KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/4011 E., 2024/4857 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas No
- 2020/4011
- Karar No
- 2024/4857
- Temyiz eden (davacı)
- ... Ürünleri Dağıtım Sanayi A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisans sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonda 24/05/2016 ve 13/06/2016 tarihlerinde yapılan denetimde, fiili durum ile otomasyon sistemi kayıtlarının uyumsuz olduğunun, otomasyon verilerinin sağlıklı olmadığının ve otomasyon sisteminde meydana gelen arızanın 10 gün içinde giderilmesi yükümlülüğünün yerine getirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.026.994,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin... tarihli ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.
24/05/2016 ve 13/06/2016 tarihli tutanaklar, soruşturma raporu'nda yer alan bilgi ve belgeler ile dava dosyasına sunulan otomasyon hareketlerinin dökümünü içeren analizler değerlendirildiğinde, bayinin otomasyon sisteminde oluşan arızanın verilen süre içerisinde giderilmediği, arıza durumu devam ederken bayi tarafından satış yapıldığı hususu sabit olduğu, otomasyonun sağlıklı işlemesinden sorumluluğu bulunan davacı şirketin ... sayılı Kurul kararında da belirtildiği üzere meydana gelen arızayı 10 gün içerisinde gidermesi gerekirken verilen sürede arızanın giderilmediği anlaşıldığından,
dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, her ne kadar 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununda, dava konusu para cezasına dayanak teşkil eden ihlale uygulanacak para cezası miktarlarında işlem tarihinden sonra bir değişiklik yapılmış ise de, söz konusu değişiklik ile anılan Kanunun 7. maddesinin ihlali halinde,
ilgililere bir milyon iki yüz elli bin Türk Lirasından az olmamak ve altı milyon iki yüz elli bin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu petrol piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onikisi oranında idari para cezası uygulanacağının hükme bağlandığı, dava konusu para cezası miktarının ise yeni uygulamada alt sınır olarak belirlenen para cezasından daha az miktar içermesi sebebiyle lehe düzenlenen bir uygulamanın bulunmadığı ve işlem tarihinde mevcut olan miktarın uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ön araştırma ve soruşturma prosedürüne uyulmadığı, yazılı savunmalarının dikkate alınmadığı, mevzuata aykırı fiilinin bulunmadığı, otomasyon sisteminin çalışmasına ilişkin olarak somut bir tespit bulunmadığı, idari para cezasının miktarının fahiş olduğu, 15 günlük ihbar önelinin kendilerine kullandırılmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, idari işlem ve Mahkeme kararlarının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/4011, K. 2024/4857, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama