KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3281 E., 2021/3171 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2021
- Esas No
- 2020/3281
- Karar No
- 2021/3171
- Temyiz eden (davacı)
- … Petrol Ürünleri Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
666 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … sayılı dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin sözleşmeli bayisi olarak faaliyet gösteren 159 adet akaryakıt istasyonunda stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda günlük olarak izlenebilmesine yönelik otomasyon sistemini kurmaması nedeniyle her bir bayi için 739.666,00-TL olmak üzere toplam 117.606.894,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E: …, K: … sayılı kararda; uyuşmazlıkta, davacı şirkete davalı idarece daha önce … tarihli ve … sayılı Kurul kararıyla aynı fiile ilişkin idarî para cezası uygulandığı,.
İdare Mahkemesi'nin … tarihli ve E: …, K: … sayılı kararıyla, "ön soruşturma ve araştırma süreci uygulanmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın Dairemizin 24/06/2015 tarihli ve E:2015/2014, K:2015/2593 sayılı kararıyla onandığı, davalı idarece … tarihli ve … sayılı Kurul kararına istinaden doğrudan soruşturmaya başlanıldığı, … tarihli ve… sayılı Soruşturma Raporu'nun davacı şirkete gönderilerek davacı şirketten savunma istenildiği,
savunma ve konuya ilişkin bilgi ve belgeler incelendikten sonra … tarihli ve … sayılı Kurul kararıyla davacı şirkete idarî para cezası uygulandığı,
Davacı şirket tarafından soruşturma zamanaşımının dolduğu iddia edilmekte ise de, zamanaşımı süresi içerisinde idarî para cezası uygulandığı, bu idarî para cezası mahkeme kararıyla "aynı konuda yeniden işlem tesisini gerektirecek biçimde" iptal edildikten sonra makûl süre içinde soruşturma yapılıp dava konusu işlem tesis edildiğinden soruşturma zamanaşımı süresinin dolduğundan bahsedilmeyeceği; denetim sistemi kurma ve uygulama yükümlülüğünün ihlâli eyleminin tek suç olduğu ve her bayi için ayrı ceza tahakkuk ettirilemeyeceği iddiasına ilişkin olarak ise, her bir bayi için bu yükümlülüğün ayrı ayrı ihlâl edildiği, dolayısıyla ayrı ayrı idarî para cezası uygulanabileceği dikkate alındığında, davacının bu iddialarına itibar edilmediği,
Bu durumda, davacı şirketin, bayileri için otomasyon sistemini kurma ve uygulama yükümlülüğünü son tarih olan 30/06/2011 tarihine kadar yerine getirmediği hususunun yapılan soruşturma ile sabit olduğu, bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ilgili yasanın dava konusu işleme dayanak olan maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu, her bir bayi için ayrı ayrı idari para cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu, fiilin zamanaşımına uğradığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/3281, K. 2021/3171, 5 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama