İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2021/1798 K.2025/547

Dava konusu istem: ... Petrol Otomotiv Tekstil Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'ne (...) ait otogaz istasyonunda 02/12/2009 tarihinde gerçekleştirilen denetimde LPG tüpü dolumuna yarayan aparat bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle, anılan şirkete…

Esas2021/1798Karar2025/547Tarih3 Şubat 2025Okuma15 dk · 2.935 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/1798 E., 2025/547 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
3 Şubat 2025
Esas No
2021/1798
Karar No
2025/547
Temyiz eden (davalı)
... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Başkanlığı
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.935 kelime·15 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: ... Petrol Otomotiv Tekstil Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'ne (...) ait otogaz istasyonunda 02/12/2009 tarihinde gerçekleştirilen denetimde LPG tüpü dolumuna yarayan aparat bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle, anılan şirkete Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla, 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesi uyarınca verilen 280.000,00-TL tutarındaki idari para cezasının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağını teşkil eden idari para cezası verilmesine dair Kurul kararının asıl borçlu şirkete 18/01/2011 tarihinde tebliğ edildiği, Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onüçüncü Dairesince davanın reddi yolunda verilen 16/09/2013 tarih ve E:2011/843, K:2013/2201 sayılı kararın 16/10/2013 tarihinde kesinleştiği,

davacının 13/04/2003 ila 23/11/2011 tarihleri arasında müdürü ve ortağı olduğu ...'nın 18/05/2015 tarih ve 8822 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilanla 11/05/2015 tarihinde Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği,

idari para cezasının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen 28/05/2015 tarihli ödeme emrinin şirketin tüzel kişiliğinin ortadan kalkmasından sonra 110/08/2018 ve 01/11/2018 tarihlerinde şirketin kanuni temsilcisine tebliğ edildiği ve yapılan mal varlığı araştırmaları neticesinde borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığından bahisle kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği;

Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzel kişiliklerinin, ticaret sicilinden terkin edilmeleriyle sona erdiği, bu tarihten sonra şirketin haklara sahip olmasının ve borçlu kılınmasının mümkün olmadığı, bunun sonucu olarak münfesih şirket adına tarh ve ceza kesme işlemleri tesis edilemeyeceği gibi ticaret sicilinden silindikten sonra hukuk aleminde var olmayan bir şirket adına ödeme emri düzenlenmesinin ve tebliğinin mümkün olmadığı,

Uyuşmazlıkta da, ticaret sicilinden kaydının silinmesinden sonra şirket adına ihbarname ve ödeme emri düzenlenip tebliği yoluna gidilmesinin hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığı, öncelikle Mahkemeye başvurularak şirketin yeniden tescilinin sağlanması ve alacağın şirket adına kesinleştirilmesi, kesinleştirmeden sonra şirketten tahsili yoluna gidilmesi, tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin anlaşılması durumunda kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili yoluna başvurulması gerekirken bu yola başvurulmaksızın kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, idari para cezasının tahsiline yönelik olarak şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirketin kanuni temsilcisi olan davacıya 10/08/2018 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştiği, yapılan mal varlığı araştırmasıyla kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine, alacağın davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, kamu alacağının, idari para cezasına konu fiilin gerçekleştiği ve cezanın verildiği tarihte şirketin kanuni temsilcisi olan davacıdan doğrudan tahsili yoluna başvurulabilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 03/07/2024 tarih ve 32591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 161 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 18. maddesiyle, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Onikinci Bölümü'ne eklenen Geçici 2. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, 01/09/2024 tarihi itibarıyla vergi dairesi başkanlıklarının, bulundukları ilin adı ile Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı defterdarlık olarak görevlerine devam edeceği kuralına yer verildiğinden, kapatılan Kahramanmaraş Vergi Dairesi Başkanlığı yerine Kahramanmaraş Defterdarlığının hasım mevkiinde olduğu görülerek dosyanın incelenmesine geçildi.

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacının 13/04/2003 ila 23/11/2011 tarihleri arasında kanuni temsilcisi ve ortağı olduğu, otogaz bayilik lisansı sahibi ...'ya ait otogaz istasyonunda 02/12/2009 tarihinde gerçekleştirilen denetimde LPG tüpü dolumuna yarayan aparat bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle, 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca 280.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin alınan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı anılan şirkete 18/01/2011 tarihinde tebliğ edilmiş, Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada Dairemizce davanın reddi yolunda verilen 16/09/2013 tarih ve E:2011/843, K:2013/2201 sayılı karar, temyiz edilmeksizin 16/10/2013 tarihinde kesinleşmiştir.

... 18/05/2015 tarih ve 8822 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilanla 11/05/2015 tarihinde Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen terkin edilmiştir.

Söz konusu idari para cezasının tahsili amacıyla ... adına düzenlenen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin 10/08/2018 tarihinde davacının ikametgah adresinde, kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliği yoluna başvurulmuş, 01/11/2018 tarihinde ise tebliğ alındısına "Şirket Müdürü, Dairede Rızaen" notu düşülerek davacıya tebliğ edilmiş, yapılan mal varlığı araştırması neticesinde ...'nın herhangi bir mal varlığına rastlanılmadığından borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığından bahisle kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emri düzenlenmiştir.

Davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesinde, "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.

" kuralı yer almakta olup, 55. maddesinde, kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği kurala bağlanmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 26/12/2012 tarih ve 6335 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle eklenen Geçici 7. maddede; (1) 1/7/2015 tarihine kadar aşağıdaki halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.

a) 24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler.

b) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketler.

c) Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatifler.

d) Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler.

e) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler.

(2) Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.

(3) Bu madde kapsamındaki şirket ve kooperatifler; ilgili ticaret sicili müdürlüğünce resen veya herhangi bir kişi, kurum veya kuruluş tarafından kanıtlarıyla birlikte yapılacak bildirimleri de kapsayacak şekilde, ticaret sicili kayıtları üzerinden yapılacak incelemeyle tespit edilir.

(4) Ticaret sicili müdürlüklerince;

a) Kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır.

b) 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarda; ortaklarından, yönetici veya denetçilerden ya da müdürlerinden tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesi, aksi takdirde, bu madde hükümlerine göre ticaret sicili kayıtlarından unvanın silineceği, şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılır.

c) Bu fıkranın (b) bendinde belirtilen şirketler dışında kalan kapsam dahilindeki diğer münfesih şirketler ile kooperatiflerden ayrıca, faaliyetlerine devam etme isteğinde bulunmaları

halinde münfesih olma nedenini ortadan kaldıran işlemlerin yapılarak ispat edici belgelerin bildirilmesi istenir.

(...)

(11) Dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen, süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtlarıyla birlikte bildirmeyen şirket ve kooperatiflerin unvanı ticaret sicilinden resen silinir. Resen unvanı silinen şirket ve kooperatifler, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile ilgili odanın internet sitesinde ilan edilir.

(12) Altıncı fıkranın (b) bendi, dokuzuncu fıkra ve onbirinci fıkra uyarınca ticaret sicilinden unvanları silinecek şirket veya kooperatiflerin borçları, unvanlarının silinmesine engel teşkil etmez. Ancak, ticaret sicilinden kaydı silinen anonim şirketler ve kooperatiflerin kanuni temsilcileri ile limited şirket ortaklarının, silinme tarihinden önceki kamu borçlarından doğan sorumlulukları, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında devam eder.

(13) Bu madde uyarınca yapılacak tescil ve kayıt silme işlemleri her türlü harçtan, bu işlemler için düzenlenecek kağıtlar damga vergisinden müstesnadır.

(14) Bu madde kapsamında Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanacak olan ilanlardan ücret alınmaz.

(15) Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir..." kurallarına yer verilmiştir.

Diğer yandan, 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, otogaz bayilerinin, "Otogaz istasyonlarında LPG tüpü dolumu ve satışı yapmamak, LPG tüpü dolumuna yarayan hiçbir alet, makine ve teçhizatı istasyon dahilinde bulundurmamak" ile yükümlü oldukları; dava konusu işleme ilişkin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde, bu Kanun'un 5, 6 ve 7. madde hükümlerinin ihlali halinde sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idari para cezası verileceği belirtilmiştir.

7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesi yeniden düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi ile 7. maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinin ihlali halinde otogaz bayilik lisansı sahiplerine yüzbin Türk Lirasından az olmamak ve beşyüzbin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onu oranında idari para cezası uygulanacağı kurala bağlanmıştır.

7164 sayılı Kanun'un 37. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idari para cezaları, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idari para cezası uygulanmasının öngörülmesi halinde, ilgili vergi dairesince 16. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgari maktu hadden tahsil edilir. Kısmen veya tamamen tahsil edilen idari para cezaları iade edilmez." kuralına yer verilmiştir.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği. 3. maddesinde, bu Kanun'un, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, diğer genel hükümlerinin, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı.

"Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 tarihli, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idari yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhal uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinde, amme alacaklarının tahsili bakımından kanuni temsilcilerin sorumluluğu düzenlenmiştir. Bu madde gereğince bir tüzel kişiden tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından bu tüzel kişinin kanuni temsilcisi sorumlu tutulabilecektir.

6102 sayılı Kanun'a 6335 sayılı Kanunla getirilen Geçici 7. madde ile, maddede belirtilen şirketlerin kolaylaştırılmış tasfiye veya tasfiyesiz şekilde ticaret sicilinden terkin edilebilme yolu açılmış, bu şekillerde terkin edilen şirketlerin varlıklarını sürdürmelerinde hukuki menfaati bulunanlara ihya davası açma imkanı tanınmıştır.

Aynı düzenleme uyarınca, ticaret sicilinden unvanları re'sen silinen şirketlerin borçları unvanlarının silinmesine engel teşkil etmeyecek, ticaret sicilinden kaydı silinen şirketlerin kanuni temsilcileri ve ortaklarının, silinme tarihinden önceki kamu borçlarından doğan sorumlulukları 6183 sayılı Kanun kapsamında devam edecektir.

Olayda, ... hakkında idari para cezası uygulanmasına yönelik Kurul kararının iptali talebiyle açılan davanın reddi yönündeki kararın 16/10/2013 tarihinde kesinleştiği, ...'nın tüzel kişiliğinin söz konusu idari para cezasının tahsili amacıyla ödeme emrinin düzenlenip tebliğ edilmeden önce 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi uyarınca 11/05/2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği, şirket hakkında davalı idarece yapılan mal varlığı araştırması sonucunda herhangi bir mal varlığına rastlanılmadığının bildirildiği, yine şirketin 13/04/2003 ila 23/11/2011 tarihleri arasında kanuni temsilcisi ve ortağı olan davacının da şirketin herhangi bir mal varlığına sahip olduğu yönünde iddiasının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

İdare mahkemesince, münfesih şirket adına tarh ve ceza kesme işlemleri tesis edilemeyeceği gibi ticaret sicilinden silindikten sonra hukuk aleminde var olmayan bir şirket adına ödeme emri düzenlenmesinin ve tebliğinin mümkün olmadığı, davalı idarece ihya yoluna başvurularak şirketin yeniden tescilinin sağlanması ve alacağın şirket adına kesinleştirilmesi gerektiği belirtilmişse de ... hakkında verilen idari para cezasına ilişkin Kurul kararının, iptali talebiyle açılan dava neticesinde 16/10/2013 tarihinde; şirketin hukuki varlığı sona ermeden önce kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, ... hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda herhangi bir mal varlığının bulunmadığı dolayısıyla kamu alacağının asıl borçlu şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinde şirketin hukuki varlığı sürdürmesinde menfaati bulunanlar açısından bir hak olarak düzenlenen ihya müessesesinin, kanuni temsilci ve ortakların da bu hakka sahip olduğu gözetildiğinde ödeme emrinin tebliği sağlanmak üzere davalı idareye getirilecek bir yükümlülük olarak yorumlanamayacağı değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, kamu alacağının asıl borçlu şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından dava konusu ödeme emrine konu idari para cezasının kesinleştiği tarih itibarıyla tüzel kişiliği devam eden şirket hakkında ödeme emri düzenlenmesi ve tebliğ edilmesine gerek olmaksızın kamu alacağının kanuni temsilciden tahsili yoluna başvurulabileceği sonucuna varıldığından, İdare Mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

Öte yandan, 5307 sayılı ve 5326 sayılı Kanun'un aktarılan hükümleri uyarınca, idari yaptırımlar bakımından ceza verilmesinin dayanağı kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması yoluyla ortaya çıkan yeni hukuki durumun tahsilat aşamasında da dikkate alınması gerekir.

Dava konusu ödeme emrinin ...'ya ait istasyonda LPG tüp dolumuna yarayan aparat bulundurulduğunun tespit edilmesi nedeniyle verilen idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlendiği; ancak, söz konusu idari para cezasının verildiği tarihten sonra yürürlüğe giren 7164 sayılı Maden Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinde yapılan değişiklikle, dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına konu eylem nedeniyle,

yüzbin Türk Lirasından az olmamak ve beşyüzbin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onu oranında idari para cezası uygulanabileceği; ayrıca, anılan Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, Kurulca karara bağlanmış ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idari para cezalarının, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idari para cezası uygulanmasının öngörülmesi halinde, ilgili vergi dairesince 16. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgari maktu hadden tahsil edileceği anlaşılmaktadır.

5307 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi ile her ne kadar idari para cezasının ilgili vergi dairesince tahsilat aşamasında asgari maktu hadden tahsil edileceği düzenlenmiş ise de, ödeme emrinin iptali istemiyle açılan işbu davada lehe kanunun varlığının tespitinin yargı organlarınca yapılması, idari para cezalarına ilişkin düzenlemeler incelendiğinde özellikle alt ve üst sınırın belirlendiği ve nispi oranda cezalandırmanın öngörüldüğü düzenlemelerde yargı organlarınca gerekli araştırma yapılarak tespit edilecek miktarın verilen idari para cezasına göre lehe olduğunun tespiti halinde ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekmektedir.

Dava konusu işleme dayanak Kurul kararında belirtilen fiile yönelik uygulanan ceza bakımından lehe düzenleme bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede 5307 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle dayanak Kurul kararında belirtilen fiile ilişkin olarak idari para cezasının alt sınırının 100.000,00-TL, üst sınırının 500.000,00-TL olmak üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine yönelik net satış hasılatının binde onu oranında idari para cezası verilebileceği görülmektedir.

Bu çerçevede, Dairemizin 09/12/2024 tarihli ara kararıyla davalı idareden, ... şirketinin ... tarih ve ... numaralı otogaz bayilik isansına konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının (2008 yılı için) miktar belirtilmek suretiyle açıklanmasının istenildiği, davalı idarece ara karara verilen cevabi yazıda, davacının 2008 yılında net satış hasılatının 1.288.474,49-TL olduğu beyan edilmiştir.

Bu durumda, davacının 2008 yılına ait net satış hasılatı üzerinden yapılan hesaplamada çıkan sonucun 100.000,00-TL'nin altında olduğu dikkate alındığında, dava konusu işlemin fiil için belirlenen idari para cezasının asgari maktu hadden 100.000,00-TL olarak düzenlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalının temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,

3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Kahramanmaraş İdare Mahkemesine gönderilmesine, 03/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2021/1798, K. 2025/547, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2021/1798
Karar No
2025/547
Tarih
3 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2021/1798 K.2025/536
  • Danıştay 2. Daire E.2021/1799 K.2025/710
  • Danıştay 2. Daire E.2021/1800 K.2025/715
  • Danıştay 2. Daire E.2021/1801 K.2025/648
  • Danıştay 10. Daire E.2021/1856 K.2025/583
  • Danıştay 10. Daire E.2021/1901 K.2025/384

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.