KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/946 E., 2023/4844 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2023
- Esas No
- 2020/946
- Karar No
- 2023/4844
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- Müdahil (davalı yanında)
- ... Gıda Tahmil Tahliye Nakliyat ve Tarım Ürünleri SanayiTicaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
639 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … ilinde toptan gıda ticareti alanında faaliyet gösteren müdahil şirketin perakende gıda ticareti ile uğraşan başka bir şirketle işbirliği içerisinde, henüz vadesi gelmiş bir alacağı olmadığı hâlde teminat senedini icra takibine koymak suretiyle davacının iflas etmesine sebep olarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında rekabeti ihlâl ettiği iddiasıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin …. tarih ve E:…., K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; … ilinde ".
Market" ismiyle faaliyet gösteren perakende market zincirinin sahibi davacı tarafından düzenlenen senedin vadesinde ödenmemiş olmasından dolayı müdahil şirket tarafından söz konusu senet için icra takibi açılarak davacının mallarına ihtiyati haciz konulduğu, davacı tarafından ödeme günü gelmiş bir senedi olmadığının ve müdahil şirkete verilen senedin teminat senedi olduğunun iddia edildiği, müdahil şirket tarafından bu senedin.
Market'ten olan alacaklara istinaden icraya konulduğunun iddia edildiği, buradaki temel anlaşmazlığın bir senedin niteliğine ve alacak ilişkisine ilişkin olduğu, müdahil şirketin alacaklarına istinaden elindeki senet ve çekleri icraya vermesinin hakim durumun kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyeceği, davacının temel iddialarının aslında 4054 sayılı Kanunun amacına bakıldığında bu Kanun kapsamında olmadığı, bu uyuşmazlığın adli yargıda çözüme kavuşturulacak bir uyuşmazlık olduğu, nitekim adli yargıda konuya ilişkin yargılamaların da devam ettiğinin görüldüğü,
davacının iddialarının ticari ilişkiden kaynaklanan, daha çok bir senedin niteliğine ve ticari anlaşmazlığa dönük iddialar olduğu dikkate alındığında, davacının 4054 sayılı Kanun'un 4. ve 6. maddelerinin ihlâl edildiğinden bahisle şikâyet edilenler hakkında soruşturma açılması ve ceza verilmesi için yaptığı başvurunun 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığından bahisle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, davacının sahibi olduğu marketler zincirinin 2013 yılında müdahil şirketin ortağı olduğu diğer şikâyet edilen marketler zincirinin en büyük rakibi konumunda olduğu, müdahil şirketin Ülker ürünlerinin …'da toptan satımını yapan tek yetkili bayisi olduğu, ihtiyati hacze konu senedin teminat senedi olduğu, bu hususta açılan ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında kayıtlı davanın devam ettiği, teminat senedinin icra takibine konulmasıyla birlikte piyasada yaşanan panik havasıyla aleyhlerine yüzden fazla icra takibi başlatıldığı, kendilerine ait 12 şubeli marketler zincirinin bir günde battığı, bu şekilde pazar dışına çıkarıldığı, şikayet edilen rakip marketler zincirinin bu süreçte mallarını yediemin olarak teslim aldığı, müdahil şirketin daha önce de bu yöntemle başka marketleri pazar dışına çıkardığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davacı ile müdahil şirket arasındaki uyuşmazlığın 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan bir konuya ilişkin olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/946, K. 2023/4844, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama