi mümkün değildir.

...

8. Anılan düzenlemeler göz önünde bulundurulduğunda idari para cezası verilmesinin dayanağını oluşturan kuralın 5015 sayılı Kanun’un 7164 sayılı Kanun’un 32. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinde yer almaması sonucu ortaya çıkan ve davacının lehine olan hukuki durumun itiraz başvurusunda bulunan Mahkemede bakılmakta olan davada dikkate alınması gerektiği açıktır. Nitekim Danıştayın içtihatları da bu doğrultudadır (DİDDK, E.2009/2519, K.2012/611, 19/4/2012.

D13D, E.2012/3955, K.2014/3682, 20/11/2014). Bu itibarla Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (l) bendinin bayilik lisansı sahipleri tarafından ihlali hâlinde bayinin sözleşme yaptığı dağıtıcı lisans sahipleri hakkında (a) bendinde belirtilen cezanın dörtte birinin uygulanacağını öngören itiraz konusu kuralın bakılmakta olan davada uygulanma imkânı kalmamıştır."

9. Açıklanan nedenlerle konusu kalmayan iptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir." gerekçesiyle başvuru hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesi ile atıfta bulunulan Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca idarî yaptırım uygulanmasına ilişkin işlemin dayanağı olan kuralın yürürlükten kaldırılması veya işlemin tesisinden sonra idarî yaptırım uygulanan kişilerin lehine sonuç doğuracak nitelikte düzenleme yapılması hâlinde yeni hukukî durumun dikkate alınması gerekmektedir. Dolayısıyla işlendiği zamanın kanununa göre yaptırıma tâbi tutulan bir fiilin daha sonra yürürlüğe giren bir kanunla yaptırım kapsamı dışına çıkarılmış olması hâlinde, fiili işleyen kişinin lehine olan sonraki kanun uygulanacak, önceki fiilden dolayı ceza verilemeyecektir.

5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan ve bayilerin akaryakıt istasyonunda kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipmanı bulundurmama yükümlülüğünü ihlâl etmeleri hâlinde, dağıtıcı lisansı sahibine idarî para cezası verilmesini öngören kanun hükmü, 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle değiştirildiğinden ve maddenin yeni hâlinde anılan düzenlemeye yer verilmediğinden,

davacı şirkete değişiklikten önceki fiilinden dolayı idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun lehe düzenleme dikkate alınmaksızın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/03/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2020/3277, K. 2021/835, 9 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Esas Yönünden
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2020/3277
Karar No
2021/835
Tarih
9 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2020/3278 K.2021/1684
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/3279 K.2021/405
  • Danıştay 9. Daire E.2020/3279 K.2021/1685
  • Danıştay 9. Daire E.2020/3280 K.2021/1534
  • Danıştay 9. Daire E.2020/3281 K.2021/1531
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/3282 K.2021/520

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.